Karaca, sistemin kısa vadede vatandaşı korusa da bütçe üzerinde uzun vadeli olumsuz etkiler yaratacağını belirtti.

Anahtar Parti (2)-4

Yozgat Milletvekili Kayalar’dan TBMM’de Kritik "Bölgesel Güvenlik" Çıkışı
Yozgat Milletvekili Kayalar’dan TBMM’de Kritik "Bölgesel Güvenlik" Çıkışı
İçeriği Görüntüle

Petrol Fiyatlarındaki Artış ve Türkiye Ekonomisi

Karaca, İran’da başlayan askeri gerilim ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından petrol fiyatlarının hızla yükseldiğini hatırlattı. TCMB’nin 12 Şubat 2026 tarihli enflasyon raporunda 2026 yılı için Brent petrol varsayımının 60,9 dolar olduğunu, fakat 2 Mart 2026 itibarıyla fiyatların 91 dolara ulaştığını belirten Karaca, bu durumun makroekonomik dengeleri doğrudan etkileyen bir şok olduğunu vurguladı.

“Enerjide yüksek dışa bağımlı bir ekonomi için bu düzeydeki sapma teknik bir ayrıntı değil, makroekonomik dengeleri sarsan ciddi bir kırılmadır” dedi.

Eşel Mobil Sistemi: Kısa Vadeli Koruma, Uzun Vadeli Risk

Karaca, Eşel Mobil Sistemi ile ÖTV desteğinin pompaya yansıtılmasının vatandaş açısından kısa vadede doğru bir adım olduğunu ifade etti. Ancak bunun bütçeye kalıcı zararlar vereceğini ve dolaylı olarak yine vatandaşa mali yük olarak döneceğini belirtti:

“Bugün pompada fiyat artışının bir kısmı vatandaşa yansıtılmıyor olabilir; fakat bu yük bütçeye, dolayısıyla dolaylı biçimde millete taşınmaktadır. Gelir kaybı büyüdükçe bütçe açığı genişleyecek, borçlanma ihtiyacı artacak ve mali disiplin söylemi zedelenecektir.”

İktidarın Risk Yönetiminde Zafiyet

Karaca, iktidarın petrol fiyatları ve jeopolitik riskleri hesaba katmadığını söyledi. ABD-İran geriliminin uzun süredir uluslararası tartışmalarda olduğunu hatırlatan Karaca, Hürmüz Boğazı senaryosunun önceden bilindiğini vurguladı: “Siyah kuğu öngörülemez olaydır. Burada ise aylar öncesinden sinyalleri verilen, bilinen bir riskten söz ediyoruz. Buna rağmen yaşananlar ‘beklenmedik şok’ diye sunulamaz. Kurumsal sorumluluktan kaçmaktır.”

Mali Tedbirler ve Kamu Gelirleri

Karaca, savaş sonrası iktidarın getirdiği mali önlemlere dikkat çekti: kripto varlıklara vergi, kıymetli taşlara ÖTV, bedelli askerlik tutarının artırılması ve kamu taşınmazlarının satışı gibi adımların bütçe gelirlerini artırmayı hedeflediğini belirtti.

“Bu tedbirler kriz öncesi değil, maliyetler ortaya çıktıktan sonra gündeme geldi. Bu da hazırlıksızlığın göstergesidir” dedi.

Türkiye’nin Makroekonomik Yönetiminde Köklü Değişim Gereği

Karaca, Türkiye’nin makroekonomik politika yapımında köklü bir değişime ihtiyaç olduğunu vurguladı: “Makroekonomik politika, güneşli havada iyimser senaryolar yazmak değildir. Asıl mesele, fırtınayı önceden görmek ve geminin rotasını kriz çıkmadan ayarlamaktır. Türkiye’nin bugün yaşadığı sorun tam olarak budur: Risk yönetemeyen, kriz öngöremeyen bir ekonomi yönetimiyle karşı karşıyayız.”

Karaca, kurumlar üstü ve uzun vadeli planlama yapabilecek güçlü bir yapının yeniden inşa edilmesi gerektiğini belirterek DPT’nin acilen yeniden kurulması çağrısında bulundu.