Aydoğmuş, söz konusu kararın ciddi bir emsal riski taşıdığını ifade etti.
Yozgat’ta siyasi gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aydoğmuş, yargı kararlarının seçim süreçleri ve demokratik meşruiyet üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, tartışmanın geniş bir toplumsal boyut kazandığını söyledi.
Aydoğmuş, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından onaylanmış ve kesinleşmiş seçim süreçlerinin yıllar sonra mahkeme kararlarıyla tartışmaya açılmasının hukuk devleti açısından risk oluşturduğunu ifade etti.
“YSK’nın onay verdiği ve mazbatası teslim edilmiş bir iradenin yıllar sonra tartışmaya açılması, gelecekte farklı seçim sonuçlarının da benzer şekilde sorgulanabileceği endişesini doğurur,” dedi.
“Geriye Dönük İptaller Hukuka Güveni Sarsıyor”
Son dönemde geriye dönük verilen iptal kararlarının toplumda güvensizlik oluşturduğunu belirten Aydoğmuş, bunun demokrasiye zarar verdiğini savundu.
Diploma iptali ve mazbata tartışmalarına da değinen Aydoğmuş, “Yıllar sonra yapılan iptaller hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmaz. Bu durum toplumda ciddi bir güven sorunu oluşturur,” ifadelerini kullandı.
“Suç Şahsidir, Toplumsal İrade Cezalandırılamaz”
Seçim süreçlerine ilişkin değerlendirmelerinde bireysel hataların tüm siyasi yapıya mal edilemeyeceğini belirten Aydoğmuş, suçun şahsiliği ilkesine dikkat çekti. “Eğer bir usulsüzlük iddiası varsa bu bireysel olarak değerlendirilmelidir. Milyonlarca insanın iradesi tekil hatalar üzerinden yok sayılamaz,” dedi. Sürecin siyasi sonuçlarına da değinen Aydoğmuş, yaşanan tartışmaların CHP içinde birlik ve dayanışmayı artırdığını öne sürdü.
Parti içi reflekslerin güçlendiğini belirten Aydoğmuş, “Bu tür müdahaleler siyasi hareketleri zayıflatmak yerine daha da kenetlendirir,” değerlendirmesinde bulundu.
“Demokrasiye Müdahale Algısı İktidara Zarar Verir”
Açıklamasının devamında Aydoğmuş, bu tür kararların siyasi sonuçlarına dikkat çekerek iktidarın demokrasi algısının zarar görebileceğini ifade etti. “Millet iradesine yönelik her müdahale toplumsal vicdanda karşılık bulur. Bu tür süreçler iktidara siyasi fayda değil, demokratik güven açısından zarar verir,” dedi.
“Türkiye’nin İhtiyacı Güçlü Hukuk ve Demokrasi”
Açıklamasının sonunda Türkiye’nin temel ihtiyacının güçlü demokrasi ve bağımsız hukuk sistemi olduğunu vurgulayan Aydoğmuş, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin ihtiyacı yargı üzerinden siyaset dizaynı değil; güçlü demokrasi, hukuk güvenliği ve millet iradesine saygıdır. Sandıktan çıkan iradenin korunması hepimizin ortak sorumluluğudur.”





