Ancak çırak yetişmemesi ve gençlerin mesleğe ilgi göstermemesi nedeniyle ata mesleği yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor.

El Emeği Göz Nuru: Yozgat’ta Kırgız Kadınları Kültürlerini Halıya Dokuyor
El Emeği Göz Nuru: Yozgat’ta Kırgız Kadınları Kültürlerini Halıya Dokuyor
İçeriği Görüntüle

Orta Asya’dan Anadolu’ya Uzanan Kültürel Miras

Yozgat’ın Yenifakılı ilçesinde yaşayan Kırgız Türkleri için deri işlemeciliği yalnızca bir zanaat değil, aynı zamanda kimliğin ve kültürel mirasın önemli bir yansıması olarak görülüyor.

Göçebe yaşam tarzının bir parçası olan deri ürünler; dayanıklılığı, sıcak tutması ve uzun ömürlü olması nedeniyle yüzyıllardır günlük yaşamda tercih ediliyor. Özellikle mest ve çizme gibi ürünler hem ibadet sırasında hem de zorlu hava şartlarında kullanılıyor.

El emeğiyle üretilen mest, çizme, kemer, kalpak ve kırbaç gibi ürünler, bölgedeki Kırgız topluluğu için büyük anlam taşıyor.

“El Sanatı Burada Yok Olmak Üzere”

70 yaşındaki usta Boncun Işık, mesleği kayınbabasından devraldığını belirterek sanatın geleceğinden endişe duyduğunu dile getirdi.

Kayınbabasının yaşlanmasıyla birlikte mesleği devraldığını ifade eden Işık, şunları söyledi: “Kayınbabam da yaşlandı, bıraktı bu mesleği. Şu anda ben yürütüyorum. El sanatı burada yok olmak üzere. Bizden de çırak çıkmadı. Kimse bu işi yapmak istemiyor. Bu çok sabır isteyen bir iş. Elde dikiyoruz. Mestleri üç dört gün civarında tamamlıyorum. Talep Kırgızlardan oluyor. Kadın, erkek namaz için tercih ediyor, ayağı sıcak tutuyor.”

Usta Işık, özellikle gençlerin sabır gerektiren bu zanaate yönelmemesinin en büyük sorun olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin Dört Bir Yanına Sipariş

Yıllardır deri işleyen bir diğer usta Mehdi Ömer ise siparişlerin Türkiye’nin farklı illerine ulaştığını belirtti. Ömer, 27 yıldır sürdürdüğü mesleğinde el işi çorap, mest, kırbaç, mont, kalpak, çizme ve kemer ürettiğini ifade ederek şunları söyledi: “Yaşım 70, bu mesleği 27 yıldır yapıyorum. Ürünleri 50’ye yakın deri türünden yapıyorum. Kardeşlerim Ulupamir’den siparişler alıyor. İstanbul, Konya, Kayseri’ye gönderiyoruz. Kösele mestler üç buçuk dört günümü alıyor. Üç dört bin liraya satıyorum. Çizmeleri dört, dört buçuk günde yapıyorum. Mehmetçiklerimiz ve komutanlarımız için de üretim yapıyorum. Mont ve kalpakları ise bir ila beş gün arasında tamamlıyorum.”

Çırak Yetişmezse Sanat Kaybolacak

Ustalar, deri işlemeciliğinin büyük sabır ve el emeği gerektirdiğini belirterek çırak yetişmemesi halinde birkaç yıl içinde tamamen yok olabileceğini ifade ediyor.

Kırgız kültüründe önemli bir yere sahip olan deri işlemeciliği, yalnızca bir geçim kaynağı değil; aynı zamanda ata yadigârı bir sanat olarak görülüyor. Yenifakılı’daki ustalar ise tüm zorluklara rağmen üretmeye devam ederek bu kültürel mirası gelecek nesillere aktarmak için mücadele veriyor.

Muhabir: İHA