Aydoğmuş, “Gerçek tabloyu görmek için istatistiklere değil, mutfağa bakmak yeterlidir” dedi.

“Bir Dönem Sofralar Bereketle Kurulurdu”
Ömer Aydoğmuş, geçmiş dönem ile bugünkü ekonomik şartları kıyaslayarak, Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde ekonomik göstergelerin daha dengeli olduğunu savundu.
Aydoğmuş, “Bir dönem bu ülkede sofralar bereketle kurulurdu. Evlerde tencere kaynar, misafir için ayrı bir tabak daha konulurdu. Sofra; huzurun, güvenin ve ekonomik istikrarın göstergesiydi. İnsanlar pazara çıktığında filelerini doldurabiliyor, ay sonunu hesaplarken bugünkü kadar zorlanmıyordu” ifadelerini kullandı.
“Bugün Mutfaktaki Yangın Gizlenemiyor”
Günümüzde hayat pahalılığının doğrudan vatandaşın sofrasına yansıdığını belirten Aydoğmuş, artan fiyatların aile bütçesini zorladığını dile getirdi.
“Pazara çıkan eli boş dönüyor, markete giren etiketlere bakıp hesabını şaşırıyor. İki çeşit yemeği aynı sofraya koymak bile birçok aile için lüks oldu” diyen Aydoğmuş, ekonomik krizin günlük yaşamı doğrudan etkilediğini söyledi.
“Yozgat’ta Misafir Daveti Bile Hesap Ediliyor”
Açıklamasında Yozgat’taki tabloya da değinen Aydoğmuş, ekonomik sıkıntının sosyal hayatı da etkilediğini ifade etti.
“Eskiden ‘Misafir bereketiyle gelir’ denirdi. Bugün ise hemşehrilerimiz evine misafir davet etmeye çekinir hale geldi. Çünkü mesele artık ikram değil, geçim meselesidir. Çayın yanına bir tabak koymayı bile hesap ediyorsak burada ciddi bir ekonomik sorun var demektir” dedi.
“İftar Sofrası Reklam Alanı Değildir”
İktidarın iftar programlarına yönelik eleştirilerde de bulunan Aydoğmuş, şu değerlendirmede bulundu:
“Bir yanda halkın sofrası küçülürken, diğer yanda iftar sofralarının hemen yanı başında verilen pozlarla reklam yapılmasını doğru bulmuyoruz. İftar sofrası tevazunun ve paylaşmanın sembolüdür; reklam alanı değildir. Halkın yaşadığı gerçek sıkıntılar ortadayken verilen bu görüntülerin vicdani bir izahı yoktur.”
“23 Yılın Sonunda Hala Sobalı Ev Varsa…”
Yaşam kalitesi konusuna da dikkat çeken Aydoğmuş, ekonomik büyümenin vatandaşın hayat standardıyla ölçülmesi gerektiğini vurguladı.
“Eğer bu ülkede 23 yılın sonunda ‘gelişen ve büyüyen Türkiye’ söylemine rağmen hâlâ sobalı evler varsa, burada durup düşünmek gerekir. Gerçek büyüme; rakamlarla değil, vatandaşın evindeki yaşam standardıyla ölçülür” ifadelerini kullandı.
“Suni Gündemler Değil, Halkın Gündemi”
Açıklamasının sonunda iktidara çağrıda bulunan Aydoğmuş, emekli, işçi ve çiftçinin geçim mücadelesi verdiğini belirterek, “Valilere ‘garip gurebanın yanında olun’ demekle sorun çözülmez. Sorun yapısaldır. Bu bir sofra kıyası değil, ekonomi gerçeğidir. Bir ülkede sofralar eksik kuruluyorsa, ekonomi güçlü değildir” dedi.




