Dostun sevgisi, dostun yüreğinde gizlenir
Burcu, burcu kokan dost kokusu özlenir
İnsanın öldüğünde, dostluğu daim söylenir
Dost bulmak, olmak gibi zor, Onu bana sor
Gerçek dostlukları koruyabilecek, dost gerek
Fedakârlıktan korkmayıp, parçalanmalı yürek
Derler ya eskidenmiş onlar, yenilerini de görek
Yeniler ise cebine bakar. Ardından da kulp takar
Gerçek dost, dostlukların devamına imkân sağlar
Dostsa dostunun ayrılığına üzülür. hemide ağlar
Kimselere anlatamaz derdini. Kendisini dağlar
Burcu, burcu dostluk kokar. Hasreti Onuda yakar
Dost kelimesi dile kolay. Meşakkati ise zordur
Dostun acısı yakar. Bazen ateş, bazense kordur
Unutulmaması için, yaşarken araştır da sordur
Dostluk kokan dostları, arar oldu dostlarımız
Dostlardan hayli uzak, dost hasretiyle yaşadık
Bazılarını adam sandıkta, canı yürekten okşadık
Maddiyatı öne çıkarttılar, Onuda anında boşladık
Gerçek dostlukları arar oldu, yaşlı gözlerimiz
Bizler ki dostların sevgisini, kalplerimizde gizleriz
Arada sırada da olsa, arar sorar hallerini yoklarız
Açık sözlülüğü sever. Yalaka olanları da paklarız
Coşkunum dosta dostça davran. Dosta can kurban.
Şair Necati Coşkun/ Hatay
SENELER ACIMASIZ SENELER
Acımadan benden bir şeylerimi götürdü
Ben direndikçe önüme engelleri getirdi
Ümidimi kırdı, hayallerimi silip bitirdi
Her yenisi eskisini aratır oldu seneler
Çocukken oyun oynayanlara karışamadım
Bağrına basacak annem ile de tanışamadım
Çocukluğumu dahi çocukça yaşayamadım
Her yenisi bir iz bırakıp geldi geçti seneler
Çocukluktan vazgeçtim, gençliğim olmadı
Etrafımda kol kanat gerecek kimse kalmadı
On sekizim de anladım, henüz çilem dolmadı
Her yenisi yeni çilelerle geldi geçti seneler
Küçük yaşımda kendime gurbeti sıla seçtim
Menfaatçi yakın akrabalardan bile vazgeçtim
İki senedebir köyüm mezarlığında içimi döktüm
Her yenisi eskisini aratır oldu geçti seneler
Şunu öğretti, seversen sende seviliyorsun
Bazı dostunu akrabadan yakın görüyorsun
Onun bir telefon etmesiyle mutlu oluyorsun
Hayata tutunmaya bana öğretti giden seneler
Birde aynaya baktım ki! Hayli yaşlanmışım
O vakit gerçek dostun değerini iyi anlamışım
Ne derseniz deyin dünyanın tadını almamışım
Sabırla mücadeleyle geldi geçti tüm seneler.
Necati Coşkun 08.08.2015
AL BAYRAĞIM
Ey! Burçlarımın dalgalanan süsü
Şehidimin, tabutunun al örtüsü
Senin sayende gururla yaşarım
Uğruna ölüme bile, bile koşarım
Senki yüce Milletimi temsil edersin
Ayınla, yıldızınla renginle güzelsin
Güzelliğin bu âlemde dillere destan
Sana dil uzatanın, yeridir kabristan
Nazlı, nazlı duruşun çok yürekler yakar
Senin o halinle bile, düşmanlar korkar
Esas korkuları, allı beyazlı hoş rengin
Dünyada aramakla bulunmaz dengin
Düğünlerde bayramlarda, evleri süsler
Sana kim yan bakar, sana kim kin besler
Senin için seve, seve canımı veririm
Sakin duruşunla, korkumdan eririm
Rengin şehitlerimin akan al kanından
Hilalin İslam, yıldızın ise atamdan
Benim korunacak, yüce mirasımsın
Senki, ay yıldızlı benim bayrağımsın
Kurban olayım, hiç durmadan dalgalan
Şehitlerimin kanlarıdır, hep seninle olan
Şehitlerime gazilerime fatihamı okurum
Dünya durdukça, seni bağrımda korurum.
Necati Coşkun 22.10.1986
GÜLÜM BENİM
Benim baharım, hem yazımsın
Bir ömür, içimdeki sızımsın
Sen daha, bana çok lazımsın
Üzülme sen, mutluyum gülüm
Sen varken oldu, bağım bostanım
Sen ki benim şiirim ve destanım
Doktorumsun, bende hastanım
Yeter ki üzülme, mutluyum gülüm
Bir umut gibiydin, burada özlenen
Abu hayat suyu gibiydin, gözlenen
Bir gonca gülümsün, içimde gizlenen
Sen üzüldükçe, ben eririm gülüm
Bir kervanla gidip, kondun o hana
Kuruyan dal, gelir mi tekrar cana
Hakkım binlerce, helal olsun sana
Gözün arkada kalmasın, ah gülüm
Bana canım, canım diye söyleyen
Sevgisini hep, içerisinde gizleyen
Her zaman, sağlık mutluluk dileyen
Coşkundan terettüt ün olmasın gülüm
Şair Necati Coşkun 04.03.1999
ÖĞRENEMEDİM
Kenarda duyarsızca kalmayı
Birilerinin has adamı olmayı
Göstermelik hatırlar sormayı
Bu yaşa geldim öğrenemedim
İnsanlara suratımı asmayı
Onlara kem gözle bakmayı
Taparcasına taraf tutmayı
Bu yaşa geldim öğrenemedim
Bol keseden atıp ta tutmayı
Doğru sözlere yalan katmayı
Yol arkadaşlarımı da satmayı
Bu yaşa geldim öğrenemedim
Birilerinin sırtından geçinmeyi
Doğruları duyunca gücenmeyi
Kuzu postuna girip bürünmeyi
Bu yaşa geldim öğrenemedim
Çıkarımı gözeterek el açmayı
Bazı sevdiklerimden kaçmayı
Etrafa sahte gülücükler saçmayı
Bu yaşa geldim öğrenemedim
Hep istedim arkalarda durmak
Dostlarımın yanında bulunmak
Onların gönlünde taht kurmak
Bir türlü onu da öğrenemedim.
Şair Necati Coşkun’u Rahmetle Anıyoruz.