Bozok Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Özalp, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın geldiği noktayı değerlendirdi. Özalp, Trump yönetiminin İran’da hızlı ve düşük maliyetli bir zafer elde edileceğine dair hesaplarının tutmadığını ifade etti:
"Trump, 2001’de Afganistan’a gidişi ve 2011’de Libya, Suriye ve Venezuela’daki müdahaleler gibi İran’da da kolay bir zafer alabileceğini düşündü. Hamaney’i etkisiz hale getirip İran halkının Amerika’ya teslim olacağını hesapladı. Ancak Hamaney’in ölümü İran halkında rejim yanlısı birliği güçlendirdi. ABD, Orta Doğu’da büyük kayıplar vermekte ve Trump’ın istediği sonuç mümkün gözükmüyor."
Özalp, ABD’nin İran’da stratejik bir yanılgı yaptığını ve Orta Doğu bataklığında duvara tosladığını vurguladı.
Hürmüz Boğazı ve Enerji Güvenliği
Doç. Dr. Özalp, Hürmüz Boğazı’nın savaşın seyrini belirlemede kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Boğazın kapanmasının petrol fiyatlarını dramatik şekilde artıracağını ifade eden Özalp, enerji tedarikinin güvenliği ve çeşitliliğine dikkat çekti:
"Dünyada tüketilen enerjinin yüzde 50-55’i petrol ve doğalgazdan sağlanıyor. Fosil yakıtlar hâlâ toplumların refah seviyesi için kritik. Enerjinin güvenli kaynaklardan ve sürdürülebilir güzergâhlardan sağlanması lazım. Hürmüz Boğazı’nın kapanması petrol fiyatlarını 200 dolara kadar çıkarabilir."

ABD’nin Hürmüz Boğazı Kontrolü Mümkün Değil
Dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’sinin Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini belirten Özalp, ABD’nin savaşı kazanabilmesi için bu stratejik noktayı kontrol etmesi gerektiğini ifade etti:
"Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerjinin yüzde 80’i Asya Pasifik ülkelerine, yüzde 20’si Avrupa’ya gidiyor. ABD’nin bu savaşı kazanabilmesi için Boğaz’ı kontrol etmesi şart, ancak bu mümkün değil. İran füzeleri ABD gemilerini hedef alırsa, bu ABD kamuoyunda büyük infiale yol açar."
Özalp, ABD uçak gemilerinin Boğaz’a yaklaşmasının ciddi risk taşıdığını ve Amerikan iç siyasetinde olumsuz sonuçlar doğuracağını da vurguladı.
Savaş ve Küresel Hegemonya Mücadelesi
Doç. Dr. Özalp, savaşın yalnızca İran ile ABD-İsrail arasında olmadığını, küresel hegemonya savaşlarının da yürütüldüğünü belirtti: "Savaşın seyri belirsiz. Ülkeler üstünlük sağlamaya çalışıyor. 20. yüzyılda kurulan denge çöktü, 21. yüzyılda henüz yeni bir denge oluşmadı. ABD, Orta Doğu’daki müdahaleleriyle hem ekonomik hem de askeri anlamda ağır yükler altında."
Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve petrol fiyatlarının yükselmesi, ABD’nin iç kamuoyunu da etkiliyor. Özalp, Amerikan vatandaşlarının artan enerji maliyetleri nedeniyle rahatsız olacağını ve yaklaşan ara seçimlerde Trump’ın risk altında olduğunu belirtti.
"Petrol fiyatları yüksek seyrederse, ABD’de hayat pahalılığı artacak ve Kasım’daki ara seçimler için Trump açısından olumsuz olacak. Bu savaş sadece bölgesel değil, küresel bir güç mücadelesi."




