Anadolu’nun bereketli toprakları, göç yollarından süzülüp gelen eşsiz bir tarım mirasına ev sahipliği yapıyor. Çakırhacılı köyü sakinlerinden Hasan Çetin, dedelerinden devraldığı ata tohumu geleneğini sürdürerek hem biyolojik çeşitliliğe hem de yerel kültüre büyük bir katkı sağlıyor. 1978 yılından bu yana her mevsim toprağa düşen bu özel tohum, "Sarı Dolma" adıyla Çetin ailesinin sofralarından eksilmiyor.
Hasan Çetin’in yetiştirdiği bu özel biber türü, alışılmışın dışındaki büyüme biçimiyle görenleri hayrete düşürüyor. Klasik biber çeşitlerinin aksine, Sarı Dolma biberinin sap kısmı aşağıda kalırken, meyvesi dalların üzerinde yukarıya doğru boy veriyor. Bu kendine özgü fiziksel yapısı, meyvenin güneşle doğrudan temasını ve gelişimini diğer türlerden ayırarak bu ata tohumuna karakteristik bir kimlik kazandırıyor.

Mersin’in Tecrübesi Çakırhacılı’nın Toprağıyla Buluştu
Tarım konusundaki tutkusunu profesyonel deneyimle pekiştiren Hasan Çetin, bir dönem Mersin’deki modern seralarda çalışarak bahçecilik teknikleri üzerine uzmanlaştı. Akdeniz’in tarım vizyonunu köyündeki geleneksel yöntemlerle harmanlayan Çetin, ata tohumunun en verimli şekilde yetişmesi için bilgi birikimini seferber ediyor. Geleneksel tarımın modern tekniklerle desteklenmesi, 48 yıllık bu mirasın hayatta kalmasındaki en büyük etkenlerden biri olarak öne çıkıyor.
Gelecek Nesillere Bir "Tohum" Borcu
Yerel üretimin ve özgün tohumların korunmasının stratejik önemine dikkat çeken Çetin, her yıl düzenli olarak yaptığı ekimlerle bu zincirin halkalarını eklemeye devam ediyor. Çakırhacılı köyünde sessiz sedasız yürütülen bu üretim faaliyeti, endüstriyel tarımın tek tipleştirici etkisine karşı yerel gen kaynaklarının savunulması açısından örnek bir model teşkil ediyor.
Hasan Çetin, "Sarı Dolma"nın sadece bir sebze değil, geçmişin anılarını ve dedelerinin emeğini taşıyan bir emanet olduğunu vurgulayarak, bu mirası kendisinden sonrakilere de devretmekte kararlı.





