Gürkan, “Asgari ücret daha çalışanların cebine girmeden eridi” ifadelerini kullandı.

“Keşke Vermeselerdi” Tepkisi Yaygın
Sahada kadınlarla birebir temas halinde olduklarını belirten Gürkan, asgari ücret artışına yönelik memnuniyetsizliğin düşündürücü boyutta olduğunu ifade etti.
“Gittiğimiz her yerde kadınlar, ‘Keşke vermeselerdi’ diyor. Çünkü verilen zam daha maaşlar yatmadan fiyat artışlarıyla yok oldu” dedi.
Açlık Sınırının Altında Kalan Ücret
Açıklanan asgari ücretin, güncel açlık sınırının gerisinde kaldığını vurgulayan Gürkan, bu durumun temel ihtiyaçların karşılanmasını zorlaştırdığını dile getirdi.
“Bugün açlık sınırı 30 bin liranın üzerine çıkmış durumda. Açıklanan ücret ise daha ilk günden bu sınırın altında kaldı. Bu tablo, dar gelirlinin yaşam mücadelesini daha da ağırlaştırıyor” şeklinde konuştu.
Etiketler Bir Gecede Değişiyor
Temel gıda ürünlerindeki hızlı fiyat artışlarına dikkat çeken Gürkan, market raflarındaki değişimin aile bütçelerini sarstığını söyledi.
“250 lira olan bir kaşar peynirin bir gecede 390 liraya çıktığını görüyoruz. Etiketler adeta yarışıyor. Bu artışlar karşısında maaş artışlarının hiçbir anlamı kalmıyor” ifadelerini kullandı.
“Bir Tencere Çorba Kaynayacak mı?”
Ekonomik krizin en ağır yükünü kadınların taşıdığını belirten Gürkan, annelerin günlük kaygılarının artık temel beslenme üzerinden şekillendiğini vurguladı.
“Kadınlar her gün ‘Çocuğuma ne yedireceğim, evde bir tencere çorba kaynayabilecek mi?’ diye düşünüyor. Bu sadece ekonomik kriz değil, doğrudan bir yaşam krizidir” dedi.
“Enflasyon Mutfakta Hissediliyor”
Fiyat artışlarının kontrol altına alınamadığını savunan Gürkan, enflasyonun özellikle gıda ürünlerinde çok daha sert hissedildiğini söyledi.
“Enflasyon rakamlardan ibaret değil, mutfakta yaşanıyor. Bu tabloyu izlemekle yetinen bir anlayış var. Olan yine dar gelirliye, yine kadına oluyor” diyerek açıklamasını tamamladı.




