1999 Marmara Depremi, Türkiye’nin yakın tarihindeki en büyük felaketlerden biri olarak kayıtlara geçti. Depremin hemen ardından dünyanın dört bir yanından yardım teklifleri gelirken, ABD donanmasına ait yaklaşık 2 bin kişilik tam donanımlı bir hastane gemisinin Türkiye’ye gönderilmek istenmesi uluslararası basında geniş yer buldu.
O dönemde Sağlık Bakanı olan Osman Durmuş, söz konusu geminin Türk karasularına girişine izin vermedi. Durmuş, kararına gerekçe olarak geminin “iyi niyetli olmayabileceği” yönündeki güvenlik şüphelerini dile getirdi. Bu tavır, bir kesim tarafından milli refleks ve devlet aklı olarak değerlendirilirken, diğer kesim tarafından ise deprem gibi büyük bir afette dış yardıma kapıların kapatılması şeklinde eleştirildi.
Kan Örnekleri ve “DNA Operasyonu” Tartışması
Aynı yıllarda kamuoyunu meşgul eden bir diğer başlık ise Oktar Babuna olayı kapsamında Türkiye genelinde toplanan on binlerce kan örneği oldu. Osman Durmuş, bu süreçte yaptığı açıklamalarda söz konusu kan toplama faaliyetlerinin bir “DNA operasyonu” olabileceği yönünde sert uyarılarda bulundu.
O dönem birçok çevre tarafından bu açıklamalar “abartılı” ya da “komplo” olarak nitelendirilse de, yıllar sonra genetik veri güvenliği, biyoteknoloji ve kişisel sağlık verilerinin korunması gibi konular küresel gündeme oturunca, bu uyarılar yeniden hatırlanmaya başladı. Toplanan kan örneklerinin akıbeti ise uzun süre kamuoyunda net bir şekilde açıklığa kavuşmadı.
Küresel Aşı Politikalarına Karşı Çıkış
Osman Durmuş’un tartışmalı çıkışları 2009’daki domuz gribi sürecinde de devam etti. Küresel ilaç şirketleri ve aşı politikalarına yönelik eleştirileri, hem Türkiye’de hem de uluslararası çevrelerde yoğun tepki çekti. O dönem sert biçimde eleştirilen bu açıklamalar, pandemi sonrası dönemde küresel sağlık sistemleri, ilaç lobileri ve şeffaflık tartışmalarının artmasıyla birlikte yeniden gündeme taşındı.
Küresel Güç Ağları ve Güncel Tartışmalar
Son yıllarda Epstein dosyaları, biyoteknoloji yatırımları ve küresel veri ağlarına ilişkin tartışmaların yeniden alevlenmesi, geçmişte yapılan bu uyarıların farklı bir perspektiften değerlendirilmesine yol açtı. İnsan bedeni, genetik veri ve küresel çıkar ilişkileri ekseninde yürütülen tartışmalar, Osman Durmuş’un yıllar önce aldığı kararların bugün hâlâ konuşulmasının temel nedenlerinden biri olarak görülüyor.
Hafızalardan Silinmeyen Bir İsim
Yozgat sevdalısı ve vatansever kimliğiyle tanınan merhum Osman Durmuş, özellikle kriz dönemlerinde aldığı cesur ve tartışmalı kararlarla anılmaya devam ediyor. Reddedilen hastane gemisi, kan örnekleri süreci ve küresel sağlık politikalarına yönelik sert çıkışlar, aradan geçen yıllara rağmen Türkiye’nin yakın siyasi ve sağlık tarihindeki yerini koruyor.