Değerler-Yargılar-Unutulmazlar….

Abone Ol

Çok çabuk unutan,
Çok çabuk değer veren,
Çok çabuk yargılayan bir toplumuz.
Yaşadığımız çevrede Yozgat’ta da maalesef işler böyle yürüyor.
Çok fazla unutuyoruz.
Mesela insanı.
Bir insan, bir can, bir nefes… Ve yaşanmışlıklar.
Unutulmaması, bir kenara muhakkak not edilmesi gereken değerlerdir.
Çabuk yargılıyor, idam sehpasına çıkarıyor, celladı oluyoruz insanlığın.
Değer vermiyoruz, ya da hak etmediği değeri sunuyor, mum alevi misali çabuk söndürüyoruz insana dair tüm duyguları.
Öyle bir dünya…
YOZGAT’TAKİ DEĞERLERİMİZ
Yozgat’ta da değerlerimiz var…
Aslında nefes alan, yaşayan her birey başlı başına bir değer.
Fakat biraz ön plana çıkmış, memleketi için yaptıkları ile göz önünde olmuş isimlerimiz var.
Misal, kendi mesleğimden olsun evvela:
Rıza Kayaalp.
Biz onu elde ettiği başarılardan çok sonra tanıdık.
Fark etmedik…
Yozgat için bir değer mi, Türkiye için bir değer.
Mühim olan Türkiye için değer olmadan Yozgat için değer olması değil mi?
Mümin Sarıkaya.
Bir sanatçıdan çok öte.
Hem insan hem değerli hem de sanatçı hem de Yozgatlı.
Mehmet Saygı…
Yozgat’ın yaşayan müzesi..
Yılmaz Göksoy… Mekanı cennet. Unutulur mu hiç, bir Yozgat kütüphanesiydi.
Menhum Abbas Sayar… Hüseyin Ayhan Köylüoğlu, Tavutçu Abdullah, Kenan (Yılmaz) Başkan.
Gazeteci Saygı Öztürk, Ahmet Hakan, Salim Taşçı…
Ya da yan komşunuz, mahalle bakkalınız, iş arkadaşınız, aileniz…
Ne vakit varlar o vakit varlar, ne vakit yoklar işte o vakit kıymetliler.
Yokken değil varken kıymete muktedir olmalı.
Yozgat başka yok, siz varsanız Yozgat var, siz yoksanız öyle kıymetli ki bu şehir.
Değil mi ama…
Kıymet bilenlerden olmanız, olmamız dileğiyle.