Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı Yardımcısı, devlet adamı kimliğiyle tanınan Fuat Oktay, memleket hasretiyle stratejik derinliği birleştirdiği özel bir yayında Tarık Yılmaz’ın konuğu oldu. Yaklaşık üç saat süren ve her cümlesi birer kalkınma manifestosu niteliği taşıyan bu söyleşi, sadece bir siyasetçinin anılarını değil, bir devlet aklının "yerelden küresele" uzanan dönüşüm reçetesini sundu.

Fuat Oktay’ın konuşmasının temel eksenini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde başlatılan "Yerlilik ve Millilik" hamlesi oluşturdu. Oktay’a göre bu hamle, sadece İHA/SİHA üretmek ya da yerli otomobil Togg’u yollara çıkarmak değil; bir milletin kendi özgüvenini yeniden kazanma hikayesidir.

Fuat Oktay Program (2)

Oryantalizmden Özgüvene Geçiş

Oktay, Türkiye’nin geçmişte "kendi değerlerine yabancılaşmış bir aydın kesimi" tarafından prangalandığını savundu. Selçuklu ve Osmanlı mirasını reddeden değil, aksine bu köklü geçmişten güç alan yeni bir Türkiye profilinin çizildiğini belirtti. Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasını, sadece bir mabedin kapılarının açılması olarak değil, bağımsızlık iradesinin ve özgüvenin en yüksek perdeden ilanı olarak niteledi.

Savunma Sanayii: Bağımsızlığın Sigortası

Oktay, dış politikada masada güçlü olmanın yolunun sahada güçlü olmaktan geçtiğini hatırlattı. Türkiye’nin bugün dış yardımlara muhtaç olmadan kendi mühimmatını, gemisini ve uçağını yapabiliyor olmasının, genç nesillerde "Biz de yapabiliriz" inancını yeşerttiğini söyledi. Bu durumun teknolojik bir başarıdan ziyade, bir neslin makus talihini yenmesi olduğunu vurguladı.

"Ekonomi Bir Cephedir"

Haberin ve söyleşinin en can alıcı noktalarından biri, Oktay’ın doğup büyüdüğü topraklara, Yozgat’a dair yaptığı özeleştiri ve çözüm önerileriydi. Oktay, "Yozgat vatan sevgisinin kalesidir" diyerek başladığı konuşmasında, vatan sevgisinin bugün artık üretimle ölçülmesi gerektiğini belirtti.

Geleneksel kalkınma anlayışını yıkan Oktay, Yozgatlılara seslenerek; "Eğer bir köyde yumurta, süt ve sebze dışarıdan alınıyorsa orada gerçek bir vatanseverlikten bahsedilemez" dedi. Ekonomiyi bir cephe olarak tanımlayan Oktay, her bireyin, her ailenin ve her mahallenin üretim sürecine dahil olması gerektiğini savundu.

Fuat Oktay Program (1)

Çorum ve Kayseri Modeli: Yozgat Neden Geride Kalıyor?

Komşu illerle yapılan kıyaslamalar dikkat çekiciydi. Çorum’un sanayideki atılımını, Kayseri’nin ticari zekasını örnek gösteren Oktay, Yozgat’ın artık "devlet bize baksın, Ankara ödenek göndersin" anlayışını terk etmesi gerektiğini söyledi. Yozgat’ın kendi göbeğini kendisinin kesmesi gerektiğini belirten Oktay, yerel müteşebbislerin elini taşın altına koyması gerektiğini vurguladı.

Oktay, devletin imkanlarıyla inşa edilen yapıların atıl kalmasına dair sert uyarılarda bulundu. Özellikle Yozgat’ta kurulan bilim merkezlerinin ve teknolojik altyapıların yeterince efektif kullanılmamasını bir "vebal" olarak tanımladı.

Yozgat’ın Yeni Ekonomik Aksları

Metinde detaylandırılan sanayi bölgeleri, Yozgat’ın önümüzdeki 10 yılını şekillendirecek stratejik rotayı çiziyor. Marmara Bölgesi’ndeki sanayi yükünün deprem riski ve yoğunluk nedeniyle İç Anadolu’ya kaydırılması sürecinde Yozgat’ın altın bir fırsat yakaladığı belirtiliyor.

Bu hattın sanayileşmenin lokomotifi olacağını ifade eden Oktay, tarıma dayalı sanayiden makine üretimine kadar geniş bir yelpazede bu bölgenin bir üretim üssü haline getirileceğini müjdeledi.

Lojistik avantajların kullanılacağı bu bölge, Ankara ve Kayseri arasındaki köprü göreviyle stratejik bir öneme sahip. Yerköy’ün hızlı tren ve yük taşımacılığındaki konumu, bölgeyi ticaretin kalbi yapacak.

Turizmde "Yozgat Ezberi" Bozuluyor

Oktay, "Yozgat’ta turizm mi olur?" diyenlerin aksine, şehrin termal kaynaklarının, yaylalarının ve gastronomi kültürünün dünyaya pazarlanması gerektiğini söyledi. Termal turizmin sağlık turizmiyle birleştirilerek Avrupa’dan turist çekebilecek bir kapasiteye sahip olduğu vurgulandı.

Ankara Milletvekili kimliğiyle kentin makro projelerine değinen Oktay, Ankara’yı sadece memur şehri olmaktan çıkarıp, bir dış ticaret ve sanayi devine dönüştürecek hamleleri anlattı.

"Denizi Ankara’ya Getiriyoruz: Kuru Liman"

Söyleşinin en büyük müjdelerinden biri olan Kuru Liman Projesi, Ankara’nın denizlere erişimi olmasa da liman hizmetlerini şehre taşıyacak devrim niteliğinde bir adım.

· Mersin, Samsun ve Filyos Entegrasyonu: Bu üç büyük limanla demir yolu üzerinden doğrudan bağlanacak bir lojistik merkez.

· Hızlı Gümrükleme: İhracatçıların tırları sınırlarda beklemeyecek, tüm gümrükleme işlemleri Ankara’daki bu merkezde yapılacak.

Yozgat Bozok Üniversitesi’nde Bayramlaşma Heyecanı: Rektör Yaşar’dan Birlik ve Beraberlik Mesajı
Yozgat Bozok Üniversitesi’nde Bayramlaşma Heyecanı: Rektör Yaşar’dan Birlik ve Beraberlik Mesajı
İçeriği Görüntüle

· Maliyet Avantajı: Lojistik maliyetlerin düşmesiyle Ankara sanayisi küresel pazarda 10 kat daha rekabetçi hale gelecek.

Kültür, Sanat ve Dijital Dönüşüm

Ankara’nın sanatçı potansiyelini İstanbul’a kaptırmaması gerektiğini savunan Oktay, yapay zeka ve dijital sistemlerin desteklediği bir sanat ekosistemi kuracaklarını belirtti. Türkiye’nin dizi ihracatındaki başarısının Ankara’nın teknik ve sanatsal altyapısıyla birleşmesi hedefleniyor.

Oktay, konuşmasını "birlik ve beraberlik" mesajıyla sonlandırırken, bu birliğin sadece siyasi değil, ekonomik bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

Somali, Sudan ve Libya Örnekleri

Küresel siyaseti yakından takip eden bir isim olarak Oktay, parçalanan ülkelerin nasıl zayıfladığını Somali ve Libya örnekleriyle anlattı. Türkiye’nin bekasının, yereldeki birliğe bağlı olduğunu söyledi.

Ankara’daki Yozgatlıların tek bir çatı altında toplanmasının büyük bir güç doğurduğunu belirten Oktay, "Ankara'daki Yozgatlı iş insanı güçlenirse, Yozgat’taki fabrika güçlenir; Yozgat’taki fabrika güçlenirse Türkiye şaha kalkar. Bu bir kelebek etkisidir" dedi.