Nereden isterseniz oradan anlarsınız!

Abone Ol

Cumhurbaşkanı ziyareti; “öncesi” ve “sonrası”na dair Yozgat kamuoyunda çeşitli konular yazıldı çizildi.
Ve çok şey konuşulmaya devam ediyor.
Yazılan, çizilen, yazılmayan ve çizilmeyenleri üst üste topladığınızda tek bir sonuç çıkıyor karşınıza: “Cumhurbaşkanı ziyaretini kim nasıl istiyorsa o şekilde yorumluyor!”
Farklı açılardan nasıl yorumlanıyor bu ziyaret?
Cumhurbaşkanı fabrika kursun,
Cumhurbaşkanı Yozgatlı’nın cebindeki parayı artırsın
Cumhurbaşkanı göçü durdursun
Cumhurbaşkanı Acemi Er Eğitim Birliğini kazandırsın
Bu ve benzeri beklentileri içinde olanlar için ziyaret “boş” bir ziyaret!
Pazar günkü ziyareti başından sonuna takip eden basın mensubu olarak, bu ziyarete dair konuşmayı “yalın” yani boş, ya da “zengin” yani vaatlerle dolu şeklinde yorumlamaktan imtina ettim.
Bu kez Sayın Cumhurbaşkanı, aslında bu güne kadar gerçekleştirdiği Yozgat konuşmalarının çok ötesinde bir konuşma yaptı.
Yozgat’taki mevcut yatırımlar üzerinden dem vuran Erdoğan, isteseydi “Hafif Raylı Sistem” için “verdim gitti” yorumu yapabilirdi.
Ama öyle yapmadı.
AK Parti iktidarı 15 yılda bırakın duble yolları Türkiye’yi baştan aşağıya demir ağlarla örerken Yozgat’ta maalesef yol konusunda sınıfta kaldı.
Ki, Sayın Cumhurbaşkanı buna dair öz eleştiride de bulundu.
Yol konusunda Yozgat’ın yaşadığı mağduriyeti dile getirdi. (Bize kendi sorumluluğunu da hatırlatmak düşer)
Özellikle konuşmasının yatırım ve teşvik noktasında alt yapıyı yapmakla mükellef olan devlet modeli ve Yozgat potansiyeline vurgu yaptı.
Siyasetin polyanacılık yüzünün bittiği mesajı da gizliydi Sayın Cumhurbaşkanının konuşmalarında.
İnceden inceye Yozgat özeline yükledi sorumluluğu.
Ne derece kabul edilir, kabullenilir takdir sizin.
Lakin şu bir gerçek ki, tüm mesele yaşadığımız şehrin potansiyelinin farkında olmak.
Bu söz, bir cumhurbaşkanının ya da Yozgat temsilcilerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Yozgat’ın 15 yılının iyisiyle kötüsüyle sorumlusudur mevcut iktidar.
Tüm mesele nereden baktığınızla alakalı.
Üzüm yemek mi bağcıyı dövmek mi?
Bu ziyarete dair Sayın Cumhurbaşkanına, ‘Evet sorumlunuz’ derken biraz da kendi sorumluluklarımızı hatırlamak gerekiyor.
Unutmayın sorumlu olmak sorgulamamak anlamına gelmez.