Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan 30 Ocak 2026 tarihli hutbede, tövbenin müminler için ne kadar hayati bir konu olduğu öne çıkarıldı. Hutbede, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in bir gencin ölüm döşeğindeki hâlini ziyaret ettiği olay anlatıldı. Peygamber Efendimiz, gencin günahlarından korkarken Allah’ın rahmetine ümit ettiğini duyduğunda, “Bir kulun kalbinde ümit ve korku bir arada olunca, Allah ona umduğunu verir, korktuğundan da onu emin kılar” buyurmuştu.
Bu hadis, müminlerin kalplerinde umudu ve korkuyu dengelemeleri gerektiğini ve Allah’ın rahmetinin sınırsız olduğunu gösteriyor.
Günah ve Hatalardan Ders Almak
Hutbede müminlerin insan olmanın gereği olarak hata ve günah işleyebileceği hatırlatıldı. Ancak bu hataların küçümsenmemesi ve ısrarla devam edilmemesi gerektiği vurgulandı. Allah, takva sahibi müminlerin hatalarını fark ettiklerinde hemen bağışlanma dilemelerini emreder: “Onlar, çirkin bir şey yaptıkları veya kendilerine kötülük ettikleri zaman Allah’ı hatırlar, hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Zaten günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki? Onlar, yaptıklarında bile bile ısrar etmezler.”
Hutbe, müminlere “Nasıl olsa Allah affeder” düşüncesine kapılmamaları ve tövbe kapısını ertelememeleri gerektiğini hatırlattı.
Hayatın Kıymeti ve Amellerin Önemi
Hutbede, zamanın hızla aktığı ve ömrün sınırlı olduğu ifade edilerek, müminlerin ebedi mutluluk veya hüsran arasında bir tercih yapmak için hayatlarını değerlendirmeleri gerektiği vurgulandı. Rabbimizin razı olduğu amelleri yapmak, Peygamber Efendimiz’in güzel ahlakını kuşanmak, iyilikleri düstur edinmek ve kötülüklerden uzak durmak, hutbede en önemli kazanımlar olarak öne çıkarıldı.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor:
“Her insan hata yapar; hata yapanların en hayırlısı ise hatasına tövbe edendir.”
Berat Kandili ve Yeniden Başlangıç
Hutbe, yaklaşan Berat Kandili’ne dikkat çekerek müminlere hatalarını gözden geçirme çağrısı yaptı. Bu mübarek gece, yeniden doğuş, tövbe ve temiz bir başlangıç için fırsat olarak sunuldu. Müminler, ruhlarını huzursuzluğa, ailelerini mutsuzluğa, iş ve ticaretlerini bereketsizliğe götüren her türlü haramdan uzak durmalı, günahlara düştüklerinde ise Allah’ın af ve mağfiretine sığınmalıdır.
Hutbe, kalpteki günah lekesinin zamanla büyüyerek aklı, idraki ve doğruyu görme yetisini etkileyebileceğine dikkat çekerek, müminlerin tövbe kapısını açık tutmalarını öğütledi.
Allah’ın Rahmetinden Ümit Kesilmemeli
Hutbe, Yüce Rabbimizin şu müjdesiyle son buldu: “De ki: Ey kendi aleyhlerine günahta haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”