Dün farklı bir gündü

Abone Ol

Çok önemli bir şey mi bilmiyorum ama, ilk İskender yemeği ile askerde tanıştım.
Acemi er eğitiminin ardından usta birliğinde arkadaşlarla gittiğimiz restoranda yemek tercihi yapma gereği dahi duymadım.
Duymadım çünkü o ana kadar çok fazla restoran ortamında bulunmadığımdan olsa gerek arkadaşlarımın yemek tercihini kabullendim.
Yemekler servis edildikten sonra oldu ne olduysa.
İskenderler sofraya dizildiğinde tüm gözlerin bir anda üzerime pür dikkat kesildiğini fark ettim.
Gayri ihtiyari ‘hani bunun ekmeği’ diyesim geldi.
Onunla birlikte ‘altında’ yanıtı aldım.
Gülüşmeleri da sayarsak küçük çaplı mahcubiyet yaşamadım desem yalan olur.
İskender yemeğini ilk defa askerde tanımak bir eksiklik değil belki ama Anadolu’dan ilk defa farklı bir şehre farklı bir ortama gitmiş bir genç için unutulmaz bir anı.
Dünkü misafirlerimiz beni aldı ta o günlere götürdü.
Gönlü güzel, ruhu insanlık aşkına bürünmüş ve samimiyet lezzetini ziyadesiyle yaşamış insanların hayata geçirdiği “1 çocuk 1 gocuk üşümesin hiçbir çocuk’ kampanyası amacına ulaştı.
İlk 20 kişilik çocuk kafilesi dün Yozgat’a gelerek mağazadan kıyafetlerini aldı.
Elbette ki devletimiz ziyadesiyle vatandaşına bakacak, destekleyecek güce sahip.
Ve sosyal devlet olma yolunda ciddi adımlar atıldı.
Lakin bu tür organizasyonlar hem yardımlaşma duygularını perçinliyor hem de ihtiyaç sahibi insanların yüzlerine tebessüm tohumu ekilerek, gelecekte yeni hayırsever gönüllerin yeşermesi sağlanıyor.
O bakımdan projeyi ve sonuçlarını önemsiyorum.
Bu çocukları dün Yozgat’ın merhamet ve yardımseverlik konusunda artık marka olmuş ismi İşadamı Zafer Özışık, restoranında konuk etti.
Amaç, bu güne kadar varsa içlerinde restorana gitmemiş çocuklara farklı bir gün yaşatmak.
Ki, dün Zafer Türk Mutfağında o farkı ziyadesiyle hissetti çocuklar.
Çok anlamlı bir özel bir projenin sonuçlarını bizzat içinde yaşayarak hissetmek benim için ayrıca mutluluktu.
O çocukların sofrasına konuk olan Vali Yardımcısı Sayın Salih Altun’a da ayrıca teşekkür ediyorum.
İnşallah küçük bir ayak ısınmış, küçük bir kalp büyük mutlukla dolmuştur.
Emeği geçenler, gönülden bu projeye destek olanlar sağolsun.
Bu arada dün çocuklar arasında Şahin isimli küçük bir çocuk vardı. Israrla yemeğini ekmek arası istedi.
Ben ona ‘Ekmek arası Şahin’ diyorum. Bana ta askerdeki o İskender yemeğini hatırlattı… Kendimi gördüm o çocukta.