Yozgatlı eğitimci ve yazar Nevzat Özer, insanın kendini tanıma yolculuğunu merkeze alan yeni eseriyle okurlarla buluştu. Felsefi deneme türündeki kitap, 21. yüzyıl insanının yaşadığı içsel çatışmaları ve anlam arayışını derinlemesine inceliyor.

Sokrates’ten İlham Alan Bir Yaşam Muhasebesi

Kitabın temel çıkış noktası, Sokrates’in “Sorgulanmamış bir hayat, yaşanmamış bir hayattır” sözü. Yazar Nevzat Özer, bu düşünceden hareketle okuyucuyu kendi hayatına dışarıdan bakmaya ve şu temel sorularla yüzleşmeye davet ediyor:

“Ben neyim?” “Sen kimsin?” Özer’e göre bu sorular, yalnızca felsefi bir arayış değil, aynı zamanda insanın içsel huzura ulaşmasının anahtarı.

Gürültü Çağında Yalnızlık: Bolluk İçinde Ruh Açlığı

Eserde modern dünya, “Gürültü Çağı” olarak tanımlanıyor. İletişim araçlarının artmasına rağmen insanların daha yalnız, daha güvensiz ve daha kopuk hale geldiği vurgulanıyor.

Yazar, toplumda giderek yaygınlaştığını belirttiği “Teflon Tipi İnsanlar” kavramıyla, başkalarına zarar veren ancak bundan etkilenmeyen kişilik yapılarına dikkat çekiyor. Bu sosyal yapı içinde güven duygusunun zedelendiği, bireylerin ise yalnızlık ve iletişimsizlik girdabına sürüklendiği ifade ediliyor.

İstanbul’da Yozgatlılar’ın toplantısından sıcak görüntüler
İstanbul’da Yozgatlılar’ın toplantısından sıcak görüntüler
İçeriği Görüntüle

Hız Çağı ve Psikolojik Yorgunluk

Nevzat Özer, 21. yüzyılı aynı zamanda bir “kaygı çağı” olarak tanımlıyor. Sürekli hızlanan yaşam temposunun, insanın doğayla ve kendi iç ritmiyle bağını kopardığını savunuyor.

“Yaşamın gaz pedalına sürekli basan insan” metaforuyla anlatılan bu durumun; depresyon, anksiyete ve psikosomatik rahatsızlıklar gibi sorunları beraberinde getirdiği belirtiliyor. Kitapta, yavaşlamanın ve farkındalığın ruh sağlığı için hayati önem taşıdığı vurgulanıyor.

Başarı, Kıskançlık ve Görünmeyen Yorgunluk

Kitapta ele alınan bir diğer önemli başlık ise başarı algısı. Özer, özellikle tevazunun öne çıktığı toplumlarda başarının çoğu zaman takdir yerine kıskançlıkla karşılandığına dikkat çekiyor.

Bu durumun bireylerde değersizlik hissi, yalnızlık ve duygusal tükenmişlik oluşturduğunu belirten yazar, ilişkilerde samimiyet ve empati eksikliğinin modern insanın en büyük yaralarından biri haline geldiğini ifade ediyor.

“Kalp Çağı” Çağrısı

“Zamanın İçinden Geçerken Yaşamı Sorgulamak”, yalnızca sorunları tespit etmekle kalmıyor; aynı zamanda bir farkındalık çağrısı yapıyor. Nevzat Özer, insanlığın önceliklerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini savunarak yeni bir “kalp çağı” başlatılması gerektiğini dile getiriyor.

Bu çağrının merkezinde ise daha fazla empati, daha derin insan ilişkileri ve daha bilinçli bir yaşam anlayışı yer alıyor.

Modern İnsana Felsefi Bir Rehber

Nevzat Özer’in eseri; psikoloji, felsefe ve toplumsal gözlemleri bir araya getirerek okura hem düşünsel hem de duygusal bir yolculuk sunuyor. Kitap, modern çağın karmaşası içinde kaybolduğunu hissedenlere, kendi iç sesini yeniden duyabilmesi için bir rehber olmayı hedefliyor.

Muhabir: Haber Merkezi