İyilikte Yarışalım

Abone Ol

Bu haftaki köşe yazım, “iyilik yapmak” konusu üzerine olsun istedim. Yazımı yazmak için bilgisayarımın başına geçmeden önce, şöyle takvim yaprağına bi göz gezdireyim dedim. Ne tesadüftür ki, 6 Ocak Cumartesi gününün takvim yaprağında “Dünya İyilik Günü” olduğu yazıyordu. Şaşkınlığımın ve hafiften gülümsememin ardından oturdum bilgisayarımın başına. Yazıma başladım fakat aklım 6 Ocak tarihinin iylik günü olmasına takılmıştı. Kafamda bir sürü sorular ve kendimce cevaplar sıralanıyordu: “İyilik neydi, iyiliğin günü, saati, dakikası var mıydı, iyilik sadece bir günle mi sınırlıydı, ya da biraz daha iyi niyetli düşünecek olursak senenin bir gününü iyilik günü ilan ederek, o günün anlam ve önemiyle ilgili yapılan farkındalıklarla yıl boyunca iyilik yapılması mı hedefleniyordu …vs…vs.”
Bu haftaki yazımda amacım, memleketimde gerçekleştirilen, insanlık adına muhteşem bir iyiliği kaleme almak, bu iyiliğin mimarlarına, destekleyen gönlü yüce hemşehrilerimize teşekkür etmekti. Teşekkürümü belirtmeden önce iyilik konusuna kısaca değineyim istedim. Yüce Allah bizleri yaratırken güzel hasletlerle donatmıştır. Sevgi, saygı, merhamet, cömertlik, yardımseverlik, kanaat, tevazu, şükür gibi. İşte iyilik kısaca, tüm bu güzel hasletlerin hiçbir karşılık beklemeden paylaşılmasıdır. Muhtaca ihtiyacı olanı elimizden geldiğince vermektir. İyilik yaparken de, sadece Allah’ın rızasını gözetmektir. İyiliğin günü, saati, dakikası yoktur bence. İnsanoğlu hayatı boyunca her dâim iyilik yapmayı, muhtaca el uzatmayı, onları sevindirmeyi amaç edinmeli, bunu hayat düsturu haline getirmelidir ve iyiliği sadece insanlara değil, bütün varlıklara yapmayı gönlüne yerleştirrmelidir. Bazen yetime kol kanat germek, yaşlı birinin elinden tutmak, bir dostun derdine ortak olmak, üşüyen bir çocuğu giydirmektir iyilik. Bazen de bir ağacı sulamak, aç olan bir kediye, köpeğe su vermek, karda ekmek kırıntısı arayan kuşun önüne bayat ekmeğini koymaktır. İyilik fedakârlıktır, şefkattir, duâdır, adalettir, insaftır. Karşılığı ise, bazen bir gülümseme, bazen gönülden yapılan bir duâ, bazen de sessiz ve minnettarca bir bakıştır. Asıl iylik sahipleri ise, tüm bu karşılıkları yine gönülden hissedenlerdir.
İşte hiçbir karşılık beklemeden, muhtacı sevindirip, sıcacık gülümsemelerini görerek mutlu olmak isteyen, başta Yozgat Belediye’si olmak üzere, “1 çocuk 1 gocuk üşümesin hiç 1 çocuk” adlı projenin mimarlarına, bu projeye gerek maddi gerek manevi desteği veren hayırsever hemşehrilerimize, üşümüş onlarca yüreği gönüllerine sararak ısıttıkları için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Memleketimde böyle bir proje başlatıldığı ve hemşehrilerimiz tarafından yoğun ilgi ve destek gördüğü için de gurur duyuyorum. Allah hepsinden razı olsun. Tüm Yozgatlı vatandaşlar olarak, elimizden geldiğince ve gücümüz yettiğince bu güzel projeye destek vermemizi ve iyilikte yarışmayı hayat tarzı haline getirmemiz gerektiğini belirtmek istiyorum.