Çocuğunuz Sizi Gerçekten Duyuyor mu?

Abone Ol

Akşam eve geldiniz. Günün yorgunluğu üzerinizde… Çocuğunuz heyecanla yanınıza geliyor ve okulda yaşadığı bir olayı anlatmaya başlıyor. Siz ise bir yandan yemek hazırlıyor, bir yandan telefonu kontrol ediyor, bir yandan da onu dinlediğinizi göstermeye çalışıyorsunuz. Başınızı sallıyor, “hıhı” diyorsunuz.

İtiraf etme zamanı geldi… aslındao anların çoğunda gerçekten çocukları dinlemiyoruz.

Çocuklarla iletişim kurmak yalnızca konuşmak değildir. Bazen bir çocuğun en çok ihtiyaç duyduğu şey; öğüt değil, çözüm değil, sadece duyulmuş hissetmektir.

Psikoloji alanında yapılan çalışmalar, çocukların duygusal gelişiminde ebeveynle kurulan iletişimin belirleyici bir rol oynadığını gösterir. Özellikle “etkin dinleme” olarak adlandırılan yaklaşım, çocukların kendilerini güvende ve değerli hissetmelerine yardımcı olur. Etkin dinleme; çocuğun söylediklerini kesmeden dinlemek, göz teması kurmak ve duygusunu anlamaya çalışmak anlamına gelir.

Bir çocuk okulda yaşadığı bir problemi anlattığında çoğu ebeveyn hemen çözüm üretmeye çalışır. “Boş ver”, “takma kafana”, “sen de ona öyle yap” gibi cümleler iyi niyetle söylenir. Oysa çocuk çoğu zaman çözüm değil, anlaşılmak ister.
Bazen yalnızca “Bu seni gerçekten üzmüş olmalı” demek bile çocuğun kalbinde büyük bir yer açar.

Çocukların birçok davranışı aslında bir iletişim biçimidir. İnatlaşma, öfke nöbetleri ya da agresif davranışlar çoğu zaman çocuğun anlatamadığı duyguların dışa vurumudur. Yani çocuk bazen sözleriyle değil, davranışlarıyla konuşur.Bu noktada ebeveynlerin aklında önemli bir soru belirir: “Peki sınır koymayacak mıyız?”

Elbette koyacağız. Sağlıklı iletişim, her isteğe “evet” demek değildir. Aksine çocuklar için en güvenli ortam; sevgiyle kurulan ama net sınırların olduğu ortamlardır. “Bu davranış doğru değil ama seni anlıyorum” diyebilmek hem ilişkiyi korur hem de çocuğa rehberlik eder.

Çocuklar aynı zamanda gördüklerini öğrenirler. Eğer bir evde insanlar birbirini dinliyorsa, saygıyla konuşuyorsa ve duygular ifade edilebiliyorsa çocuk da bunu model alır. Yani çocuklara iletişimi anlatmanın en güçlü yolu, onlarla kurduğumuz iletişimin kendisidir.

Bazen ebeveynler çocuklarının daha çok konuşmasını ister. Oysa çocukların konuşabilmesi için önce kendilerini güvende hissetmeleri gerekir. Bir çocuk hata yaptığında bile bunu anlatabileceğini biliyorsa, işte o zaman gerçek iletişim kurulmuş demektir.

Belki de bugün kendimize küçük bir soru sormak iyi bir başlangıç olabilir:Bugün çocuğumu gerçekten dinledim mi?

Çünkü çocuklarla sağlıklı iletişim büyük yöntemlerden değil, küçük anlardan doğar. Kapıdan içeri girerken kurulan bir göz teması, uyumadan önce edilen kısa bir sohbet ya da birlikte geçirilen birkaç dakikalık oyun…Bazen bir çocuğun kalbine giden yol, tam da bu küçük anların içinden geçer.