Odgurmuş: Sayın pek Monşer sizinle bazı konuları konuşmak istiyorum. Siz bu konuları hep es geçiyorsunuz ve bizi de anlamaz zannediyorsunuz.
Monşer: Neymiş o konular? Ben üzerinde durmuyor görmezden geliyormuşum.
Odgurmuş: Hani sıkışınca “Biz de milliyetçiyiz” diyorsunuz ya. Yani ne oluyor da milliyetçi damarınız kabarıyor. Neden “Biz de milliyetçiyiz” deme gereğini duyuyorsunuz. Sizin kendinizden bir şüpheniz olmalı ki iki de bir “Biz de milliyetçiyiz“ demek mecburiyeti içinde kalıyorsunuz. Anlaşılan o ki sizin kendinizden şüpheniz var.
Yani siz milliyetçiliğinizi sıkışınca mı hatırlıyorsunuz veya biri ile tartışırken mi aklınıza geliyor.
Monşer: Elbette milliyetçiyiz. Bundan bir şüpheniz mi var?
Odgurmuş: İşte bakınız yine aynı şeyi yaptınız. “Elbette milliyetçiyiz” derken bile sanki içinizde bir şüphe varmış gibi yaklaşım gösteriyorsunuz. Hatta sizden şüphe edenler var olmalı ki “Elbette milliyetçiyiz” diyorsunuz.
Monşer: Yahu siz neler söylüyorsunuz. “Elbette milliyetçiyiz”. Bunun başka bir tarifi izahı yok. Hem ben “Milliyetçiliğimi kimseye tartıştırtmam.” Bizi bilen bilir. Biz taaa fi tarihinden beri milliyetçiyiz. Anlamadım gitti şimdi neden bunları konuşuyoruz ki.
Odgurmuş: Bu gibi konular konuşulmadığı için siz kendinizi hala eski yerinizde sanıyorsunuz. Halbuki gördüğüm kadarıyla size hem eski yerinizde yani milliyetçilik açısından eski yerinizde değilsiniz. Hem de bindiğiniz tren vagonundaki yeriniz aynı yer olduğu halde vagonun bağlı olduğu lokomotif kaç makas değiştirmiş, kaç tren sürücüsü değişmiş sizin haberiniz yok. Trenin penceresini açın da şöyle bir dışarıya bakın. Siz trene ilk bindiğiniz yerde misiniz? Tren sizin ilk bindiğiniz yerde mi?
Monşer: Biz hem milliyetçiyiz hem de yolsuzluklara ve her türlü hırsızlıklara karşıyız. Her zaman da karşı olacağız.
Odgurmuş: Gerçekten mi? “Her türlü yolsuzluklara, hırsızlıklara karşısınız.” Kurduğunuz cümle çok afaki kalıyor. Pek inandırıcı gelmiyorsunuz.
Madem her türlü yolsuzluklara hırsızlıklara karşısınız buyurun ortada çok büyük bir yolsuzluk-hırsızlık ve usulsüzlük örneği var hep bir ağızdan kınayınız. Kınamıyorsunuz ve o kaçış cümlesini hemen kullanıveriyorsunuz. Neymiş efendim: “Her türlü yolsuzluğa hırsızlığa karşıyım” Yani pek de anlaşılmayan ve belirsizliğe yollanan bir cümle. Şimdi karşıda bir hırsız var. Rüşvet almış. Rüşveti alanlar aldım demiş, rüşveti verenler de verdim demiş ama siz diyemiyorsunuz bu hırsız yolsuz diye. Konuyu atlayıp ufuklar ötesine atıyor. Genelleştirme yolunda cümleler kuruyorsunuz. Kurtuluyorsunuz. Yok öyle değil konuyu atlıyorsunuz.
Monşer: Ben! Her türlü hırsızlığa ve yolsuzluğa karşıyım. Bunu kaç defa söyleyeceğim. Siz anlamıyor musunuz?
Odgurmuş: Siz hep böylesiniz. Önümüzde müşahhas örnekler varken hemen ne demek istendiği müphem olan (Ben her türlü hırsızlık ve yolsuzluğa karşıyım” diyerek o sihirli cümleye sığınıyorsunuz. Siz eğer karşıda görünenin dışında görünmeyen başka bir şeyler varsa onu da açıklayınız. Hatta elinizde kimsenin elinde olmayan bilgi ve belge varsa onu da savcılıkla paylaşabilirsiniz. O dedi bu dedi diyerek bir yere varılamaz.
Monşer: “Biz de milliyetçiyiz”, “Biz de her türlü yolsuzluğa, hırsızlığa karşıyız”, “Biz milliyetçiliğimizi kimseye tartıştırtmayız” Ben ne diyorsam o.
Şimdi siz onu bunu bırakın da kendinize ve kendi arkadaşlarınıza bakınız. Sizin o “Ben milliyetçiliğimi kimseye tartıştırmam” diye söylenen arkadaşlarınız var ya işte onlar da artık bizim tezlerimizi savunuyorlar. Hem de gözleri kapalı. Hani derler ya “Kraldan çok kralcı” diye, tıpkı onun gibi oldular. Bizim savunduğumuz şeyleri bizden çok savunuyorlar. Siz bizi eleştireceğinize ona bakınız. Kendinize bakınız.
Odgurmuş: Evet be yazık ki biz de müşahede ediyoruz ki; bazı arkadaşlar pek çok savrulmuş görünüyor ve en başta ocaklarda verilen milli şuurdan da uzaklaşmış görünüyorlar. Allah ıslah etsin onları.
Onlar da sizin gibi hep öyle genel cümleler kuruyorlar. Sizlerden öğrenmiş olmalılar ki aynı cümleleri kuruyor ve “Ben her türlü yolsuzluğa, hırsızlığa karşıyım” diyorlar. Sol görüşlere ve solculara hak verip yapılan yolsuzluk ve hırsızlık operasyonlarını da siyasi amaçlı olarak değerlendiriyorlar.
İşin en garip yanı nedir biliyor musunuz? Kendileri savrulmuş gitmişler ya, kendileri gibi düşünmeyenleri de hemen bir şekilde damgalayıp, yaftalayıp herhangi bir partiye yamayıveriyorlar.
İnsan üzülüyor. Yazık oluyor onlara ve eskiden verdikleri mücadeleye.