Çalıştayda yapılan sunumlarda, Yozgat ve çevresinin tarih boyunca ciddi kuraklık süreçleriyle karşı karşıya kaldığı vurgulanırken, iklim oynaklığının yeni değil, yüzyıllardır süregelen bir gerçek olduğu ifade edildi.
Çalıştayda konuşan ve Boğazkale’deki Hattuşa Antik Kenti kazılarına başkanlık eden Prof. Dr. Andreas Scachner, yaptığı sunumda Boğazkale–Yozgat hattında yaşanan tarihi kuraklıkları çarpıcı verilerle ortaya koydu. Scachner, özellikle 1890’lı yıllarda Yozgat ve çevresini etkileyen üç yıl süren büyük kuraklığa dikkat çekerek, bu süreçte yüz binden fazla insanın açlık nedeniyle hayatını kaybettiğini hatırlattı.
Bu örneğin, Anadolu’nun iklim geçmişini anlamak açısından son derece önemli olduğuna vurgu yapan Scachner, bölgenin tarih boyunca iklim dalgalanmalarına açık olduğunu belirtti.
“Yozgat’ta Kuraklık Yeni Değil, Etkileri Daha Sert”
Scachner, Anadolu’nun her dönem iklim değişkenliğine maruz kaldığını belirterek, asıl farkın günümüzde yaşanan kuraklıkların ani ve sert etkiler taşıması olduğunu ifade etti. Yozgat özelinde konuşan Scachner, Boğazkale, Budaközü Havzası ve Yozgat merkezi arasında bile ciddi iklimsel farklılıklar yaşanabildiğini söyledi.
Bu durumun, kuraklıkla mücadelede yerel ve bölgesel planlamanın önemini bir kez daha ortaya koyduğuna dikkat çekildi.
Yozgat İçin Su Yönetimi Hayati Öneme Sahip
Çalıştayda ele alınan değerlendirmelerde, Yozgat’ın tarım, hayvancılık ve kırsal yaşam açısından su kaynaklarına bağımlı bir yapıya sahip olduğu vurgulandı. İklim değişikliğiyle birlikte yağış rejimlerinin değişmesi, buharlaşmanın artması ve yer altı sularının azalması, Yozgat için kuraklık riskini daha görünür hale getiriyor.
Uzmanlar, özellikle sürdürülebilir su yönetimi, bölgesel analizler ve bilimsel veriye dayalı planlamaların Yozgat için kaçınılmaz olduğunu dile getirdi. Hititler döneminden Osmanlı’ya, oradan günümüze uzanan kuraklık verilerinin Yozgat özelinde önemli dersler sunduğu belirtilirken, modern imkanların bu riskleri azaltmada avantaj sağladığına da dikkat çekildi. Ancak uzmanlar, bu avantajların doğru planlama ve bilinçli kullanım olmadan yeterli olmayacağı uyarısında bulundu.