Yozgat’ta kurumları doğru anlamak

Abone Ol

Valilik, Belediye, Üniversite, Muhtarlar, STK’lar…
Diye sıralanıp giden kamu kurum ve kuruluşları ile sivil yapılanmalar.
Hangi birini doğru anlıyor, doğru görüyor, doğru yaklaşıyor, tam koordinasyon sağlıyoruz.
Yeri geldiğinde itiraf etmekten çekinmediğim bir vali gerçeği vardır gazeteci kimliğimde.
Mesleğe başladığım yıllarda şehre bir vali gelecek, tüm dertler bitecek minvalinden bakıyor, siyaset üstü bir misyon yüklüyordum. O misyon siyaset üstü bir yetki de yüklüyordu şehrin valisine.
Zamanla gördüm ki, ben gibi siyaset de şehrin valilik makamını doğru görmüyor, tam anlamıyor.
Ve belediyeler.
Hizmetten ziyade iş, aş makamı olarak görür, devletin en yakın birimi olarak başkanlara evvela iş umudu ile gideriz.
O belediye iş de bulacak, aş da bulacak, yol da yapacak, ağaç da dikecektir.
Üniversite, öğrencisi bol, ihalesi gani, binaları gösterişli olacak, olmasına da bir de fabrika kuracak kurumdur.
Muhtar, işte o makamı da tanımıyoruz. Çok fazla misyon yüklemeyiz, ağırlama, uğurlama makamı olarak görür, yağlısı yağsızı sofrası gösterişli olmalıdır.
STK’lar, başta esnaf yapılanmaları olmak üzere yenilsin içilsin tarzından, eşler dostlar kredi avantajları ile gönüllensin babından bilinir, görünür.
Hülasa bizler Yozgat’ta kurumları, şehrin ana arterlerini, atar damarlarını, aksiyon mekanizmalarını doğru tanımıyor, doğru yaklaşamıyoruz.
Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ, dün kenevir üzerine yürütülen çalışmalarla ilgili bir basın açıklaması düzenlendi.
Karadağ, ihtisaslaşan bir üniversitenin temelindeki etken olan kenevire dair son gelişmeleri kamuoyu ile paylaştı.
Bu gün baktığımızda artan öğrencisinin yanı sıra özgül ağırlığı; gerçekleştirdiği bilimsel çalışmalar, ilme, bilme, sanayie ve ekonomiye ışık tutacak projelerle oluşacak bir kurum yapılanmasıdır.
Yani siz özgül ağırlığı kurumsal, akademik ve bilimsel projelerle ortaya koyduğunuzda öğrenci sayısı da kendiliğinden artar.
Ticarete de benzetiyorum bu durumu. Para kazanmak bir hedeftir lakin, paraya giden yolda pazar, kaliteli üretim, müşteri memnuniyeti, yenilikçi fikirler, farkındalık temelinden bir ticari vizyondur asıl olan.
Bunlar önceliğiniz olur ise para da peşinden koşar adım gelecektir.
Belediyelerimiz de keza öylesine.
Bizler belediyeyi kar eden, vatandaştan aldığı vergiyi, su, otopark gibi ücretleri artırmak, hizmet yerine kasayı doldurmakla meşgul olursa.
Veya tersten düşünelim, vatandaşa verdiği hizmetin karşılığını, kar-zarar denkleminde düşünürse ortaya hizmet yerine hezimet çıkar vatandaş adına.
Kurumları tanımadan hareket etmek, kurumları tanımadan misyon yüklemek, eleştirmek, yorum yapmak, ortaya bir bakış açısını sunmak maalesef günümüz Yozgat’ın da koordinasyon eksikliği doğuruyor.
Vatandaş kurumları bir şekilde doğru anlamıyor olabilir, ama siyaset ve onunla birlikte çalışması gereken kurumlar yanlış anlıyor ise işte problem orada başlıyor.
Ki, Yozgat da bu yanlış anlaşılmanın yaşandığı şehirlerden bir tanesi.