Yozgat Şehir Hastanesi Nefroloji hekimi Uz. Dr. İlay Berke Menteşe “Dünya Böbrek Günü”nde erken evrede belirti vermeyen sinsi seyreden hastalık böbrek hastalıkları hakkında bilgilendirmelerde bulundu.
Aşırı tuz tüketiminin, tüm vücuda, özellikle de böbreklere verdiği zarara dikkat çeken ve böbrekleri korumak için aşırı tuz tüketmemek gerektiğini ifade eden Nefrolog Uz. Dr. İlay Berke Menteşe, ailesinde böbrek hastalığı olanların kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini söyledi.
Dr. İlay Berke Menteşe açıklamasında şunları söyledi: “Her biri yaklaşık yumruğumuz büyüklüğünde olan böbreklerimizin temel işlevleri; idrarı oluşturmak, kanımızdaki fazla sıvı ve atık maddeleri uzaklaştırmak, vücudumuzun kimyasal dengesini sağlamak, kan basıncımızın kontrol altında tutulmasına, kemiklerimizin sağlıklı kalmasına ve kırmızı kan hücrelerinin yapımına katkı sağlamak olarak özetlenebilir’’ dedi.
Dünyada 10 Kişiden Birini Etkiliyor
‘’Kronik Böbrek Hastalığı dünyada her 10 kişiden birini etkileyen bir hastalıktır ve her yaşta ve her ırkta görülebilmektedir. 65-74 yaş arası 5 erkekten 1'inde ve 4 kadından 1'inde kronik böbrek hastalığının mevcut olduğu bilinmektedir. Bu hastalık özellikle erken evrelerde belirti vermemekte ve maalesef çoğunlukla sinsi seyretmektedir. Bazı hastalarda böbrek fonksiyonlarının %90‘ı kayboluncaya kadar hiçbir belirti ve bulgu gözükmeyebilir. İşte bu nedenle Dünya Böbrek Günü böbrek sağlığı ile ilgili farkındalığı toplum genelinde sağlamak ve toplum bilinçlenmesini arttırmak için bir fırsattır. Her yıl Mart ayının 2. Perşembesi tüm dünyada “Dünya Böbrek Günü” olarak kutlanmaktadır” dedi.
Ailesinde Böbrek Hastalığı Olanlar Dikkat
Uz. Dr. İlay Berke Menteşe, ailesinde böbrek hastalığı olanların ayrıca dikkat etmesini gerektiğini ve kontrollerini yaptırmasını gerektiğini belirterek konuşmasına şöyle devam etti:
“Yüksek tansiyon ve diyabet hastalığı yetişkinlerde en yaygın KBH nedenleridir. Bu durumlar haricinde; ailesinde böbrek hastalığı öyküsü bulunan, aşırı kilolu olan, yaşı 50’nin üzerinde olan ve sigara kullanan kişiler böbrek hastalığı için risk altındadır. Böbrek hastalığı idrarda protein tayini ve kanda kreatinin düzeyi tetkiki gibi basit bazı testlerle saptanabilir. İlerleyen böbrek hastalığı varlığında ödemli ayak bilekleri, köpüklü idrar, iştahsızlık, halsizlik, odaklanmada güçlük gibi belirtiler görülebilir” şeklinde konuştu.
Sessiz Katil!
Böbrek hastalıklarının sinsi ilerleyişi sebebiyle “Sessiz Katil” olarak da adlandırıldığını söyleyen Uz. Dr. İlay Berke Menteşe konuşmasının son bölümünde şu ifadelere yer verdi:
“Böbrek hastalıkları ne yazık ki sessiz katil olarak adlandırılır ve yaşam kalitesini büyük oranda etkilerler. Ancak uygulanacak bazı basit yöntemler ile böbrek hastalığı gelişim riski azaltılabilir. Bu amaçla uygulanması gereken 8 altın kural şunlardır:
İdeal kiloda, aktif bir yaşam sürmek,
Tuz alımının kısıtlı olduğu, işlenmiş ve hazır gıdalardan uzak, sağlıklı bir diyet ile beslenmek,
Kan şekerini kontrol ve takip etmek,
Kan basıncını kontrol ve takip etmek,
Sigara içmemek,
Gereksiz yere bol miktarda ya da düzenli şekilde ağrı kesici ilaç kullanımından kaçınmak
Diyabet, Hipertansiyon ya da obezite gibi hastalıkların bir ya da daha fazlasının varlığında böbrek fonksiyon tetkiklerini yaptırmak.
Daha sağlıklı böbrekler ve daha uzun yaşam için bu kuralları hep beraber uygulamaya ve yaymaya özen göstermeliyiz. Herkese sağlıklı günler diliyorum” ifade etti.





