Çamlığı çöp almış Yozgat'ı…

Abone Ol

Zaman zaman tepki gösteriyorlar.
Kızıyorlar…
Kimi zaman aşırıya bile kaçıyorlar.
Hatta sosyal medya üzerinden deşifre bile ediyorlar.
Ağzı kapalı zarf misali ortaya atıyorlar, kim sahiplenirse.
Haliyle sahiplenen de olmuyor.
Kimlerden bahsediyorum, belediyeciler ve halktan.
Kim o belediyeciler?
Elinde süpürge, ya da çöp kamyonunun arkasındaki canhıraş çöp toplayan temizlik görevlisi arkadaşlardan bahsetmiyorum.
Bilakis;
- Belediye başkanından, yardımcılarından, müdürlerinden bahsediyorum.
Bir temizlik görevlisi çevreyi kirletene, size, bana, her kimse nasıl bir tepki verebilir ki?
Belki abartı buluyoruz bir başkanın çöp tepkisini.
Belki abes kaçıyor koskoca başkan yardımcısının çöp üzerinden paylaşımda bulunması, açıklama yapması.
Ya da onca sorun, dert, beklenti varken diye başlayan cümlelerin sonunda boş geliyor verilen tepkiler.
Dün de belediye başkan yardımcısı Şahin Kılınçaslan, Çamlık’taki kirlilik üzerinden dem vurdu.
Türkiye’nin ilk milli parkı burası.
Paralı giriş olsa bir dert parasız olsa çöp deryası.
Para ve parasızlık mıdır çözüm, o da değil.
Misal, gazetemizin bulunduğu bina.
Defalarca kez temizlettik, sorumluluğumuzda olmamasına rağmen kimi zaman elimize süpürge aldık biz temizledik.
Hatta binamızda bir de bayan spor salonu var.
Ancak onca bayanın girip çıktığı bina kirlenmekten ve kirletilmekten kurtulmuyor.
Ne gariptir kimse çöpten rahatsız olmuyor.
Acaba sorun bizde mi çok mu abartıyoruz diye çok defa sordum kendi kendime.
Ne yapmalı apartman kapılarına devasa çelik kapılar mı koymalıyız?
Yozgat’ın ‘Yeşil Cennet’i çamlık kirlenirken içi titremeyen, vicdan azabı çekmeyen zat, aynı durumu kendi evinde, iş yerinde, otomobilinde ister mi?
Aynı şekilde cadde, pazarda.
Sahiplenmek ve sahiplenmemek arasındaki ince çizgideyiz.
Ramazan akşamları sokağa çıkasım gelmiyor bazen.
Cadde ağzına kadar küfür, ağzına kadar çevreyi kirletmeye sözleşmiş insanlarla dolu sanki.
Bu şehrin yöneticileri isyan etmesin de kim isyan etsin.
Siz daha temiz bir Yozgat için yırtınırken, birileri ağzındaki kabuğu gelişi güzel tükürüyorsa vay ben öyle medeniyetin haline.