Gazetemizin bugünkü manşetinde de okuduğunuz üzere Resmi Gazete’de bir karar yayımlandı. söz konusu karara göre Yozgat’ın bir çık şehirle birlikte mega sanayi alanları kapsamına alındı ki, bu uzun yılladır özellikle ‘savunma sanayi’ olarak şehrin gündemini epeyce meşgul etti.
Yozgat’ın ‘mega sanayi alanları’ kapsamına alınması, ilk bakışta teknik ve bürokratik bir gelişme gibi görünüyor olabilir. Oysa bu karar, doğru okunursa Yozgat’ın geleceğini doğrudan etkileyecek stratejik bir kırılma noktası. Burada asıl sormamız gereken soru ise Şu: Bu karar Yozgat’a ne getirir, ne götürür ve biz bu süreci nasıl yönetiriz?
Öncelikle şunu net söyleyelim ki bu karar, Yozgat için sadece yeni fabrikalar demek değil, istihdam, nüfusun yerinde tutulması, göçün tersine dönmesi ve ekonomik çeşitlilik de demektir. Yıllardır “gençlerimiz neden gidiyor?” sorusunu sorduk. Cevabı ortada: İş yok, umut yok, gelecek görünmüyor. Mega sanayi alanları, tam da bu noktada Yozgat’ın kaderini değiştirebilecek bir kapı aralıyor.
İkinci olarak bu hamle, Yozgat’ı Anadolu’nun üretim zincirine güçlü bir şekilde ekleyebilir. Savunma sanayi, orta ve yüksek teknoloji üretimi, lojistik ve yan sanayi yatırımları sadece merkezde değil, ilçelerde de yeni ekonomik hareketlilik anlamına gelir. Bu da esnafın iş yapması, tarımın sanayiyle entegre olması ve şehir ekonomisini canlanması demek.
Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var. Sanayi alanı ilan edilmek tek başına yeterli mi? Eğer bu süreç plansız, denetimsiz ve şehrin özel ve yerel ihtiyaçları gözetilmeden yürütülürse Yozgat betonlaşan ama zenginleşmeyen bir şehir haline de gelebilir. Bu noktada ise niteliksiz iş gücü, çevresel riskler ve şehir altyapısının yetersizliği gibi sorunlar şimdiden ciddiyetle ele alınması gereken diğer önemli başlıklar olarak öne çıkıyor diyebiliriz.
Bu noktada sorumluluk sadece Ankara’da değil, Yozgat’ta. Siyasetçisinden yerel yöneticisine, üniversitesinden iş dünyasına kadar herkesin aynı masada buluşması gerekiyor. Eğitim altyapısı, meslek liseleri, üniversite-sanayi iş birlikleri bu sürecin olmazsa olmaz demir başlarıdır.
Aksi halde yatırımlar gelir ama katma değer başkalarına gider.
Özetle bu karar Yozgat’a büyük bir fırsat getiriyor. Ama fırsatlar, hazırlıklı olana yarar. Eğer Yozgat bu süreci akılcı, ortak akılla ve uzun vadeli bir vizyonla yönetirse yıllardır konuştuğumuz kalkınma nihayet somut bir gerçeğe dönüşebilir. Aksi halde bu da “kaçırılan bir şans” olarak hafızalara kazınıp, Yozgat’ın tozlu raflarına kaldırılır.
Tercih bizim.