Gürkan, eğitimde eşitlik ve laiklik ilkesinin korunması gerektiğini belirterek, “Kamusal alan çoğunluğun değil, herkesindir” mesajını verdi.

Açlık Sınırı ve Çocukların Eğitim Gerçeği
Gürkan, Türkiye’de milyonlarca ailenin açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini ve çok sayıda çocuğun okula beslenme çantasız gittiğini vurguladı:
“Bugün ebeveynler çocuklarının beslenme çantasını dolduramazken, biz okullarda dini pratiklerin görünürlüğünü tartışıyoruz. Eşitlik boş mideyle başlamaz. Sosyal devlet, çocuğun karnını doyurmadan ona sabrı öğretmeye kalkmamalıdır.”
Kamusal Alan Herkes İçindir
Sevkan Gürkan, devlet okullarının tek bir inanç pratiğinin norm haline geldiği alanlara dönüşmemesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin çok inançlı ve çok kimlikli bir toplum olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
“Bu ülkede yalnızca Sünni Müslüman aileler yaşamıyor. Aleviler, Hristiyan yurttaşlar ve farklı mezheplerden çocuklar da aynı devlet okulunda eğitim görüyor. Kamusal alan, devletin tüm yurttaşlara eşit mesafede durduğu alandır.”
Laiklik: Eşit Yurttaşlık ve Güvence
Gürkan, laikliğin yalnızca inanç özgürlüğü değil, aynı zamanda eşit yurttaşlık anlamına geldiğini vurguladı: “Okulda oruç tutmayan çocuk ne hissediyor? Sağlık nedeniyle tutamayan? Farklı bir inanca sahip olan? Devlet, bir inancı teşvik eden değil; tüm yurttaşlara eşit mesafede duran bir konumda olmalıdır.”
Eğitimde Öncelik: Eşit Başlangıç Koşulları
CHP Yozgat İl Kadın Kolları Başkanı açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Çocuklarımızın ihtiyacı kimlik baskısı değil, eşit başlangıç koşullarıdır. Eğitim sistemi, ayrıştıran değil birleştiren olmalıdır. Sosyal devlet, yardım dağıtan değil; hak temelli güvence sağlayan devlettir. Biz çocuklarımız için eşit, özgür ve laik bir eğitim ortamını savunmaya devam edeceğiz.”



