Bu günkü Yozgat!

Abone Ol

Yoğun bir günün ardından saatim 16.46’yı gösterirken karşınıza gelmek kısmet oldu.
Kimi zaman bir gece öncesinden, biraz daha dingin bir zaman diliminde sağlıklı konular dile getirmeye çalışsam da zaman yetersiz kalıyor.
Yoğun ve sıcak bir Yozgat gününden serin bir yaz akşamına doğru yol alırken gün boyu yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim.
DOKTOR SIKINTISI
İnsanlar özellikle arayıp istifalarla sayıları azalan doktorların durumunu soruyor.
Doktor sayısı yetersiz olunca belirli branşlarda randevu tarihleri de uzuyor haliyle. 15 gün bir ay sonraya MHRS size randevu tarihi veriyor. Aslında Araştırma ve Uygulama Hastanesi, Şehir Hastanesi’nin eksiklerini, açıklarını kapatabilecek pozisyonda olsa bugün daha farklı konular konuşacaktık.
Hülasa sağlık bu, en basit zafiyeti, eksikliği, problemi, sorunu kabul edemezsiniz. İnsan hayatının kimi zaman saniyelerle ölçüldüğü bir dünya hayatında babanız olsa müsamaha gösteremezsiniz.
Şuanda Yozgat tam da bu kıvamda.
HIZLI TREN GELİR Mİ?
Hızlı Tren gelir mi, gelirse nasıl gelir?
Hızlı Tren, geldi gelecek, eli kulağında.
Ama yalancı çoban misali ne yazarsak yazalım insanlar bu konuda ne bize ne siyaset müessesine itibar etmiyor.
Son haberimize yorum yapan bir okuyucu, ‘Artık size de bu konuda güven kalmayacak, bu tür haberler yapmayın’ yazmış.
Aslında bizi aşan bir durum, en yetkili makamlardan aldığımız en doğru bilgileri paylaşmaya çalışıyoruz. Yüksek Hızlı Tren projesi yıllarca rötar yaptıkça insanların inancı da kalmıyor maalesef!
Hızlı Tren gelir mi, ne kadar güvenirsiniz bilmiyorum ama geldi gelecek inşallah.
STADYUMUN VEBALİ KİME?
Yozgat’ta spor tesisleri yeterli mi?
Pek çok ana branşta spor alanları yeterli mi?
Son dönemde seyyar yüzme havuzları kuruluyor. Sevinsem mi üzülsem mi bilemedim.
Yüzme bilmeyen kalmasın diye çıkılan yolda seyyarı değil de ilçelerimize kalıcı yüzme havuzları kazandırsak ne olur?
Gelelim stadyuma.
Neredeyse inşaatı bitecek ama tepkiler bitmiyor. Sadece sporla ilgilenen, taraftar dediğimiz insanlar değil, toplumun farklı kesiminden insanlar, hatta bayanlar, gurbette yaşayanlar ve dahi kamuoyu ciddi anlamda tepki gösteriyor.
Stadyum şehrin dışına taşınmalıydı diyenlerin sayısı hiç de azımsanmayacak oranda.
O bölgede spor kompleksleri, sosyal tesisler, yeşil alanlardan oluşan mükemmel bir kampus oluşturulabilirdi diyenler ziyadesiyle haklı.
EVİMİZ DEĞERLENECEK ZANNETTİK
Gün içerisinde bir kamu kurumunda sohbet ortamındayız. Stadyumdan mevzu Kent Park’a geldi.
Tıkış tıkış binalar, hayatı, mahremiyeti ve nefes almayı zorlaştıran bir yapılaşmadan dert yandı insanlar.
Yozgat Valiliğinin olduğu bölgedeki yoğunluk gündeme geldi.
Sohbet ortamındaki bir arkadaş, ‘Valilik binası yapıldı evlerimizin fiyatı 10 bin lira daha arttı diye seviniyorduk. Hiç de öyle olmadı, ev fiyatları artmasaydı da o bölge rahat, nefes alınacak bir yer olsaydı…’
Hemen karşısındaki, ‘Stadyum yapıldı evlerimizin değeri artacak diye düşünenler varsa yanılır. Stadyumla komşu olmak kimseye fayda getirmez’ dedi.
Hülasa yüksek binalar, yanlış yapılaşma, düzensiz sistem beraberinde bol trafik, nefes alınmayacak kadar kalabalık insan toplulukları demek.
Yani Bozok Yaylası Yozgat’ta İstanbul’u kuruyoruz haberimiz yok vesselam.