Türkiye'nin başkenti olan Ankara’nın isminin kökeni, uzun yıllardır tarihçiler ve araştırmacılar tarafından merak ediliyor. Kesin ve bilimsel olarak netleşmemiş bu konuda çeşitli teoriler öne sürülürken, en dikkat çekenlerinden biri ise halk arasında anlatılagelen “çapa şehri” efsanesi. Bu efsane, kentin tarihine mitolojik bir dokunuş katarken, Ankara isminin kökenine dair farklı bir bakış sunuyor.
Yaklaşık 4 bin yıllık bir geçmişe sahip olan Ankara, tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış önemli bir yerleşim merkezi oldu. Bu medeniyetlerden biri de Friglerdi. Ankara’nın ismine dair anlatılan çapa efsanesi de, Frigler dönemine dayandırılıyor.
Kral Midas ve Çapanın İzinde Kurulan Şehir
Anlatıya göre Frigya Kralı Midas, bir gece rüyasında ilahi bir ses duyar. Bu ses ona, topraklarında bir gemi çapası araması gerektiğini ve o çapayı bulduğu yerde bir şehir kurmasının mutluluk getireceğini söyler. Rüyadan büyük bir heyecanla uyanan Kral Midas, tüm adamlarını çapayı bulmaları için görevlendirir.
Yapılan aramalar sonucu, bugünkü Ankara Kalesi’nin bulunduğu tepede bir gemi çapası bulunduğu rivayet edilir. Kral Midas, bu işaretin ilahi bir mesaj olduğuna inanarak, hemen burada bir şehir kurar. Kurulan bu şehre de gemi çapası anlamına gelen Anker, Ankira ya da Ankyra adını verir. Bu efsaneye göre Ankara ismi zamanla bu ifadelerden türemiştir.
Efsane mi, Tarihî Gerçek mi?
Çapa şehri efsanesi, Ankara’nın ismine dair halk arasında en çok bilinen anlatılardan biri olsa da, bilimsel olarak kanıtlanmış bir dayanağı bulunmuyor. Ancak kentin kültürel mirası içinde önemli bir yer edinen bu söylence, Ankara’nın ne kadar derin bir tarihe sahip olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda halkın şehirle kurduğu duygusal ve tarihi bağın da bir yansıması olarak değerlendiriliyor.




