Daha fazla silah daha fazla şiddet

Abone Ol

Birkaç gün önce İzmir’de lise öğrencisi iki genç okuldan uzaklaştırılmalarını bahane ederek Ayhan Kökmen adlı okul müdürünü pompalı tüfekle vurarak öldürdüler.
Bir ay önce ise Helin adlı 17 yaşındaki gencecik bir lise öğrencisi okul çıkışı arkadaşları ile yürürken güpegündüz genç bir erkek tarafından silahlı saldırıya uğrayıp hayatını kaybetti.
Helin ’i öldüren silahı katil olan genç internetten sipariş etmişti.
Yukarıdaki olaylara benzer binlerce olay her gün televizyonlarımızda izliyor veya gazetelerimizde okuyoruz.
Bu tip şiddet olaylarının arkasında yatan temel gerçek ise Türkiye’de bireysel silahlanmanın hızla artıyor oluşu.
Bugün ülkemizde yaklaşık 20 milyon silah bulunuyor. Bu 20 milyon silahın 2.5 milyonu ruhsatlı silah iken 17 milyon silah ise ruhsatsız silah konumunda ve ruhsatsız silah sayısı her geçen yıl artıyor. Umut Vakfı’nın yayınlamış olduğu rapora göre 2016 yılında basına yansıyan silahlı olay sayısı 2 bin 720.
Bu olaylarda hayatını kaybeden insan sayısı ise 2 bin 56 kişi.
2016 yılındaki silahlı olay sayısı bir önceki yıla göre yüzde 7 ‘lik bir artış gözlemleniyor.
Dünya Sağlık örgütünün Küresel Şiddet raporuna göre Türkiye öldürme vakaları konusunda 41 ülke içinde 13. Sırada yer alıyor.
Cinayetlerin yüzde 70’i ise ateşli silahlar yoluyla gerçekleştiriliyor.
Türkiye’de ateşli silah sayısının hızla artması sonucunda kadın cinayetlerinde de ateşli silahların yoğun bir biçimde kullanıldığına şahit oluyoruz.
2010 yılından bu yana Türkiye’de cinayete kurban giden kadın sayısı 1915 bu cinayetlerin 1006’sı ateşli silahlarla işlenmiş.
2010 yılından bu yana geçen süre içerisinde ateşli silahlar yoluyla kadın cinayetinin işlenmediği tek il Bayburt.
Görüldüğü üzere ülkemizde ateşli silahların hızla yaygınlaşması şiddet dalgasının artışının temel sebeplerinin başında geliyor.
İnsanların internet üzerinden sipariş verebildiği ve sipariş ettikleri silahlarla diledikleri insanları cezalandırdıkları; büyükşehirlerde güpegündüz silahlı gurupların birbiriyle çatıştığı ve çatışma sırasında arada kalan vatandaşların hayatını kaybettiği bir ülke olma utancından kurtulmak zorundayız.
Devletin bu noktada yapması gereken insanların silaha ulaşımının önünü kesmesi; bireysel silahlanmayı özendirmek yerine bireysel silahlanmanın önüne geçecek yasal düzenlemeleri bir an evvel hayata geçirmesi gerekiyor.
Türkiye bunu gerçekleştirmez ise gelecek yıllarda ortaya çıkacak olan şiddet dalgası çok daha büyük acıların yaşanmasına sebep olacaktır.
Kafalarımızı deve kuşu gibi kuma gömmekten çıkarıp bireysel silahlanma tehlikesini görmek ve hep birlikte bireysel silahlanmaya hayır demek durumundayız. Kendimizin,sevdiklerimizin ve toplumun güvenliğinin daha fazla silahla değil silahsızlanma yoluyla gerçekleşeceği gerçeğini hiç unutmadan.
bu ilk günkü heyecanımızın hiç bitmemesini temenni ediyorum…