Kurduğu vakıf ve her yıl düzenlediği iftar organizasyonlarıyla Yozgat’ta yardımlaşma ve dayanışma kültürünü güçlendiren Özışık, memleket sevgisinin önemine dikkat çekti.
Yozgat’ın dünyaya açılan kapısı Çamlık TV Ramazan Özel programlarında Yozgat’ı aynı ekran başında bir araya getirmeye devam ediyor. Tarık Yılmaz ve Basri Akdağ’ın sunduğu programın ilk konuğu hayırsever iş insanı Zafer Özışık oldu.
Yozgat dışına çalışmak için giden hemşehrilerine seslenen Özışık, zekât ve fitrelerin memleketteki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasının önemini vurguladı. İletişim imkânlarının kolaylaştığını hatırlatan Özışık, “Bir kardeşiniz olarak sizlerden ricam; köyünüzü, mahallenizi, akrabanızı unutmayın. Gücünüz varsa zekâtınızı, fitrenizi memleketinize gönderin. İhtiyaç sahibine ulaşmak artık çok kolay. Yeter ki Yozgat hatırlansın” dedi.
Yozgat insanının saf, temiz ve vatanına bağlı olduğunu ifade eden Özışık, “Yozgat garip ama gönlü zengin bir şehir. Mütevazı yaşamak en büyük şöhrettir” sözleriyle memleketine duyduğu bağlılığı dile getirdi.
Vakfın İsmi Babasından
Özışık, kurduğu vakfın adının babası Dursun Ahmet Özışık’ın lakabından geldiğini anlattı. Şoförlük yaptığı dönemde yardımseverliğiyle tanınan babasına “Vakıf Ahmet” lakabının takıldığını belirten Özışık, bu ismi yaşatmak için vakfa aynı adı verdiklerini söyledi.
Babasını 20 yaşında kaybettiğini ifade eden Özışık, onun bıraktığı manevi mirası sürdürdüklerini vurguladı: “Rahmetli babam yolda kalanı, parası olsun olmasın herkesi taşır, yardımcı olurdu. Rabbim bize muhtaç etmeyecek kadar verdi, biz de verilen nimeti paylaşmaya devam ediyoruz.”

Yozgat’ta Ramazan Geleneği: Vakıf Sofrası
Her yıl Ramazan ayında Yozgat’ta iftar sofraları kurduklarını belirten Özışık, bu geleneğin artık şehirle özdeşleştiğini söyledi. Ramazan boyunca açık olacak GİMAT Vakıf Sofrası’nda ihtiyaç sahibi olan ya da olmayan herkesin aynı sofrada buluşabildiğini kaydetti.
Eski Askerlik Şubesi karşısında, GİMAT üzerinde kurulan sofrada dayanışma ruhunun yaşatıldığını belirten Özışık, “Parası olan da olmayan da gelsin. Bu atmosferi herkes teneffüs etsin. Ramazan paylaşma ve bereket ayıdır. Aynı sofrada buluşmanın manevi değeri çok büyük” dedi.
“Kalbimiz de Kazancımız da Yozgat’ta”
Yardım faaliyetlerinin temelinin 1992 yılına dayandığını anlatan Özışık, Ankara’da arkadaşlarıyla yaptığı bir sohbet sırasında iftar sofrası kurma hayalini dile getirdiğini ve zamanla bunun gerçeğe dönüştüğünü söyledi.
Kazançlarını yine Yozgat’ta değerlendirdiklerini ifade eden Özışık, “Ankara’da bir evimiz, Mersin’de bir dükkânımız var. Onun dışında yatırımımız yok. Kalbimiz de kazancımız da kabrimiz de Yozgat’ta. İnsan mutlu olduğu yerde yaşamalı. İstanbul’a gittiğimde Yozgat’ı özlüyorum. Yozgat hastalığı tedavisi olmayan bir hastalık” sözleriyle memleketine olan bağlılığını yineledi.




