Dünya genelinde Avrupa, ABD, Rusya Meksika, Kanada ve Orta Doğu ülkeleri başta olmak üzere 2021 yılı içerisinde meydana gelen yangınlardan milyonlarca hektar ormanlık alan etkilenirken, aktif yangınlarda mücadele devam ediyor.
Avrupa'da ve çevresindeki ülkelerde çıkan orman yangınlarına yönelik uydu görüntülerini ve yangın verilerini paylaşan Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi'ne (EFFIS) göre, Avrupa'da yalnızca 2021 yılı içinde yüzbinlerce hektarlık alan yandı. EFFIS'in verilerine göre, 2021 yılında 43 ülkede toplamda bin 831 orman yangını meydana gelirken, 433 bin 700 hektarlık alan yandı.
Verilere göre, bu yıl içinde Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde bin 74 yangının meydana geldiği ve 190 bin 595 hektar alanın yandığı, AB üyesi olmayan Avrupa ülkelerinde ise 537 yangının meydana geldiği ve 185 bin 805 hektar alanın yandığı belirtildi. EFFIS'in Avrupa'nın komşuları olarak ele aldığı 9 Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkesinde ise 146 yangının meydana geldiği ve toplamda 57 bin 300 hektar alanın yandığı belirtildi.
Orman yangınlarının bugün için en başta gelen nedeni insanların daha fazla tarım arazisi açma isteği. Bu istek doğrultusunda özellikle tropik bölgelerde geniş orman alanları ateşe veriliyor. Bu yanan ormanlardan çıkan karbondioksit, atmosferin daha da fazla ısı tutmasına yol açarak iklim değişikliği problemini körüklüyor.
Ayrıca orman alanlarındaki toprak tarıma fazla elverişli değildir. Yakıldıktan sonra tarım yapılmaya başlanan bölgede ilk birkaç sene yüksek verim alındıktan sonra verim hızla düşer ve ilk sefer ormanı yakarak tarım alanı açanlar bu sefer başka bir bölgeyi yakarak tarıma açma çabasına giriyorlar.
Orman yangınlarına aşırı sıcaklar, yıldırım düşmesi, yanardağ patlaması gibi doğal etkenlerin sebep olmasının yanında başlıca etkenler olarak ihmalkarlık ve dikkatsizlik gösterilmektedir.
Örneğin, ormanlık alanlarda ateş yakılması, ışığı mercek gibi yansıtacak maddeleri ormanlarda unutmak, mangal yakmak amacıyla ateş yakıp söndürmemek, sigara izmaritlerini ormanlık alanlarda bırakmak ve trafoların ihmal edilen bakımlarından dolayı ateş atma sorunları gibi olaylar orman yangınlarına sebep olabiliyor.
Orman yangınlarının sonucunda, ormanda yaşayan binlerce canlı yok oluyor. İklim ve bitki örtüsü bozulduğu için canlı çeşitliliği azalıyor. Bunun yanında, toprağın üst kısmı aşınır ve kullanılamaz hale geliyor. Heyelan oluşumlarında artış gözleniyor. Üstelik, hava, su ve toprak kirleniyor. Yani kısacası, orman yangınlarının sonucunda ormanda bulunan canlı ve cansız her türlü nesne kül olup toprak verimsiz hale geliyor.
Ülkemizin ciğerlerini yakıyorlar! Bunun adı insafsızlık, vicdansızlıktır. Ülkeye ihanettir. Bu vebali kimse taşıyamaz! Ülkeyi çölleştiriyor, milyonlarca canlıları yakıyoruz. Toprağı verimsizleştiriyoruz! Bu vicdansızlığı yapanlar cezasız kalmamalıdır!..
Orman yangınlarına sebep olanlara ağır cezalar verilmeli. Ormanlar kola şişelerinden ve naylon poşetlerden temizlenmeli. İnsanımız bilgilendirilmeli ve orman yangınlarına karşı tedbirler artırılmalıdır. Orman içi yollar açılıp ulaşım kolaylaştırılmalı! Çiftçiler bilgilendirilmeli ve ağır cezalar uygulanmalıdır.
Orman yangınlarını daha ortaya çıkmadan önlemek için alınacak tedbirler: Orman Genel Müdürlüğü, yangın çıkma ihtimali yüksek yerleri tespit edip etkin önlemler almalı.
Ormanda ateş yakılmamalı ve sigara izmaritleri yanık olarak atılmamalıdır. Ormanlara yangın gözetleme kuleleri yapılmalıdır. Ayrıca yangın mevsimi boyunca yangın riski yüksek olan ormanlarda motorize yangın ekipleri bulundurulmalıdır.
Yangın riskinin yükseldiği kurak mevsimlerde gerek duyulursa ormana giriş ve çıkışlar yasaklanmalıdır. Ormanlara cam ve cam kırıkları atılmamalıdır.
Orman yangınlarında görev yapacak personele yangınla mücadele konusunda gerekli eğitim verilmelidir.
Özellikle yangına hassas bölgelerdeki yerleşim birimlerinde oturan halka eğitici ve uyarıcı bilgiler verilmelidir. Yangına zamanında müdahale önemli. Bir yangın durumunda 177 yangın ihbar hattına zaman kaybetmeden haber verilmelidir. Orman yangınları için profesyonel bir ekip kurulup bu ekiple müdahale edilmelidir. Ayrıca bu bölgelerdeki su toplama merkezleri çoğaltılmalı yangına karşı devamlı teyakkuzda bulunulmalıdır.