04.07.2022, 02:34

“Eskiden-Yeniden”.

Odgurmuş: Kitaplarınızda da belirtiyorsunuz, okumaya ve yayınlarımızı takip etmeye pek meraklısınız. 

Ögdülmüş: Evet öyle; Kitap okumaya ve kitaplarla ilgim çok erken yaşlarda başladı. İlkokul 4 ve 5. Sınıf yaz tatillerinde babamla birlikte kütüphaneye giderdik. Ben orada rastgele kitaplar alır karıştırır, Kitaplarda bulunan elle yapılmış resimlere hayranlıkla bakardım. Bu şekilde başladığım kitap okuma alışkanlığı hayatım boyunca devam etti. Hâlâ yeni bir kitap aldığımda ve gördüğümde heyecan duyarım. 

Odgurmuş: 1968 yılından itibaren milliyetçilikle tanışmaya başlıyorsunuz. O günlerde Dil Tarih Coğrafya Fakültesinde okuyan Muhittin Kılıçarslan sizin Milliyetçi olmanızda etkili oluyor. 

Ögdülmüş: Evet pek çok çeşitli kitaplar okudum ama asıl Milliyetçilikle şuurlu olarak tanışmam Muhittin Kılıçarslan ağabey ile tanışmamla başladı. O bana çeşitli dergiler getiriyordu, ben de o dergilere merakla bakıyor, okumaya çalışıyordum. Dergilerde bulunan el ile yapılmış çeşitli resimler de dikkatimi çekerdi. Belirtmem gerekirse ilkokuldan itibaren okuduğum kitaplar, Abdullah Ziya Kozanoğlu, Feridun Fazıl Tülbentçi gibi yazarların yanı sıra Türk klasikleri olarak değerlendirilen kitapları da vardı. Bu okudugum. Kitapların bana çok faydası olacaktı. 

Odgurmuş: Derken efendim 1970 yılında İl’de yeni faaliyete başlayan “Genç Ülkücüler Teşkilatı” yönetimine de girecektiniz. 

Ögdülmüş: Evet öyle oldu. 1970 yılının ilk aylarında faaliyete giren Derneğe gidip gelmeye başlamıştım. Bu süreçte önceleri okuduğum bilhassa tarih kitapları ve polisiye romanlarının da çok faydasını görecektim. Dernekte sorumluluk mevkiinde bulunduğum sıralarda hep daha iyi neler yapabiliriz, neler yapılabilir, daha iyi nasıl faaliyetler yaparız gibi düşüncele pek çok kafa yoruyordum. Bu düşünceler beni çok meşgul ediyordu. Her konuda her şeyin en güzelini yapalım, her şeyimiz eksiksiz olsun isterdim. 

Bu cümleden olarak; Genel merkezimizin yapısı ve teşkilatın işleyişi konusunda fazla bilgimiz yoktu, Türkiye çapında derneklerimizin kurulması hızla yayılıyordu, her yerde şubeler açılıyordu fakat bu yayılma çok sağlıklı mıydı? Yoksa sağlıksız mıydı? Onu bilemiyorduk. Bir yerde bir dernek kuruluyordu, fakat bu derneği kurmak için müracaat edenler bir takım tanıdıklar vasıtasıyla o kişilerin Ülkücü olduklarına kanaat getirildikten sonra yetki veriliyordu diye düşünüyordum.  Bu müteşebbislere hangi ölçülere göre yetki veriliyordu, Ankara’da eğitim gören ve genel merkeze yakın olan birkaç ağabey mi bunlara kefil oluyordu pek bilmiyorduk ama böyle olduğunu tahmin ediyorduk. Derneği kurmak için yetki verilen kişi de kendi kafasına göre ve insanların toplumdaki durumuna göre 3-5 tanıdık kimseleri listeye yazıyordu. İlimizde 1969 yılında Genç Ülkücüler Teşkilatı’nın kurulmasında da bu endişeler taşınmış, kurucular başka yöneticiler ise başka ağabeylerden oluşmuştu. Biz de bir keresinde derneğe başkan seçerken, polisle ve emniyetle herhangi bir problem olursa kolay çözecek-çözülecek, arkası kuvvetli, ailesi geniş bir arkadaşı seçip getirmiştik. Yine de tüm işleri biz yürütmüş ve idare etmiştik. Demek ki derneklerin kuruluşları bu şekilde bir takım endişelerle oluyordu. Görev alan bu arkadaşlar teşkilattan, teşkilatçılıktan ne anlarlardı orası pek bilinmiyordu. Sonra bu arkadaşlar Ülkücüyüm diyorlar ve kendilerini de Ülkücü hissediyorlardı fakat bir dernek için bu durum ne kadar yeterliydi onu bilme imkânımız yoktu. Elbette Ülkücü olmak, Ülkücü olduğunu ifade etmek çok önemliydi, fakat bu sözleri söyleyen kişi giriştiği hareketin ne manaya geldiğini, ne gibi sorumluluklar yüklediğini anlayacak durumda değildi. İlde Genç Ülkücüler Teşkilatının ilk kuruluşunda da böyle bir durum yaşanmıştı.  

Odgurmuş: Buna benzer sıkıntılar yaşanıyordunuz, siz de ayrıca gözlemliyordunuz. Bu durumları iletmek için Genel Merkez vardı. İletiyor muydunuz?  

Ögdülmüş: Genç Ülkücüler Teşkilatının ilk zamanlar genel merkezle fazla bir irtibatı yoktu. Arada bir toplantı için Genel Merkeze vs. gidiliyordu. Sanki İldeki şube bağımsız gibiydi. Bizler tüm kararlarımızı kendimiz düşünüp alıyorduk. Ayrıca Genel Merkeze aksettirilecek çok olumsuz bir konu olmuyordu. Bizler hedefe kilitlenmiş bir vaziyette yayın organlarımızı da çok yakından takip ederek çalışmalar ve eğitimler yapıyorduk. 

 Ankara’da bulunanlar elbette daha şanslıydılar. Çünkü Genel Başkan Türkeş Ankara’daydı. Fakat büyük şehir olmanın bir de olumsuz yanı vardı ki; Terör örgütleri daha çok şimdilik büyük şehirleri, üniversitelerin çok olduğu yerleri seçmişlerdi. Masum isteklerle başlattıkları öğrenci hareketleri, Marksist hocaların da teşvik ve tahriki ile siyasal düzeni değiştirmek için bir takım yeraltı örgütlerine dönüşmüşlerdi. Anarşiyi ve kargaşayı büyük şehirlerde gittikçe tırmandırıyorlardı.  

İnsanların eğitimi ve bilgilendirilmesi için Ankara’da çeşitli vesilelerle büyük konferanslar yapıldığını ve çok kalabalıklar meydana geldiğini de duyuyorduk ama bu geniş kapsamlı toplantılardan ne kadar verim alınıyordu bunu o gün değerlendirme imkânımız da yoktu. Daha çok gövde gösterisi gibi görünen bu toplantıların da elbette bazı faydaları oluyor ortak “Ülkücülük bilinci” gelişiyordu. Bu konferanslar bir pilan dâhilinde önceden tesbit edilmiş ve bir ülkücünün bilmesi gereken konular bunlardır diye mi yapılıyordu. Yoksa sistemin eleştirisi ve komünizmin sert bir şekilde tenkidi şeklinde konferans yapalım, insanlar toplansın bilgi edinsin şeklinde mi düşünülüyordu bunu da ayırt edemiyorduk. 

Belki de biz o günlerde, kendi tecrübesizliğimiz ve yetersizliğimiz nedeniyle sıkı bir disiplin ve sıkı bir teşkilat istiyorduk. Ülkenin içinde bulunduğu durum, geri kalmışlığımız, anarşi, terör bizi bunaltıyordu.  Hızlı çözümler, güçlü çözümler ve çok güçlü bir irade istiyorduk. Problemler hızla çözülmeli, anarşi ve terör bitirilmeli “100 milyon güçlü Türkiye” kurulmalıydı. Bu yüzden bize göre çok önemli gördüğümüz dernek ve teşkilat içerisinde eğitim, bilgi ve kitaba çok önem veriyorduk. Genel olarak insanlar teşkilattan, disiplinden ve ortak hareketlerden bahsederlerdi ama bu ne kadar gerçeği yansıtır orası şüpheliydi. Herkes kendine göre disiplinden söz ediyordu, “bizde disiplin esastır” diyorsa da bu disiplin o kişinin kendine göre yorumladığı bir disiplin şekliydi. Disiplinden sık söz edilirdi ama disipline uyanlar o kadar fazla değildi. Herkesin kendine göre bir disiplini vardı ve bu disiplinler farklı farklıydı. Evet, pek çok sloganımızı ve bazı konuları her yerde aynı şekilde aynı cümlelerle ifade ederdik ama gerçekte bu durum o kadar değildi ve genel olarak arkadaşlarımızın bahsettiği ve istediği disiplin dışımızdakileri ve diğer arkadaşlarımızı hizaya getirmek için gerekli olan bir disiplin gibiydi. Bazen de disiplin hakkında kurduğumuz bu cümleler karşımızda bulunan guruplara karşı bir  “övünme” aracı olmaktan pek öteye geçmezdi. 

Bu gün geldiğimiz noktada pek değişen bir şey olmadığı görülüyor. Yine insanımız bir takım problemlerden söz ederken, o problemin çözümünün bir parçası olma yoluna ne yazık ki girilmiyor.

Yorumlar (0)
20
açık
Günün Anketi Tümü
Yozgat Belediyesi'nin Çalışmalarından Memnun Musunuz?
Yozgat Belediyesi'nin Çalışmalarından Memnun Musunuz?
Namaz Vakti 09 Ağustos 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 1 3
2. Alanyaspor 1 3
3. Trabzonspor 1 3
4. Adana Demirspor 1 3
5. Beşiktaş 1 3
6. Galatasaray 1 3
7. Fenerbahçe 1 1
8. Ümraniye 1 1
9. Gaziantep FK 1 1
10. Sivasspor 1 1
11. Ankaragücü 1 1
12. Konyaspor 1 1
13. Hatayspor 0 0
14. Giresunspor 1 0
15. Antalyaspor 1 0
16. Kayserispor 1 0
17. Karagümrük 1 0
18. İstanbulspor 1 0
19. Kasımpaşa 1 0
Takımlar O P
1. Adanaspor 0 0
2. Altay 0 0
3. Altınordu 0 0
4. Bandırmaspor 0 0
5. Bodrumspor 0 0
6. Boluspor 0 0
7. Denizlispor 0 0
8. Erzurumspor 0 0
9. Eyüpspor 0 0
10. Gençlerbirliği 0 0
11. Göztepe 0 0
12. Keçiörengücü 0 0
13. Manisa Futbol Kulübü 0 0
14. Pendikspor 0 0
15. Rizespor 0 0
16. Sakaryaspor 0 0
17. Samsunspor 0 0
18. Tuzlaspor 0 0
19. Ö.K Yeni Malatya 0 0
Takımlar O P
1. Tottenham 1 3
2. Bournemouth 1 3
3. Arsenal 1 3
4. M.City 1 3
5. Newcastle 1 3
6. Brighton 1 3
7. Leeds United 1 3
8. Chelsea 1 3
9. Brentford 1 1
10. Fulham 1 1
11. Leicester City 1 1
12. Liverpool 1 1
13. M. United 1 0
14. Wolverhampton Wanderers 1 0
15. Everton 1 0
16. Aston Villa 1 0
17. Crystal Palace 1 0
18. Nottingham Forest 1 0
19. West Ham United 1 0
20. Southampton 1 0
Takımlar O P
1. Almeria 0 0
2. Athletic Bilbao 0 0
3. Atletico Madrid 0 0
4. Barcelona 0 0
5. Cadiz 0 0
6. Celta Vigo 0 0
7. Elche 0 0
8. Espanyol 0 0
9. Getafe 0 0
10. Girona 0 0
11. Mallorca 0 0
12. Osasuna 0 0
13. Rayo Vallecano 0 0
14. Real Betis 0 0
15. Real Madrid 0 0
16. Real Sociedad 0 0
17. Real Valladolid 0 0
18. Sevilla 0 0
19. Valencia 0 0
20. Villarreal 0 0
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@