12.01.2022, 02:20

Koronavirüs insanlara ne yaptı ?

Koronavirüs ile tanıştığımızda 2020 yılının mart ayı idi. Hiçbirimiz yaşamak üzere olduğumuz bu salgının bizlere neler yaşatabileceğini ve bunun  boyutlarının ne olabileceğini kestiremedik.  Nasıl  bir şeyle karşı karşıyaydık. Bilmiyorduk. Donkişot’un yel değirmenleriyle savaşdığı gibi kılıcımızı savuruyorduk ama ne düşmanımızı, ne de nasıl savaşacağımızı bilmiyorduk. Hayatımıza giren bu virüs dünya da sayısı az görülen bir yıkımın habercisiydi. Bu virüsle birlikte en büyük  düşmanımız bilinmezlikti. İlk vaka 11 Mart ta çıktı.  Evet artık virüs Türkiye’ de idi.  Hepimizin endişeleri artmıştı. . Ama  diğer ülkelerdeki  salgının yayılma hızı ve ölümlerin artışı yanında bizim durumumuz çok iyiydi. Bizde henüz ölümler başlamamıştı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca her gün ekranlarımızda bize bilinmeyen virüs  hakkında kendilerinin de yeni öğrendiği bilgileri aktarıyor,  ve alınabilecek önlemlerden bahsediyordu. MASKE – MESAFE - HİJYEN  diyordu. Dışarı ihtiyaç olmadığı sürece çıkmayın, kalabalık ortamlardan uzak durun,  toplu taşıma araçlarına binmeyin diyordu.  20 saniyen az olmamak koşulu ile ellerinizi sık sık yıkayın diyordu. Virüs  yaşlılarda ve kronik hastalığı olan insanlarda çok daha fazla etki ediyor diyordu. Her gün hepimiz televizyon ekranlarının karşısında virüse yakalanan hastaları ve ölümleri takip etmeye başladık.. Türkiye  de ve dünyada ki bu salgın artık yavaş yavaş  adlandırılmaya, tanımlanmaya ve nasıl  önlemler alınacağı üzerine tartışılmaya başlanmıştı. Virüs ile ilgili belirsizlikler yavaş yavaş ortadan kalmaya başlıyordu. Ama bu bizi rahatlatmak yerine korkularımızı ve endişelerimizi  daha da artırıyordu. Düşmanın silüyeti artık ortadaydı.  Ama virüsün bizlere  henüz neler  yapabileceğini  bilmiyorduk.  Bulaş ve ölüm rakamları her geçen gün artıyordu. Artık savaştığımız virüs kontrol edebildiğimiz bir virüs değildi. Uzağımızda sandığımız  ve bize gelmez diye düşündüğümüz virüs artık evlerimizdeydi. En sevdiklerimizi bizden ayırıyordu. Hane halkına da bulaşıyor öldürmese de insanlarda  hasar bırakıp yan kapıyı çalıyordu. Korkunç bir hızla ilerliyordu. Günlük ölüm rakamları  300 ü buluyor bulaş sayıları ve temaslılar milyonları geçiyordu. Ölümler çoğaldıkça vakalar arttıkça toplumdaki belirsizlik yerini korku ve endişeye  bırakıyordu. Devlet  yetkilileri ve bilim insanları  bir karar vermiş bu virüsle savaşmak için yeni bir yol bulmuşlardı.  HAYAT EVE SIĞAR  mottosu ile bütün insanları evlere  sığdırdılar. Artık evlerden çıkmamaya, çocukları okullara göndermemeye, işleri olanların  işlerini evden  yürütmeye başladığı,  kimsenin bir yere gitmediği ve gelmediği bir döneme geçildi.  Anne ,baba, akraba,  komşu, arkadaş  herkes evinde ve yalnızdı.  Bu salgın anayı evlattan ayıran kimsenin kimseye diyecek sözünün ve  gidecek yolunun kalmadığı bir dönemdi. Artık herkes kendisini ve çekirdek ailesini korumak için bir  seferberliğe giriyordu.  Sokaklar işsiz ve çaresiz insanlarla doldu. İşi olan  evlerinde işlerini yapmaya,  hatta bunun keyfini çıkarmaya başladı.

 İşsizler ev de… Karı kocalar evde… Çoçuklar evde… Yaşlılar evdeydi.

Hayat eve sığar  mottoları ile insanlar kendilerini ve diğer insanları virüsten korumak için evlere hapsoldular.  Peki gerçekten hayat eve sığdı mı ?  İşlerinden ya da okullarından hayat telaşından bir araya gelemeyen aileler bir süre  birlikte olmanın tadını çıkardıllar belki…  Ama bu virüsün insanları kolay kolay terk etmeye hiç niyeti yoktu. Böyle olunca da evdeki birliktelikler yeni sorunları da getirmeye başladı. Hayat İnternet  üzerinden akmaya başlayınca  internet alt yapılarında sorunlar oluşmaya başladı. Kadın ve koca arasında kavgalar başladı. Hele bir de erkek eş işsiz ise evde huzur  tamamen  kayboldu. Kadına şiddet  ve çocuğa şiddet arttı.  Çocuklar birden fazla ise eğitim online olduğu için  telefon tablet kavgası çıktı. Ev de bir de  yaşlı varsa onların bakımı ve istekleri evdeki gerginliği üst düzeye çıkardı. Bu pandemi sürecinde her türlü şiddet en üst seviyeler e taşındı.  Ve yine  en ağır yük  kadınlarda kaldı. Kadınlar  çalışıyorsa ayrı bir yük,  ev kadını iseler  çok daha  ayrı bir sorumluluk ve yükün altına girdiler. Kadının görünmeyen  ev içindeki emeğinin üstüne tonlarca yük bindi. Depresyona  giren, psikolojisi bozulan,  intihar teşebbüsünde bulunan kadın sayısı arttı.  Aile içi şiddet ve boşanma oranları ikiye katlandı.  Üç kuşağın evlerde olması çatışmaların ve kaosun büyümesine yol açtı. Toplumda davranışlarımız ve alışkanlıklarımız değişmeye başladı. Sarılarak, kucaklaşarak, öpüşerek, iletişim kurma, yerini  artık maske mesafe hijyen diyerek uzaktan telefon ve görüntülü telefon görüşmeleri yoluyla  hasret gidermeye bıraktı.  Büyük aile buluşmaları, düğünler ,bayramlar, hasta ziyaretleri , komşuluk ilişkileri artık hiçbir şey eskisi gibi olmuyordu. Ve  uzunca bir sürede olmayacak gibi görünüyordu.

Koronavirüs 2020 ve 2021 yıllarında insanlara  çok büyük kayıplar verdirdi. Ve çok büyük acılar yaşattı. İnsan vücudunda onulmaz hasarlar bıraktı. Toplumsal yapımızda ve  kültürel yapımızda büyük erozyonlar yarattı. İnsanları yalnızlaştırdı, korkuları ve kaygılarıyla baş başa bıraktı. 

2022 Koranavirüs çok farklı varyantları ile gizemini hala  koruyor.  Delta , omicron , ıhu gibi çok farklı isimlere ve şekillere bürünerek hayatımızda kalmaya devam ediyor. Her varyantın etki alanları vücutta yarattığı hezeyanlar çok farklı…

İlginç olan şu ki iki yılın üstünde bir zamandır hayatımızda olan bu virüs evlerimize misafir olarak giriyor. Ya en sevdiklerimizi alıyor ya da bizlerde hasar bırakarak yan komşuya geçiyor. Girmedik kapı ve belli ki girmedik vücut bırakmayacak ama biz onun bizlere yaşattığı her türlü yoksunluk ve acıyı ne kadar çabuk tolere edebiliyoruz.  Binlerce milyonlarca  insanın hayatımızdan sessizce gitmesine tanık olmamıza rağmen  bunları ne kadar çabuk kabul ediyor  ve kanıksıyoruz farkında mısınız?

 Bizler ne zaman böyle olduk…

Yorumlar (0)
-7
kapalı
Günün Anketi Tümü
2022 YILINDA YOZGAT’A YAPILMASINI İSTEDİĞİNİZ YATIRIM NEDİR?
2022 YILINDA YOZGAT’A YAPILMASINI İSTEDİĞİNİZ YATIRIM NEDİR?
Namaz Vakti 25 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 23 54
2. Konyaspor 22 45
3. Alanyaspor 23 38
4. Adana Demirspor 23 37
5. Fenerbahçe 23 37
6. Beşiktaş 23 36
7. Hatayspor 23 36
8. Başakşehir 22 34
9. Gaziantep FK 22 32
10. Sivasspor 23 31
11. Kayserispor 23 31
12. Karagümrük 23 30
13. Kasımpaşa 23 27
14. Göztepe 23 27
15. Galatasaray 23 27
16. Giresunspor 23 26
17. Antalyaspor 23 24
18. Rizespor 23 22
19. Altay 23 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 21 38
4. Bandırmaspor 21 36
5. İstanbulspor 21 36
6. Eyüpspor 20 36
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 21 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Keçiörengücü 21 26
12. Gençlerbirliği 21 26
13. Boluspor 19 24
14. Kocaelispor 21 24
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 22 48
3. Chelsea 24 47
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Arsenal 21 36
7. Tottenham 20 36
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 22 30
10. Leicester City 20 26
11. Aston Villa 21 26
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 22 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 18 12
Takımlar O P
1. Real Madrid 22 50
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Barcelona 21 35
6. Real Sociedad 21 34
7. Villarreal 22 32
8. Rayo Vallecano 21 31
9. Athletic Bilbao 22 31
10. Valencia 22 29
11. Osasuna 22 28
12. Celta Vigo 22 27
13. Espanyol 22 27
14. Granada 22 24
15. Elche 22 23
16. Getafe 22 22
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 22 17
20. Levante 21 11
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@