Ovakent Beldesi ile Eskiömerler Mahallesi sınırında, “Demirli” mevkiinde bulunan tarihi taş çeşme, yıllara meydan okuyan yapısıyla dikkat çekiyor. Bölgeden geçenler için yalnızca bir su kaynağı değil, aynı zamanda kültürel bir hafıza niteliği taşıyor.

Taş Üzerine Kazınmış Bir Gurbet Hikâyesi
Çeşmenin üzerinde yer alan kitabe, 10 Mayıs 1973 tarihinde Halil Usta tarafından işlenmiş. Metnin Yunus Emre’ye ait olduğu belirtilen dizeleri, Anadolu insanının gurbet, sabır ve hayat anlayışını derin bir dille yansıtıyor.
Kitabede yer alan ifadeler, taşın yalnızca bir yapı değil; aynı zamanda bir yaşam felsefesi taşıdığını gösteriyor.

Yunus Emre’nin İzinde Bir Hayat Dersi
Çeşme üzerindeki mısralar, dürüstlüğün ve emekle kazanmanın önemini vurgularken, eğriliğin karşısında yokluğu ve açlığı simgeliyor. Bu yönüyle kitabe, sadece bir edebi metin değil, aynı zamanda ahlaki bir öğüt niteliği taşıyor.
Mimari Yapısıyla Dikkat Çekiyor
Geniş yalaklı ve çok gözlü kemerli yapısıyla inşa edilen çeşme, geçmişte bölgedeki hayvan sürülerinin su ihtiyacını karşılamak amacıyla kullanıldı. Taş işçiliği ve dayanıklılığıyla dikkat çeken yapı, hâlen ayakta kalmayı başarıyor.
Ancak çevresinde görülen bakımsızlık ve kirlilik, kültürel mirasların korunması gerektiğini bir kez daha gündeme getiriyor.

Bozkırın Sessiz Mirası
Demirli Mevkii’nden geçenler için bu tarihi çeşme, sadece susuzluğu gideren bir durak değil; aynı zamanda geçmişten bugüne uzanan bir hayat tecrübesinin taşlaşmış hali olarak varlığını sürdürüyor.





