Yozgat Cumhuriyet Ortaokulu 8. sınıf öğrencisi olan Karakılınç, beş farklı vurmalı çalgıyı ustalıkla çalabilmesiyle “beş parmağında beş enstrüman” ifadesinin karşılığı haline geldi.

Darbuka, def, tef, kajon ve davul çalan genç yetenek, hem okul etkinliklerinde hem de şehir dışı konserlerde sahne alarak müzik yolculuğunu sürdürüyor.

Kapılara Vurarak Başladı, Sahnelere Taşıdı (1)

Ritim sevgisi çocuklukta başladı

Orçun Karakılınç’ın müzikle tanışması henüz çocuk yaşlarda başladı. Evde kapı ve masalara vurarak ritim tutmaya çalışan Karakılınç’ın bu ilgisi ailesinin dikkatini çekti. Süreç, müzik öğretmeni olan dayısı Ömer Ülgen’in yönlendirmesiyle profesyonel bir yola evrildi.

Dayısının desteğiyle vurmalı çalgılara yönelen Karakılınç, ritim kalıpları üzerinde çalışarak kendisini geliştirdi ve kısa sürede farklı enstrümanları çalabilecek seviyeye ulaştı.

Kapılara Vurarak Başladı, Sahnelere Taşıdı (4)

Sahne deneyimi ve başarılarla dolu bir süreç

Müzik eğitimine devam ederken çeşitli sosyal ve kültürel etkinliklerde sahne alan Karakılınç, Yozgat Polifonik Çocuk Korosu’na katılarak yeteneğini daha da geliştirdi. Koroda aldığı eğitimle sahne deneyimini artıran genç müzisyen, Ankara’da düzenlenen konser programında da yer aldı.

Okulunda düzenlenen “O Ses Cumhuriyet” yarışmasında ise çok sayıda öğrenci arasından ikinci olarak önemli bir başarı elde etti. Ayrıca Valilik destekli programlar, Anneler Günü etkinlikleri ve çeşitli okul organizasyonlarında sahne aldı.

Kapılara Vurarak Başladı, Sahnelere Taşıdı (3)

“En sevdiğim enstrüman darbuka”

Müzik yolculuğunu anlatan Karakılınç, en sevdiği enstrümanın darbuka olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Son 6 yıldır müzik ile ilgileniyorum. Müziğe olan ilgim dayımla başladı. Evde ritim tutarak kendimi geliştirdim. Sonra Yozgat’a taşındık ve burada öğretmenlerimle sahneye çıkma fırsatı buldum. En sevdiğim enstrüman darbuka çünkü ilk onunla başladım.” Sanatın hayatındaki etkisine de değinen genç yetenek, müziğin kendisi için bir ifade alanı olduğunu söyledi. Duygularını enstrümanlarla yansıttığını belirten Karakılınç, sanatın çocuklar üzerindeki dönüştürücü gücüne dikkat çekti.

“Benim asıl amacım ‘Suça Sürüklenen Çocuklar’ kavramını ‘Sanata Sürüklenen Çocuklar’ olarak değiştirmek istiyorum. Çünkü elinde enstrümanı olan bir çocuk hayatın ritmini yakalar” diyen Karakılınç, yaşıtlarına da sanata yönelmeleri çağrısında bulundu.

Orçun Karakılınç, müziğin hayatındaki yerini ise şu sözlerle anlattı: “Sinirlendiğimde, hüzünlendiğimde ya da mutlu olduğumda enstrümanımın başına geçiyorum. Müzik bana her durumda iyi geliyor.”

Yozgat’ta nesilleri buluşturan tiyatro: Bitirim Dünürlüğü sahneye taşınıyor
Yozgat’ta nesilleri buluşturan tiyatro: Bitirim Dünürlüğü sahneye taşınıyor
İçeriği Görüntüle

Muhabir: İhlas Haber Ajansı