Ülkemiz zengin su kaynaklarına sahip bir ülke olmadığından bu sene yine yağışların az olması barajlarda ve sulama göletlerinde su seviyesi tabanlara kadar ulaştı. Yıllardır baraj altında kalan köyler meydana çıkmaya başladı. Kuraklık aslında normal ve tekrarlayan bir iklim olayıdır. Küresel iklim değişikliğinin sonucu dünyanın birçok bölgesinde artan sıcaklıklar ve azalan yağışlar, kuraklık olaylarının artmaya başladığını dünyanın çölleşmeye doğru gittiğini göstermektedir. Kuraklığın sebeplerinden bir tanesi de ormanların yok edilmesidir. İnsanoğlu kendi sonunu kendi eliyle hazırlıyor. Ormanları yeşil alanları tek tek yok ediyor. Son zamanlarda ağaç dikme ve yeşil alan konusunda daha bilinçli çalışmalar başlatıldı. Ağaçlar, bir memleketin doğal zenginlikleridir. İnsanlara ve yurda büyük yararları vardır. Ağaç, tabiatın süsüdür. Allah'ın insanlara bir lütfudur. Bizde ağaç sevgisi, köklü, gelenekleşmiş bir sevgidir. Deyimlerimizde şiir ve türkülerimizde bu sevginin göz alıcı izlerine rastlamak mümkündür. Ağaçların ve ormanların hem dünyaya hem insanlara hem de bütün canlılara faydası vardır. İklimlerden yaşam alanlarına yararları saymakla bitmez. Bu nedenle ağaç dikimi ve ormanların korunması için devamlı olarak bilgilendirme çalışmaları yapılmaktadır. Bilinçsizce kesilen ağaçların dünyanın dengesini etkilediği herkes bilinmektedir. İhtiyaç olmadan sadece çıkar amaçlı kesilen yüzbinlerce ağaç vardır. Bu ağaçlar kolay yetişmemektedir. Peygamber efendimiz (S.A.V.) bir hadisi şeriflerinde “Kıyametin koptuğunu görseniz de elinizdeki fidanı dikin" derken yeşile, doğaya ve ormana verilen önemi ortaya koymuştur. Yine Fatih Sultan Mehmet Han “Ormanlarımdan bir yaş dal kesenin başını keserim” demiştir. İnsanoğlu gereksiz ve bilinçsiz ağaç kesimi yaptığı sürece kendi sonunu hazırladığını bilmelidir. Her canlının yaşam hakkı vardır. Fakat bunlardan ağaçların ve ormanların sadece kendilerine değil tüm dünyaya fayda verdiğini unutmamak gerekir. Allah’u Teâlâ yeryüzünü bir nizam üzere yaratmıştır. Kesilen her ağacın aslında insanları yok etmeye çalışmaktan farkı yoktur. Bazen kendi kendime soruyorum bu hadisi şerifi ne kadar anladık ne kadar yaşıyoruz. Yozgat’tan Ankara’ya kadar gidip gelenler dikkat ettiniz mi acaba dağlarda bir tane dikili ağaç yok. Karayolu üzerinde her gidiş ve gelişimde dağlara bakar ve düşünürüm. Bu dağlarda ağaç mı yetişmiyor yoksa yetişen de kesilip yakılıyor mu? Yaşı kestik şimdi yağmur ve kar için dua ediyoruz. Ne yaptık ta ne istiyoruz? Yozgat’ta bir çamlığımız var orası da belki Milli park olarak korunmasa oda yok olup gidecekmiş demek ki.
Yozgat’ı istesek dünyanın en yeşil kenti yapabilir miyiz evet mümkün hayal değil sadece içinde yaşayan insanların gayret ve dirayeti ile olabilecek bir iştir.
Bunun hem dini hem de ahlaki birçok yönü vardır. Bir kimse vefat etse dikmiş olduğu ağaçtan insanlar ve hayvanlar istifade ettiği sürece sevap almaya devam eder. Dikilen ağaçlar da sadaka-i cariye hükmündedir. Toprağını kaybetmek istemiyorsan ormanını kaybetmeyeceksin. Hayallerimizi gerçekleştirmek için gelecek nesillere daha güzel bir yurt bırakmak için gayret ve azim ile fidanlarımızı dikelim, oranlarımızı koruyalım. Birbirimize ve gelecek nesillerimize en güzel hediye fidan dikmek olacaktır. 2021 yılına girerken önümüzdeki yılın hayırlar getirmesi en büyük dilek ve temennimizdir.