Şehir Hayatını Bırakıp Köyde Yeni Bir Başlangıç
Kovid-19 salgını döneminde Ankara’daki yaşamlarını sonlandırarak Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Bahadın beldesine yerleşen Gökhan ve Gül Akyol çifti, tarımda kendi başarı hikâyelerini yazdı. İlk olarak domates üretimiyle başlayan çift, daha sonra çilek üretimine yönelerek kısa sürede dikkat çeken bir üretim modeli oluşturdu.
Şehir hayatının yoğun temposundan uzaklaşan çift, köy yaşamının hem ekonomik hem de sosyal anlamda daha sürdürülebilir olduğunu ifade ediyor.
KOP Desteğiyle Gelen Üretim Gücü
Çiftin üretim sürecinde en önemli desteklerden biri KOP (Konya Ovası Projesi) desteği oldu. Bu kapsamda kurulan iki dönümlük çilek bahçesi, kısa sürede verimli bir üretim alanına dönüştü.
Gökhan Akyol, KOP desteğiyle başladıkları süreci şu sözlerle özetliyor:
“İç Anadolu Tarım’ın organik gübre ve ekipman desteğiyle üretime başladık. Şu an tamamen organik şekilde üretim yapıyoruz ve hiçbir kimyasal ilaç kullanmıyoruz.”
Sel Felaketine Rağmen Üretimden Vazgeçmediler
Üretim yolculuğunda zorluklarla da karşılaşan çift, yaşanan sel felaketinde bir bahçelerini kaybetmelerine rağmen üretimi bırakmadı. Tüm olumsuzluklara rağmen yeni alanlarda üretime devam eden Akyol çifti, bugün organik çilekleriyle bölge ekonomisine katkı sağlıyor.
Bu süreç, çiftin yalnızca üretim değil aynı zamanda dayanıklılık açısından da örnek bir model oluşturmasına neden oldu.
“Ankara’da Yaşadığımızı Hissetmiyorduk”
Köy hayatına geçiş sürecini anlatan Gül Akyol, şehir yaşamının yoğunluğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Ankara’da sürekli çalışıyorduk, günün nasıl geçtiğini bile fark etmiyorduk. Buraya gelince doğayı, temiz havayı ve üretmenin mutluluğunu yeniden hissettik.”
Akyol ayrıca, köy yaşamının düşündüklerinin aksine hem daha huzurlu hem de ekonomik olarak daha verimli olduğunu vurguladı.
3 Yılda Ev Sahibi Oldular
Köyde üretime başladıktan sonra ekonomik anlamda önemli bir ilerleme kaydettiklerini belirten çift, kısa sürede kendi evlerini yapacak seviyeye ulaştıklarını ifade ediyor.
Gül Akyol, şehirde 20-30 yılda elde edilebilecek kazanımların doğru üretim modeliyle köyde daha kısa sürede mümkün olduğunu belirterek, kırsal üretimin potansiyeline dikkat çekti.
Bölge Çiftçilerine Örnek Oldular
Bahadın beldesinde çoğunlukla buğday ve arpa üretimi yapılırken, Akyol çiftinin çilek üretimine yönelmesi bölgede farklı ürün denemeleri açısından da örnek oluşturdu.
Üretimin tamamen organik yapılması ve verim alınması, diğer üreticilerin de alternatif tarımsal ürünlere yönelmesine katkı sağladı.
Köyde Üretim, Huzur ve Kazanç Bir Arada
Akyol çifti, köy yaşamının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda yaşam kalitesi açısından da önemli avantajlar sunduğunu ifade ediyor. Kuş sesleriyle uyanmak, doğayla iç içe yaşamak ve üretim yapmak çiftin yeni hayat düzeninin temelini oluşturuyor.
Yozgat’ta Organik Tarımın Yükselen Modeli
KOP destekli çilek üretimiyle dikkat çeken Akyol çifti, Yozgat’ta organik tarımın gelişmesi açısından önemli bir örnek haline geldi. Üretim modeli, hem kırsal kalkınmaya katkı sağlıyor hem de genç çiftçilere yeni bir yol haritası sunuyor.
Yetkililer, bu tür projelerin artmasıyla birlikte bölgenin tarımsal potansiyelinin daha da güçleneceğini belirtiyor.





