Yaşanan aşklar, aşkla gelen mutluluk, aşkla çekilen özlem ve aşk acısı.
Bazen şarkılar anlattı bize aşkı, bazen şiirler, Bir kadın neler yaşamıştı ki. Git... Git... Gitme dur ne olursun. Gitme kal yalan söyledim. Doğru değil ayrılığa daha hiç hazır değilim.
Aramızda yaşanacak yarım kalan bir şeyler var. Gitme dur daha şimdiden deliler gibi özledim diye bir söz karalamıştı, ne kadar içimizde, ne kadar bizden di o şarkılar o sözler.
Çünkü o şarkılar yazılırken deliler gibi aşık bir kadın vardı o kadın İhaneti yaşadı. Bak atının terkisine de atmış, gözleri şaşı gelini.
Mor kaftanlara sarmış, haspam odun gibi belini.
Ah verin elime de kırayım, cadının derisi kara elini.
Seni gidi dilleri fitne fücur, kıyametin gelsin, diyerek ihaneti ve acısını anlattı. Bazen tüm aşkları O yaşamış gibi geliyor, sanki bizlere kıyısından köşesinden bırakmış.
Yaşamı müzikle dolu, beste fabrikası onlarca müzisyeni sahnelerle tanıştırıp onlara şöhret kapılarını açan büyülü kadın minik serçe Sezen Aksu.
Bazen o olmasaydı ne olurdu diyorum, ama o düşünceden hemen çıkıyorum çok karamsar geliyor onsuz hayat, Levent Yüksel ve Medcezir, Sertap Erener iki gözüm, Aşkın Nur yengi Susma ve öfkeyle yazdığı sözlerin sahibi Yıldız Tilbe olmayacaktı.
Türk müziği tarihinin en önemli bestecilerinden ve söz yazarlarından biridir Sezen Aksu, Onsuzluğu hayal etmek bile acı veriyor. Kimlerin aşk şarkıları, göz yaşları veya anıları var o melodiler içinde benim en sevdiğim şarkılarından biri ile noktalıyorum sözlerimi, Anladım, sonu yok yalnızlığın. Her gün çoğalacak. Her zaman böyle miydi?
Bilmiyorum...
Sanki dokunulmazdı çocukken ağlamak. Alışır her insan alışır zamanla, Kırılıp incinmeye. Çünkü olağan yıkılıp yıkılıp, Yeniden ayağa kalkmak.
Yalnızlığım yollarıma pusu kurmuş beklemekte. Acılar gözlerini dikmiş üstüme nöbette Bekliyorum, bekliyorum, bekliyorum... Hadi gelin üstüme korkmuyorum!
Bulutlar yüklü. Ha yağdı ha yağacak üstümüze. Hasret... Yokluğunla ben baş başayız. Nihayet..