Yozgat’ın en geniş orman varlıklarından birine sahip Akdağmadeni ilçesinde bulunan Nalbant Yaylaları, yaz aylarında bölge halkının ikinci yaşam alanı haline geliyor. Sarıçam ormanlarıyla çevrili yüksek rakımlı yaylalar, hem serin iklimi hem de verimli otlaklarıyla besiciler için önemli bir üretim merkezi oluşturuyor.

Yukarı Çulhalı köyü sakinleri, her yıl haziran ayının başında hayvanlarını da yanlarına alarak yaylalara göç ediyor. Eylül ayına kadar süren bu süreçte vatandaşlar, tamamen hayvancılığa dayalı bir yaşam sürüyor.

Afet Farkındalığında Uluslararası İş Birliği: Yozgat’ta You FuTuRe Projesi Eğitimleri Tamamlandı
Afet Farkındalığında Uluslararası İş Birliği: Yozgat’ta You FuTuRe Projesi Eğitimleri Tamamlandı
İçeriği Görüntüle

Yozgat’ta Yaylada Hayat Başladı (1)

Dedelerden Miras Kalan Yaylacılık Geleneği

Bölgede yaşayan besiciler, yüzyıllardır süregelen yaylacılık kültürünü yaşatmaya devam ediyor. Köylüler, hem geçimlerini sağlamak hem de kışlık ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla süt, peynir, tereyağı ve bal üretimi yapıyor.

Yaylacılık geleneğini sürdüren vatandaşlardan Nizam Öcal, bu kültürün nesilden nesile aktarıldığını belirterek şunları ifade ediyor:

“Dedelerimizin bize bıraktığı töreleri devam ettiriyoruz. Geçimimiz hayvancılık üzerine. Peynirimiz, tereyağımız, sütümüz var. Bunlarla hem geçimimizi sağlıyoruz hem de kültürümüzü yaşatıyoruz.”

Yozgat’ta Yaylada Hayat Başladı (6)

“Üç Ay Yaylada Zorlu Ama Üretken Yaşam”

Yayla sezonunun başlamasıyla birlikte aileler topluca yaylalara çıkarken, günlük yaşam oldukça yoğun bir tempoda geçiyor. Sabahın erken saatlerinde başlayan mesai, akşam geç saatlere kadar sürüyor.

Mehmet Turgut ise yayladaki yaşamı şu sözlerle anlatıyor:

“Burası Nalbant Yaylaları. Haziran başında geliyoruz, yaklaşık üç ay kalıyoruz. Hayvanlarımızı getiriyoruz, süt sağımı yapıyoruz, peynir ve tereyağı üretiyoruz. Ürünlerimizi Akdağmadeni pazarında satıyoruz. Ulaşım ve telefon konusunda bazı sıkıntılarımız var ama yine de bu yaşamı sürdürüyoruz.”

Yozgat’ta Yaylada Hayat Başladı (4)

Günlük Hayat: “Biraz Rahat, Biraz Çile”

Şirinyayla bölgesinde yaşayan Kemal İbiş, yayla yaşamının hem zorlu hem de doğal bir düzen içinde geçtiğini ifade ediyor. 11 hanenin bulunduğu bölgede yaklaşık 300’den fazla hayvan bulunuyor.

Günlük rutin sabah 05.00’te başlıyor. Hayvanlar sağılmak üzere ahırlardan çıkarılıyor, süt üretimi yapılıyor ve gün boyunca otlatma devam ediyor. Akşam saatlerinde ise hayvanlar tekrar toplanarak ikinci sağım gerçekleştiriliyor.

Kemal İbiş, yayla hayatını şu sözlerle özetliyor: “Biraz rahat, biraz çile. Ama hayat böyle geçip gidiyor.”

Yozgat’ta Yaylada Hayat Başladı (3)

Kültür Nesilden Nesile Aktarılıyor

Nalbant Yaylaları’nda yaklaşık 60 hane yaz boyunca yaşamını sürdürüyor. Aileler sadece hayvancılıkla değil, aynı zamanda geleneksel üretim yöntemlerini koruyarak bölgesel kültürün devamlılığını sağlıyor.

Çocuklar da küçük yaşlardan itibaren bu yaşama dahil edilerek hem üretim sürecini öğreniyor hem de yaylacılık kültürünü geleceğe taşıyor.

Yukarı Çulhalı köyü sakinlerinin her yıl tekrarladığı yayla göçü, sadece ekonomik bir faaliyet değil aynı zamanda kültürel bir miras olarak da önem taşıyor. Yüksek rakımlı Nalbant Yaylaları, hem doğal üretim alanı hem de köklü bir yaşam geleneğinin merkezi olmaya devam ediyor.

Muhabir: İhlas Haber Ajansı