Milli Mücadele Ruhu -1

Abone Ol

“Ankara’nın ve Ankaralıların benim gönlümde bambaşka bir yeri vardır.” Mustafa Kemal Atatürk
Kurtuluş Savaşımızda verdiğimiz Millî Mücadele ruhunu,Türk Milleti'nin vicdanını dolduran yüksek ve manevi kuvveti, bütün derinlikleriyle anlamak için, Mustafa Kemal Atatürk'ün Büyük Söylev'ini baştan sona kadar duyumsayarak defalarca okumak gerekmektedir.
"Ben, 1919 yılı mayıs içinde Samsun'a çıktığım gün elimde, maddî hiçbir kuvvet yoktu.
Yalnız büyük Türk Milleti'nin soyluluğundan doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevî bir kuvvet vardı.
İşte ben bu ulusal kuvvete,Türk Milleti'ne güvenerek işe başladım... Milletimiz çok büyüktür.Hiç korkmayalım.O ,tutsaklık ve aşağılığı kabul etmez..."
19 Mayıs 1919 'da Samsun'a ayak basan Mustafa Kemal Paşa,arkadaşları ile birlikte ulusundan aldığı yüksek manevî kuvvetle ve ruhla, Erzurum, Sivas Kongrelerini Temsil Heyeti ve halkın temsilcileri ile birlikte yaparak, çalışmalarını olgunlaştırdı ve Amasya Genelgesi ile yapılacak olanları halka duyurdu.
Ankara halkı ve yöneticileri, iş birliği içerisinde, Mustafa Kemal ve Heyet-i Temsiliye’nin Kurtuluş Savaşı ruhunu ve inancını yüreklerinde hissediyorlardı.
Gerekli hazırlıkları yaparak Sivas'a, Mustafa kemal Paşa'nın heyecanla beklenildiğini belirten bir telgraf çektiler.
22 Aralık 1919 'da Sivas'tan ayrılan Mustafa kemal Paşa ve arkadaşları , halkın sıcak ilgi ve coşkusu ile karşılanarak Kayseri,Kırşehir ,Hacı Bektaş ,Balâ yoluyla Dikmen ‘den 27 Aralık 1919'da Ankara'ya ulaştılar.
Üç otomobilden oluşan Temsil Heyeti kafilesini, Vali Vekili Yahya Galip,Kol Ordu Komutanı Ali Fuat Cebesoy ve beraberlerinde bulunan atlı ve yaya binlerce Ankara halkı ve "Yolunda ölmeye geldik" diye Atasına seslenen yiğit seğmenler , heyecan ve coşku içerisinde büyük bir içtenlikle karşıladılar.
Gördüğü manzara karşısında , yüreği duygularla, heyecan, umut ve sevgiyle dolan Mustafa Kemal Paşa, "Cidden fevkalâde, tebrik ederim.
Ankara, hakikaten millî bir merkez haline gelmiş" diye ifade etmiş ve daha sonra , " Bu asil hareketi hiç bir zaman unutmadım ve unutmayacağım...
Ankara'nın ve Ankaralıların, benim gönlümde müstesna bir yeri bulunmaktadır...
Ankara'ya geldiğimden sonraki mücadele hayatımızda, hürriyet ve istiklâl aşığı kahraman Ankaralıların gösterdikleri vefa ve yardımları her zaman minnetle yad ederim...Ben Ankara'yı coğrafya kitabından ziyade tarihte öğrendim ve cumhuriyet merkezi ( Ahi Cumhuriyeti dönemi) olarak öğrendim... Ankara, merkezi hükümettir ve ebediyen merkezi hükümet kalacaktır..." demiştir.
Vehbi Koç'un ifadesiyle o yıllarda Ankara," Her türlü medeni rahatlık unsurundan mahrum,suyu, elektriği olmayan, toz fırtınaları ile tanınmış, ağaçsız,sönük ve küskün bir bozkır."
27 Aralık ruhu, “Ya istiklâl ya ölüm” parolasıyla başlayan Kurtuluş Savaşı’mız meşalesinin Ankara burçlarına dikilmesini ifade eder. Ankara’nın Türkiye Cumhuriyetinin merkezi ,Millî Mücadele'nin kalbi olması demektir.
Tarihten beri millî benliğimizde var olan bağımsızlık ve özgürlük ruhu, Atatürk'ün sözlerinde
Yansıtılmış ve uygulamaları ile hayata geçirilmiştir. Var olmak ve sonsuza dek ayakta kalmak.
Ankara Belediyesi Vasıtasıyla Vatansever Ankara Halkına !
Beni , Ankara'nın yurtsever hemşehrileri arasına girmeye davet suretiyle beliren iltifatınıza en içten şükranımı bildiririm. Sevgili ulusumuzun tüm bir dünyanın düşmanlığına karşı zaferle taçlandırdığı Kurtuluş Mücadelesi tarihinde ANKARA adı en aziz bir yeri koruyacaktır. Bu mücadeleye ilk başladığımız sıralarda bizi kapsayan güçlüğün derecesi hepinizce bilinmektedir. Bazılarınca karşı konulması hemen hemen olanaksız sanılan bu güçlükler karşısında sizler bir dakika duraksamadınız.
DEVAMI YARIN