AK Parti Yozgat İl Başkanı Hasan Kandemir, son günlerde kamuoyunda sıkça gündeme gelen su kesintileri ve içme suyu sorunu hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kandemir, Yozgat’ın su fakiri bir şehir olmadığını vurgulayarak, mevcut kaynakların doğru kullanılmaması ve altyapı eksikliklerinin asıl sorun olduğunu ifade etti. Yapılan açıklamada, Yozgat’ın 2050 yılına kadar yetecek düzeyde su kaynağına sahip olduğu özellikle vurgulandı.
Hasan Kandemir’in verdiği bilgilere göre Yozgat merkezinin içme suyu ihtiyacı üç ana kaynaktan karşılanıyor. Bunlar; Eğriöz Deresi’ndeki kuyular, Arap Seyfi kuyuları ve Cemil Çiçek Barajı. Eğriöz ve Arap Seyfi bölgelerindeki kuyuların her biri, Yozgat’ın günlük su ihtiyacının yaklaşık dörtte birini karşılayabilecek kapasiteye sahip. Bu iki kaynağın birlikte şehrin toplam su ihtiyacının yüzde 50’sini karşılayabildiği ifade edildi.
Kalan yüzde 50’lik kısım ise Cemil Çiçek Barajı’ndan sağlanıyor. Kandemir, barajda Yozgat’ın yıllık su ihtiyacının tamamını karşılayabilecek miktarda su bulunduğunu belirterek, şehrin toplamda üç ayrı su havzasına sahip olduğunun altını çizdi.
“Asıl Sorun Yüzde 67 Kayıp-Kaçak”
Yozgat’taki su sıkıntısının temel nedeninin su kaynaklarının yetersizliği değil, yüzde 67’lere ulaşan kayıp-kaçak oranı olduğunu söyleyen Kandemir, bu oranın Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğuna dikkat çekti. Bugün yaşanan uzun süreli su kesintilerinin ana sebebinin de bu durum olduğunu ifade etti.
Kandemir, Eğriöz Deresi’ndeki kuyulara yıllardır yatırım yapılmadığını, gerekli bakım ve yenilemelerin ihmal edildiğini dile getirerek, “Eğriöz Deresi yaklaşık 35 yıl boyunca Yozgat’ın su ihtiyacını karşıladı. Bugün ise bir damla bile su verilemiyor. Bu tamamen ihmaldir” dedi.
“Su Kaybolmadı, Orada Duruyor”
Kamuoyunda sıkça sorulan “Su nereye gitti?” sorusuna da yanıt veren Kandemir, suyun kaybolmadığını, kuyuların ve altyapının hâlâ yerinde olduğunu belirtti. Devlet Su İşleri yetkililerinin de Eğriöz’deki kuyuların hızlıca faaliyete geçirilmesi gerektiğini ifade ettiğini aktaran Kandemir, mevcut altyapının yenilenmesinin yeterli olacağını söyledi.
Eğer iki yıl önce Eğriöz ve Arap Seyfi bölgelerindeki kuyuların altyapısı yenilenseydi, trafolar ve elektrik hatları elden geçirilseydi, bugün Yozgat’ta günlerce süren su kesintilerinin yaşanmayacağını belirten Kandemir, merkez mahallelerde dönüşümlü de olsa rahat bir şekilde su verilebileceğini dile getirdi.

“Haziran’dan Sonra Risk Artabilir”
Gerekli önlemler alınmadığı takdirde yaz aylarında riskin büyüyebileceğini belirten Kandemir, özellikle Haziran ayından sonra Yozgat’ta içme suyu konusunda ciddi sıkıntılar yaşanabileceği uyarısında bulundu. En acil tedbirin Eğriöz Deresi’ndeki kuyuların hızla faaliyete geçirilmesi olduğunu vurguladı.
15–20 Milyon TL’lik Yatırım Tartışması
Eğriöz’deki kuyuların yenilenme maliyetinin 15–20 milyon TL civarında olduğunun ifade edildiğini belirten Kandemir, bu rakamın 100 bin nüfuslu bir şehir için büyük bir yük olmadığını söyledi. Bir konak yapımına bu miktarların harcanabildiğini hatırlatan Kandemir, aynı bedelin şehrin suyu için harcanmamasının kamuoyunun takdirine bırakılması gerektiğini ifade etti.
Rakamlarla Yozgat’ın Su Gerçeği
Rakamla Yozgat’ın suyu hakkında bilgi veren Kandemir, “Verilere göre 2017–2025 yılları arasında Cemil Çiçek Barajı’ndan toplam 108 milyon metreküp su temin edildi. Bunun yaklaşık 90 milyon metreküpü Yozgat merkezine, 17–18 milyon metreküpü ise tarımsal sulamaya kullanıldı. Arap Seyfi’den ise yılda yaklaşık 4 milyon metreküp olmak üzere 9 yılda toplam 36 milyon metreküp su sağlandı” şeklinde konuştu.
Yozgat merkezinin yıllık su ihtiyacının yaklaşık 5–5,5 milyon metreküp olduğunu belirten Kandemir, kişi başı günlük su tüketiminin dünya ortalamasına göre 150 litre olduğunu hatırlattı.
“Yozgat’ın Suyu Var, Yönetim Sorunu Var”
Açıklamalarının sonunda Kandemir, Yozgat’ın su sorununun bir kaynak sorunu değil, yönetim ve altyapı sorunu olduğunu yineledi. Kayıp-kaçak oranları düşürülüp Eğriöz Deresi’ndeki kuyular yeniden devreye alındığı takdirde, Yozgat’ın 2050 yılına kadar su sıkıntısı yaşamasının söz konusu olmadığını ifade etti.





