Sorgun Belediyesi’nin kendi imkânlarıyla kurduğu dekoratif ürünler atölyesi, kentin mimari ve estetik dokusuna önemli katkılar sunuyor. Atölyede görev yapan teknik ekip tarafından tasarlanan heykel ve dekoratif yapılar; parklar, meydanlar ve sosyal alanlarda kullanılarak şehir estetiğini güçlendiriyor. Kuvars malzeme kullanılarak üretilen eserlerin yaklaşık 4 bin yıl ömürlü olduğu belirtiliyor.
Sokak aydınlatmaları, çeşmeler, taksi durakları, satış ofisleri ve çeşitli mimari tasarımlar atölyede tamamen belediye imkânlarıyla hazırlanıyor. Bu sayede hem özgün hem de piyasaya göre çok daha düşük maliyetli sanat eserleri ortaya çıkarılıyor. Kent dokusuna uygun olarak tasarlanan çalışmalar, Sorgun’un görsel zenginliğini artırmayı hedefliyor.
“Bu Eserler Tamamen El Sanatı”
Atölye sorumlusu Heykeltıraş İsmail Bolat, üretilen eserlerin teknik ve sanatsal özelliklerine dikkat çekerek, “Birbirine geçmeli kilit sistemiyle yapılıyor. Kuvars çalışması bunlar ve yaklaşık 4 bin yıl ömürleri var. Roma başlığının alt kaidesi Selçuklu modelinde işlendi. Tamamen el işçiliği ve bize özgü bir malzeme” dedi. Bolat, bu alanda yaklaşık 8 yıldır çalıştığını ve önümüzdeki süreçte kalıpların alınacağını ifade etti.
Yurt Dışından Yoğun Talep Var
Üretimlerin Avrupa’dan da büyük ilgi gördüğünü belirten Bolat, normal şartlarda milyon dolarlara mal olan eserlerin belediye tarafından çok daha düşük maliyetlerle üretildiğini söyledi. “Bir direğin işlenmesi ve başlıklarının yapılması yaklaşık 1 milyon dolar. Bugünkü teknolojiyle bile bu hassasiyet yakalanamıyor. Şu anda Avrupa’dan çok ciddi talepler var. Almanya, Fransa, Hollanda ve Bosna Hersek’e gönderilecek eserlerimiz bulunuyor” diye konuştu.
Türkiye’nin Merkezi Vurgusu ve İlber Ortaylı Heykeli
Tasarlanan eserlerde tarih ve kültüre özel vurgu yaptıklarını ifade eden Bolat, taksi durağı ve satış ofisi gibi yapıların binlerce yıl ayakta kalabilecek şekilde tasarlandığını söyledi. Dünya haritası üzerinde Türkiye’nin merkezine Yozgat’ı, Yozgat’ın merkezine ise Sorgun’u işaret ettiklerini belirten Bolat, İlber Ortaylı heykelinin de bu anlayışın bir parçası olduğunu dile getirdi.