12 Haziran 1988 tarihinde Ankara’da aniden bastıran sağanak yağış, şiddetli bir fırtına ile birleşti. Yağış sadece 15 dakika sürmesine rağmen, Keçiören, Altındağ ve Mamak ilçelerinde sokaklar adeta dereye dönüştü. Saatte 80 kilometre hızla esen fırtına, şehrin büyük bölümünde etkisini gösterdi.

Sular Altında Kalan Ankara
Sel suları, evleri ve araçları kısa sürede yutarken ciddi maddi hasara yol açtı. Felaket sırasında kayıtlara geçen bilgilere göre 14 kişi hayatını kaybetti ve birçok aile evsiz kaldı. Ankara tarihinin en hızlı ve etkili sel felaketlerinden biri olarak hafızalarda yer etti.

Felaketin Ardından Dersler
Yaşanan bu felaket, şehir planlamasında su taşkınlarına karşı alınacak önlemlerin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. O dönemden bugüne, Ankara’da sel riskine karşı yapılan altyapı çalışmaları ve erken uyarı sistemleri, bu tür felaketlerin etkilerini azaltmayı hedefliyor.
30 dakikada hayatları değiştiren bu felaket, Ankara’nın doğal afet tarihine kara bir gün olarak geçti. Hem geçmişin derslerini hatırlamak hem de geleceğe hazırlıklı olmak için bu olayın önemi halen güncelliğini koruyor.





