Ankara’nın köklü mahallelerinde Cumhuriyet dönemine ait mimari miras birer birer yok olurken, Kavaklıdere Remzi Oğuz Arık Mahallesi’nde bulunan Mavi Apartman için kritik süreç başladı. 1950’li yılların sonunda Sümerbank Arsa Alma ve Ev Yaptırma Kooperatifi tarafından inşa edilen ve Yüksek Mühendis Fuat Diriken imzasını taşıyan yapı, kentsel dönüşüm tartışmalarıyla yeniden gündemde.

Kamuoyunda geniş yankı uyandıran süreç, mimar Tezcan Karakuş Candan’ın kaleme aldığı “Ankara’da hafıza kırımı: Mavi Apartman” başlıklı köşe yazısının ardından yeniden tartışılmaya başlandı. Yazıda, Mavi Apartman’ın yalnızca bir bina değil, Ankara’nın kent belleğinin önemli bir parçası olduğu vurgulandı.

Cumhuriyet Dönemi Kent Anlayışının Sessiz Tanığı

Bestekâr Sokak’ta yıllarca yan yana duran Sarı, Mavi ve Pembe apartmanlar, bölgenin mimari kimliğini oluşturan simge yapılar arasında yer alıyordu. Sarı Apartman’ın daha önce yıkılması ve yerine otel yapılması, gözleri şimdi Mavi Apartman’a çevirdi.

KGK Merhum Temsilcisi Sinan Seyfittinoğlu Hatay’da Kabri Başında Anıldı
KGK Merhum Temsilcisi Sinan Seyfittinoğlu Hatay’da Kabri Başında Anıldı
İçeriği Görüntüle

Uzmanlara göre Mavi Apartman; geniş sahanlıkları, ışık alan planı ve sokağa saygılı konumlanışıyla 1950’lerin şehircilik anlayışını yansıtan önemli bir örnek olarak öne çıkıyor. Bu özellikleriyle yapı, Cumhuriyet döneminin yaşam kalitesi odaklı kent planlamasını temsil ediyor.

“Riskli Yapı” Süreci Tartışma Yarattı

Bina sakinlerinin aktardığına göre süreç, bir müteahhidin binadan daire satın almasının ardından başladı. Zaman içinde birden fazla bağımsız bölümün alınmasıyla birlikte “riskli yapı” sürecinin başlatıldığı ifade edildi.

Kentsel dönüşüm görüşmeleri sırasında yapılan toplantılar ise mahallede farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Bazı sakinler dönüşümü desteklerken, bazıları güçlendirme ve onarım seçeneğinin değerlendirilmesini istiyor.

Metrekare Hesabı mı, Yaşam Kültürü mü?

Köşe yazısında da dikkat çekildiği gibi tartışma yalnızca metrekare hesabından ibaret değil. Pencereye düşen ışık, sokağa açılan bakış, komşuluk ilişkileri ve yılların biriktirdiği anılar da sürecin önemli parçaları arasında görülüyor.

Kentleşme uzmanları, bu tür dönüşümlerin yalnızca fiziksel değil sosyal etkiler de yarattığını belirtiyor. Belirsizlik, yerinden edilme kaygısı ve mahalle kültürünün kaybolması, “kentsel depresyon” olarak tanımlanan sürecin temel unsurları arasında sayılıyor.

Üç Apartmanın Hikâyesi

Bestekâr Sokak’ta bir dönem yan yana duran Sarı, Mavi ve Pembe apartmanlar, sokağın mimari kimliğini belirleyen üç yapı olarak biliniyordu. Sarı Apartman’ın yıkılması sonrası Mavi Apartman için başlayan süreç, Pembe Apartman’ın geleceğini de tartışma konusu haline getirdi.

Uzmanlar, bu yapıların yerine yapılacak projelerin çoğunlukla benzer mimari özellikler taşıdığına dikkat çekiyor. Bu durumun kentin mimari çeşitliliğini azalttığı ifade ediliyor.

Kent Belleği Tartışması Büyüyor

Mimarlık çevreleri, Mavi Apartman’ın yıkılması halinde ortaya çıkacak kaybın yalnızca fiziksel olmayacağını vurguluyor. Kent kimliği, mahalle kültürü ve Cumhuriyet dönemi mimarlık anlayışının önemli bir örneğinin yok olacağı belirtiliyor.

Henüz nihai karar verilmiş değil. Ancak “Ankara’da hafıza kırımı: Mavi Apartman” başlıklı köşe yazısıyla yeniden gündeme gelen tartışmalar, Ankara’da kentsel dönüşüm ve kent belleği konusunu bir kez daha kamuoyunun gündemine taşıdı.

Kaynak: Kısa Dalga