Yozgat’ın korkulu rüyası ile mücadele için yetişiyorlar: tam 51 bin tane!
Tarım ve Orman Bakanlığı, kene ve kahverengi kokarca ile biyolojik mücadele kapsamında 2025 yılı içinde 39 bin 250 keklik ve 11 bin 750 sülün olmak üzere toplam 51 bin kanatlı yaban hayvanının doğaya salınacağını açıkladı.
Tarım ve Orman Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü aracılığıyla yaban hayatını desteklemek ve ekolojik dengeyi güçlendirmek amacıyla önemli bir projeyi hayata geçiriyor. Bu kapsamda 2025 yılı içinde toplam 51 bin keklik ve sülün doğayla buluşturulacak.
Projeyle birlikte hem doğal yaşam desteklenecek hem de tarım alanlarına zarar veren kene ve kahverengi kokarca gibi türlerle biyolojik mücadele sağlanacak.
39 Bin Keklik ve 11 Bin 750 Sülün Doğaya Bırakılacak
Bakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre bu yıl: 39 bin 250 keklik, 11 bin 750 sülün olmak üzere toplam 51 bin kanatlı yaban hayvanı farklı bölgelerde doğaya salınacak. Son 10 yılda ise yaklaşık 750 bin keklik ve 250 bin sülün olmak üzere 1 milyon kanatlı yaban hayvanının doğaya kazandırıldığı bildirildi.
DKMP tarafından yapılan planlamaya göre bu yıl 62 ilde 156 farklı alanda salım gerçekleştirilecek. Keklik ve sülünlerin bırakılacağı alanlar, habitat uygunluğu, su ve besin kaynakları, yırtıcı baskısı ve insan etkisi gibi kriterlere göre titizlikle seçildi.
Ayrıca salım yapılan bölgelerin 3 yıl boyunca ava kapalı olacağı açıklandı.
Biyolojik Mücadelede Doğal Yöntem
Keklik ve sülünlerin doğaya salınması, yalnızca yaban hayatını desteklemekle kalmıyor; aynı zamanda tarım zararlılarıyla biyolojik mücadelede de önemli rol oynuyor. Özellikle kekliklerin kene popülasyonunu azaltmada etkili olduğu belirtilirken, sülünlerin ise kahverengi kokarca ile mücadelede katkı sağladığı ifade ediliyor.
Kekliklerin salım öncesinde kene tutulumuna karşı özel işlemlerden geçirildiği de açıklandı.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yapılan çalışmaların temel amacının yaban hayatını korumak, ekolojik dengeyi güçlendirmek ve doğal kaynakları sürdürülebilir bir anlayışla gelecek nesillere aktarmak olduğunu vurguladı.
Kaynak:AA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.