Çamlık TV ekranlarının sevilen programı Songül Yurdagül ile Memleket Havası, izleyicilerle buluşmaya devam ediyor.

Şair-yazar Songül Yurdagül Aksoy’un hazırlayıp sunduğu programın son bölümüne halk ozanı Aşık Topal Paşa Rıza Doğangönül konuk oldu.
Çamlık TV stüdyolarında gerçekleşen yayında, memleket sevdası ve halk kültürü üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirildi. Uzun bir aradan sonra yeniden ekranlara dönen Songül Yurdagül Aksoy, programa dair duygularını şu sözlerle dile getirdi: “Bu program bizler için yeni bir başlangıç oldu. Bu yeni dönemde kültürümüzün yaşayan değerlerinden biri olan Aşık Topal Paşa Rıza Doğangönül’ü konuk etmekten mutluluk duyduk. Memleket havası programında geçmişten günümüze uzanan kültürel zenginliğimizi işleyeceğiz. Bildiklerimizi aktaracağız, bilmediklerimizi öğreneceğiz. Programımız hem belleklere kazınacak hem de belki gelecek kuşaklara bir miras olarak kalacak.”

Memleketimize Aşığız
Memlekete olan bağlılığını dile getiren Aksoy, “Biz memleketimizi çok seviyoruz ve ona aşığız. Ancak gerçek bir memleket sevdalısı ve milli hafızamız Aşık Topal Paşa Rıza Doğangönül’dür. Yozgat için yaptığı müzikal çalışmalar ve halk kültürüne kattıklarıyla gelecek nesillere örnek olacak nadir ozanlarımızdandır. Onunla aynı programda olmak ve düşüncelerini paylaşmak benim için büyük bir mutluluk” dedi.

Aşık Topal Paşa Rıza Doğangönül: Hastaneden Engelli Çıktım
Programın konuğu halk ozanı Aşık Topal Paşa Rıza Doğangönül ise hayat hikayesini ve sanat yolculuğunu izleyicilerle paylaştı. Doğangönül, çocukluk ve gençlik yıllarına dair şu açıklamalarda bulundu: “İlkokulu köyümde okudum. Gençliğimde Çapanoğlu gibi ben de sıradan bir gençtim. Ancak romatizmaya yakalanınca kemik hastanesine yatırıldım. Alçıya alındım ve o şekilde kaldım. Böylece engelli oldum.”
Yozgat Çok Değerli İnsanlar Yetiştirdi
Yozgat’ın kültürel geçmişine değinen Doğangönül, “Yozgat’tan çok değerli insanlar geçti. Tahir Ersöz zamanında lokantacılık yapmıştı. Veysel Şatıroğlu ile lokantada karşılaştım. Eskiden Yozgat’ın kışı sert olurdu, suları ise meşhurdu. Kaymak donduran çeşmesi, Çerkezpınar, Cırcır Çeşmesi, Şekerpınarı gibi birçok doğal su kaynağı vardı. Ancak bugün bu kaynaklar ya kurudu ya da kullanılmaz hale geldi” diyerek geçmişe duyduğu özlemi dile getirdi




