Sağlık

Kızılay'ın KAN deposu!

Yozgat’ta Türk Kızılay’ına 10 yıldır kan bağışı yapan İsmail Ünal, bugüne kadar 32 ünite kan bağışı yaptı. Kızılay’a en fazla kan bağışı yapan genç olan Ünal, aynı zamanda bronz ve gümüş madalya sahibi.

Abone Ol

18 yaşında Balıkesir’de üniversite okurken ilk kez kan bağışı yaptığını söyleyen İsmail Ünal, “İlk defa üniversite de okurken kan bağışı yaptım. Ondan sonra da sürekli olarak her üç ayda bir kan bağışında bulundum. Tek amacım başka insanların hayatını kurtarmak. Bunun yanı sıra da üç defa beyaz kan verdim” dedi.
“İNSANİ BİR GÖREV”
Bronz ve Gümüş madalya sahibi olduğunu hatırlatan İsmail Ünal, “Madalya benim için çok önemli değil. Ben tamamen insanı olarak bakıyorum meseleye. Kan bir ihtiyaç ve her kan bir hayat kurtarıyor. Bunun için düzenli bağış yapmaya gayret gösteriyorum” diye konuştu.
“DAHA DİNÇ HİSSEDİYORUM”
Kan vermeye başladıktan sonra kendini daha dinç hissetmeye başladığını dile getiren İsmail Ünal, “Kan bağışı yapma noktasında ön yargılı olmasınlar. Bağış yapmaya başladıktan sonra ki değişimi fark edecekler. Herkesin kan bağışı yapmasını tavsiye ediyorum” şeklinde konuştu.
“ÖMRÜMÜN SONUNA KADAR DEVAM EDECEĞİM”
Her üç ayda bir kan vermeye devam edeceğini aktaran İsmail Ünal, “Kan değerleri düşmediği sürece her üç ayda bir kan vermeye devam edeceğim” dedi.
“KAN SÜREKLİ BİR İHTİYAÇ”
Türk Kızılay'ı Yozgat Kan Merkezi Müdürü Dr. Selçuk Cansız ise, kanın ilaç gibi sürekli bir ihtiyaç olduğunu söyledi.
Cansız, kanın bir fabrikada üretilmediği ve yapılmadığı için insanlardan karşılanmak zorundu olduğunu belirtti. Hastaların kan ihtiyacını karşılamak için sürekli bir sirkülasyona ihtiyaç olduğunu kaydeden Dr. Selçuk Cansız, "Mesela lösemi hastaları haftada bir kaç defa aynı ilaç gibi düzenli kan alırlar. Düzenli ameliyatlar vardır. O ameliyatlarda 10 ünite 20 ünite bazı ameliyatlarda 50 üniteye kadar çıkıyor. Onlar düzenli olarak kan kullanıyor. Şu bilinci oluşturmamız lazım. Kan sadece trafik kazalarında veya bomba patlamalarında yaralanan kişilerin acilen alması gereken bir ürün değil. Hastane de her gün belli bir sayıda zaten sürekli giden bir ürün. Aynı ilaç gibi. Dolayısıyla biz o sürekliliği sağlayabilmemiz için düzenli kan vermeye alışmış olmamız lazım. Bir kere verdim ihtiyacı karşıladım. Bitti olmuyor. 3 ayda bir erkekler, 4 ayda bir kadınlar en sık olmak üzere bu düzenliliği sağlamamız lazım ki bizim stoklarımızda sürekli kan bulunsun” diye konuştu.