İstanbul’da yaşayan on binlerce Yozgatlıyı tek çatı altında buluşturan Federasyon Başkanı Mustafa Fakı, memleket hasretini ve Yozgatlı olmanın kültürel kodlarını paylaştı. 10 yaşında ayrıldığı Yozgat’a olan özleminin her geçen gün arttığını ifade eden Fakı, özellikle gurbetçilerin yüreğine dokunacak önemli tavsiyelerde bulundu.
Yozgatlılar için 66 rakamının sadece bir trafik kodu olmadığını, derin bir aidiyet sembolü olduğunu belirten Mustafa Fakı, gurbet yolculuklarındaki o özel anı şu sözlerle anlattı:
"Kader yolumuzu gurbete düşürdü, bir geldik bir daha dönemedik. Ancak İstanbul’dan Yozgat’a giderken yolda 66 plakalı bir araç gördüğümüzde, sanki anamızı, babamızı görmüş gibi oluyoruz. Bu sadece bir plaka değil, memleketin kokusu, insanın samimiyetidir."
Ramazan Gelenekleri ve "Gilik" Özlemi
Yozgat’ın zengin mutfak ve sosyal kültürüne değinen Fakı, çocukluğundaki Ramazan aylarını unutamadığını dile getirdi. Rahmetli annesinin yaptığı "gilik"lerin kokusunun hala burnunda tüttüğünü belirten Fakı, "Dışarıda ezan dinlemenin huzuru, o eski komşuluklar ve paylaşılan sofralar bizim mayamızı oluşturuyor. Yozgatlı belki dışarıdan sert bakışlı görünür ama o sert yüzün altında ağlayanla ağlayan, dertliyle dertlenen yumuşacık bir kalp vardır" dedi.

"İkinci Baharınızı Memleketinizde Yaşayın"
Yozgat’tan büyükşehirlere yapılan göçün artık tersine dönmesi gerektiğini savunan Mustafa Fakı, gurbetteki hemşehrilerine üç kritik çağrıda bulundu:
1. Yatırımı Toprağınıza Yapın: Eğer ikinci bir ev yapma düşünceniz varsa, bunu mutlaka doğduğunuz, köklerinizin olduğu topraklara yapın.
2. Sıla-i Rahim’i İhmal Etmeyin: Yılda en az birkaç kez memlekete giderek ecdadın mezarını ziyaret edin, bağları diri tutun.
3. Yaşlılık Dönemi Planı: Gençlik yıllarını gurbette rızık peşinde geçirenler, ömürlerinin "ikinci baharını" Yozgat’ın huzurlu atmosferinde yaşamalı.
"Manevi Huzurun Adresi Yozgat"
Yozgatlıların vatanına, bayrağına ve devletine olan sarsılmaz bağlılığını vurgulayan Fakı, memleketle olan bağın bir insan için enerji kaynağı olduğunu ifade etti. "Dünyanın en zengin insanı olsam yine Amerika’da yaşayamazdım" diyen Fakı, gerçek huzurun ancak insanın doğduğu topraklarda bulunabileceğini belirterek konuşmasını tamamladı.





