Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) yurt dışından ilaç temin süreçlerinde köklü bir değişikliğe giderek “dinamik alım sistemi”ni devreye aldı. Yeni modelle birlikte hem ilaç tedarikinde hızın artırılması hem de kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması hedefleniyor. Sistem, özellikle yüksek maliyetli ilaçlara erişimde süreci yeniden şekillendirecek.
Yurt dışı ilaç alımında yeni yapı
Yeni düzenleme kapsamında yurt dışından temin edilecek ilaçlar artık özel olarak oluşturulan “Yurt Dışı İlaç Alım Komisyonu” tarafından yönetilecek. Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde faaliyet gösterecek komisyon, ihtiyaç miktarı, bütçe durumu, ilacın aciliyeti ve tedarik koşullarını birlikte değerlendirerek alım planlarını belirleyecek.
Karar süreçlerinin oy çokluğuyla alınacağı, son onayın ise ihale yetkilisinde olacağı belirtildi. Böylece hem denetim mekanizmasının güçlendirilmesi hem de süreçlerin daha şeffaf hale getirilmesi amaçlanıyor.
Rekabetçi ve tüm firmalara açık sistem
Yeni modelde dikkat çeken en önemli değişikliklerden biri de sistemin tamamen rekabete açık hale getirilmesi oldu. Ön yeterlilik şartlarını karşılayan tüm firmalar sürece dahil olabilecek. İlk aşamada fiyat teklifleri alınmayacak, ikinci aşamada ise fiyat ve teknik kriterler birlikte değerlendirilecek.
En avantajlı teklif sahibi firma ile sözleşme imzalanacak. Gerekli durumlarda açık ihale, pazarlık usulü ve doğrudan temin yöntemlerinin de devreye alınabileceği ifade edildi.
600 milyar TL’lik ilaç harcamasına dikkat çekildi
SGK verilerine göre 2025 yılında ilaç harcamalarının 411,6 milyar TL seviyesinde gerçekleştiği, 2026 yılında ise bu rakamın yaklaşık 600 milyar TL’ye ulaşmasının beklendiği açıklandı. Kurumun eşdeğer ilaç uygulamaları sayesinde ciddi tasarruf sağladığı da vurgulandı.
Yetkililer, yeni sistemle birlikte hem maliyetlerin düşürülmesini hem de hastaların ihtiyaç duyduğu ilaçlara daha hızlı erişmesini hedeflediklerini belirtiyor.
Şeffaflık ve hız hedefi
Yeni düzenlemede tüm alım işlemlerinin en geç 15 iş günü içinde Kamu İhale Kurumu’na bildirilmesi zorunlu olacak. Ayrıca firmalardan en az yüzde 3 oranında geçici teminat alınacak.
Uzmanlara göre bu yeni model, Türkiye’de kamu ilaç alım sisteminde hem şeffaflık hem de rekabet açısından önemli bir dönüşümün başlangıcı olabilir.




