Orta Anadolu’nun tarihi zenginlikleri ve ev sahipliği yaptığı medeniyetleri ile bilinen şehirlerinden Yozgat’ın Akdağmadeni İlçesi Muşalikalesi Köyü’nde bulunan Muşalikalesi’ni turizme kazandırmak isteyen Muşalikalesi Köyü Derneği, Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile ortaklaşa çalışma başlattı.
Geçtiğimiz hafta içerisinde dernek başkanı Hudayi Akol ve dernek yönetim yöneticileri, Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Çiftçi ile Müze Müdürü Cihat Çakır, tarihi kale ve içinde bulunan türbelerde incelemelerde bulundu.
SELÇUKLU DÖNEMİNDE YAPILMIŞ
Dernek yöneticileri ile birlikte incelemelerde bulunan İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Çiftçi, Çamlık TV’ye yaptığı açıklamada kalenin bin 200’lü yıllarda Selçuklu Döneminde yapılmış bir kale olduğunu söyledi.
O dönemki kalenin sahibi Gıyaseddin Keykavus (1237-1246) emirlerinden Necmed-din Bahramşah-ı Candar’a ait olmasından dolayı kalenin Behramşah Kalesi olarak da bilindiğini hatırlatan Çiftçi; “Bölgedeki ender Selçuklu yapılarından birisi burası. Günümüze gelene kadar büyük tahribatlar geçirmiştir. Ama mevcuttaki hali ile biz burada yaşayan insanlar olarak Ankara’da, İstanbul’da yaşayan vatandaşlarımızla birlikte buraya geldik ve neler yapabiliriz, Yozgat’ın turizm ve tanıtımı adına neler yapılabilir? Ama her şeyden önce tarihimizi korumak, tarihimizi yaşatmak adına neler yapılabilir için hem bölgeyi gezmek hem de bir fikirde bulunmak için buraya geldik. Aynı zamanda kalenin ön tarafında türbelerimizde var. Ali ve Mahmut Çelebi türbeleri de var. Bu türbelerle ilgili neler yapabiliriz diye kısa, orta ve uzun vadede neler yapılacağı konusunda beyin fırtınası yapıp ardından resmi işlemleri başlatıp yol almak istiyoruz” dedi.
GELECEK NESİLLERE AKTARILMASINI İSTİYORUZ
Çiftçi ayrıca, bölgenin tarihi zenginlikleri arasında ön plana çıkan “Sarıkaya Roma Hamamı” çevre düzenlemesinin tamamlanması ile Tavium Antik kentinin kazısına başlanacağını hatırlatarak, kültür varlıklarını önemsediklerini yapılan her çalışmanın uzun vadede buraların gelecek nesillere kalması adına önem arz ettiğini sözlerine ekledi.
AKOL: TARİHİ DOKUYU CANLANDIRMAK İSTİYORUZ
Akdağmadeni Muşalikalesi Dernek Başkanı Hüdayi Akol da, gurbette yaşayanlar olarak tarihi zenginliği bulunan kalenin canlandırılmasını istediklerini söyledi.
Kale ile birlikte türbelerin de kurtarılması gerektiğini vurgulayan Akol; “Burayı sadece tarihi bir kale olmanın yanı sıra farklı şekilde de değerlendirelim istiyoruz. Bu yamaç paraşütü olabilir. Yamaç paraşütü olduğu zaman alt kısmında bir piknik alanı olabilir. Şenlikler yapılır. Buranın adı bu şekilde gelişebilir. Peri bacaları, Fethiye’de ki Ölü Deniz nasıl değerlendirildiyse burası da o şekilde değerlendirilebilri. Biz elimizden geldiğince mücadele edeceğiz, inşallah hedefimize ulaşırız. Bizim amacımız köyümüzü ve tarihimizi gösteririz. Biz köyümüz olarak değil aslında Yozgat’ın tarihini gösteririz. Şuan dünyada belki 2 türbesi olan kale hiçbir yerde yok. Biz onun farkında bile değiliz ama biz bunu yansıtmaya ve göstermeye çalışıyoruz” diye konuştu.
MUHTAR OLARAK MUTLU OLURUM
Köy muhtarı Selman Göç de, Türkiye genelinde bu tür türbelerin olmadığını duyduklarını söyledi.
“Ben muhtar olarak buranın restorasyon yapılmasını, turizme açılmasını, biraz daha bakıma ihtiyacı olduğunu düşünüyorum” diyen Göç: “Türkiye genelinde böyle bir kale yok. İleride şifa veren hamamımız var. Burasını da sizlerin aracılığı ile devlet büyüklerimizden oranın da yapımına ihtiyacı var. Adı Uyuz hamamı olan yerin hastalara şifa olduğu, dizleri ağrıyanlara şifa oluyor. İnşallah sizlerin aracılığı ile bura turizme kazandırılırsa çok güzel olur. Türbenin eski virane olduğunu gördükçe bizlerde üzülüyoruz. Buranın yapılıp düzene girmesiyle memnun ederiz” dedi.
YOZGAT’IN TANINMASINA VESİLE OLURUZ
Köy sakinlerinden eğitimci Osman Akol, tarihi kalenin Sivas’ı güneye bağlayan önemli bir tarihi yapı olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: “Burası Sorgun’un Alişar Beldesi’ne bağlı bir güzergahta bulunuyor. Burasının Selçuklular döneminde yapıldığı söyleniyor. İnşallah tarihi kalemizi tarihi olarak değerlendirilir. Bunu ilelebet Yozgat’ımızın bir tarihi merkezi olarak tanınmasında vesile olursanız teşekkür ederiz.”
KENAN HOCA’DAN KALE HİKAYESİ
Köy sakinlerinden eğitimci Kenan Önal da açılamasında tarihi kaleyle ilgili hikaye paylaşımında bulundu.
Önal, şunları aktardı: “Benim çocukluğumda burada birkaç tane kültür yaşanıyordu. Özellikle askere gidecek gençler kalenin üzerine çıkarlar ve ateş yakarlardı. Davul ve zurna ile halay çekerlerdi. Köylüler bilirdi ki buradan askere gidiliyor. Onlara evlere davet edilirdi. İkincisi de eskiden teyp çalarlarımız sıkıntılıydı. Köyde elektrik yoktu. 4 pil bir defa çevirirdi. Köyden biri eğer bir kaset aldıysa onu kalenin üzerine çıkar bütün köylüye dinletirdi. Bizimde yetkililerden en önemli yapmak istediğimiz etkenlerden biri de, birçok yerde o bölgeyi tanıtabilmek için yeni bir şeyler üretiyorlar. Bizim üretecek bir şeyimiz yok. Kalemiz var. Bunun yetkililer çeşitli turlar düzenlerken, Akdağmadeni’ni, Yozgat’ı tanıtırken turu buradan geçirme durumunda ben Çanakkale ve birçok ören yerlerine gittim. Buranın fazlası var eksiği yok. Bir tek eksiği var o da reklam eksiği. Bu reklam eksikliğinin de bir şekilde giderilebilir diye düşünüyorum.”