Uzmanlara göre seçim sonuçları, Ermeni halkının savaş söylemi yerine istikrar, ekonomik kalkınma ve bölgesel iş birliğini tercih ettiğini gösteriyor.

Ermenistan Seçimlerinde Barış Politikası Kazandı

Ermenistan’da 7 Haziran’da gerçekleştirilen erken genel seçimler, yalnızca yeni hükümetin belirlenmesi açısından değil, ülkenin gelecekte izleyeceği jeopolitik yön bakımından da kritik önem taşıdı. Seçimlerden galip çıkan Başbakan Nikol Paşinyan ve partisi Sivil Sözleşme, Karabağ savaşındaki yenilginin ardından üçüncü kez iktidarını koruyarak önemli bir siyasi başarı elde etti.

Uluslararası gözlemciler ve analistler, seçim sonuçlarının Ermeni toplumunun yeni bir çatışma veya rövanş arayışından uzaklaştığını, mevcut gerçeklikleri kabul ederek bölgesel barış ve Batı ile entegrasyon eksenli bir politikayı desteklediğini ortaya koyduğunu belirtiyor.

Moskova ve Rusya Yanlısı Muhalefet Baskısını Sürdürüyor

Paşinyan’ın seçim zaferine rağmen önünde ciddi siyasi sınamalar bulunuyor. Özellikle Rusya ve Ermenistan içindeki Moskova’ya yakın siyasi çevrelerin yeni dönemde hükümet üzerindeki baskıyı artırması bekleniyor.

Rusya yanlısı siyasetçiler Samvel Karapetyan ve eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan’ın temsil ettiği muhalefet blokları, parlamentoda etkili bir muhalefet hattı oluşturarak hükümetin atacağı adımları zorlaştırmaya çalışabilir.

Uzmanlar, Kremlin’in geçmişte olduğu gibi ekonomik araçlar, enerji bağımlılığı ve enformasyon operasyonları üzerinden Erivan üzerindeki nüfuzunu koruma çabalarını sürdürebileceğine dikkat çekiyor. Ancak seçim sonuçları, Rusya’nın tüm baskılarına rağmen Ermeni seçmenin farklı bir siyasi tercih ortaya koyduğunu gösterdi.

Özel Öğrenme Güçlüğü Uygulayıcı Eğitimi Projesi Tamamlandı: Öğretmenlere Sertifikalar Verildi
Özel Öğrenme Güçlüğü Uygulayıcı Eğitimi Projesi Tamamlandı: Öğretmenlere Sertifikalar Verildi
İçeriği Görüntüle

Anayasa Değişikliği Barış Sürecinin Anahtarı Olacak

Yeni dönemin en kritik başlıklarından biri ise Ermenistan Anayasası’nda yapılması planlanan değişiklikler olacak. Azerbaycan ile kalıcı bir barış anlaşmasının imzalanabilmesi için Bakü, Ermenistan Anayasası’nda yer aldığı belirtilen ve Azerbaycan’a yönelik toprak iddialarına dayanak oluşturan hükümlerin kaldırılmasını temel şartlardan biri olarak görüyor.

Paşinyan’ın partisi parlamentoda çoğunluğu elde etmiş olsa da anayasa değişikliği için gerekli olan üçte iki çoğunluğa ulaşamadı. Bu nedenle hükümetin anayasal reformları hayata geçirebilmek için diğer siyasi partilerle uzlaşı arayışına girmesi gerekecek.

Siyasi gözlemcilere göre anayasa değişikliği süreci, hem iç siyasetin geleceğini hem de Azerbaycan-Ermenistan barış görüşmelerinin kaderini doğrudan etkileyecek.

Azerbaycan-Ermenistan Barış Süreci Devam Edecek

Seçim öncesi kampanyasında sınırların belirlenmesi, ulaşım koridorlarının açılması ve bölgesel normalleşme konularına ağırlık veren Paşinyan’ın, elde ettiği seçim başarısını barış sürecini ilerletmek için kullanması bekleniyor.

Yerel ve uluslararası uzmanlar, Erivan yönetiminin mevcut barış çizgisini koruyacağı görüşünde birleşiyor. Ancak iç siyasi gerilimler ve Rusya’nın olası müdahaleleri nedeniyle sürecin beklenenden daha yavaş ilerleyebileceği değerlendiriliyor.

Kalıcı barışın sağlanması için Ermenistan’ın Batılı ortaklardan ekonomik ve güvenlik alanlarında alacağı desteğin önemli rol oynayacağı ifade ediliyor.

Dilican Görüşmesi Dikkat Çekti

Barış sürecine ilişkin önemli gelişmelerden biri de Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev ile Ermenistan Güvenlik Konseyi Sekreteri Armen Grigoryan arasında 14 Haziran’da Dilican’da gerçekleştirilen görüşme oldu.

Sürpriz nitelik taşıyan temas, tarafların doğrudan diyalog mekanizmasını sürdürme konusunda kararlı olduklarına işaret etti. Uzmanlar, görüşmenin aynı zamanda bölgesel sorunların dış müdahalelerden bağımsız şekilde çözülmesi yönündeki iradeyi ortaya koyduğunu değerlendiriyor.

Güney Kafkasya’da Yeni Dönem Başlıyor

Ermenistan seçimlerinin ortaya çıkardığı tablo, Güney Kafkasya’da çatışma merkezli politikaların yerini barış, ekonomik entegrasyon ve bölgesel iş birliğine bırakabileceğine işaret ediyor.

Paşinyan hükümetinin önündeki en büyük sınav ise hem iç muhalefetin hem de dış baskıların gölgesinde Azerbaycan ile kalıcı barış anlaşmasını sonuçlandırabilmek olacak. Sürecin başarısı, yalnızca Ermenistan ve Azerbaycan’ın değil, tüm Güney Kafkasya’nın geleceğini şekillendirecek stratejik bir dönüm noktası olarak görülüyor.

Kaynak: Seymur Verdizade, Bakü- Azerbaycan