15 yaşındaki Yozgat Bozok Üniversitesi’nin tohumlarını 25 yıl önce attılar: Üniversiteyi Çok İstediler
Yer: Yozgat, tarih: 1996 yılını gösteriyor. Yaşadıkların şehre Yozgat’a en önemli kazanımın ‘Müstakil Üniversite’ olacağı bilinciyle hareket etmeye karar veren 6 isim: Zafer Özışık, Okan Eryaşar, Yaşar Güder, Metin Eroğlu, Cafer Karatepe, Suat Derinçay. Ve o dönem ortaya konulan bu iradeye sahip çıkan isimsiz kahramanlar. Bu gün 15’inci yaş gününü kutlayan bir üniversitenin temelleri o tarihlerde atıldı.
Yozgat Çamlık Gazetesi, şehrin en önemli kazanımlarından bir tanesi olan, göz bebeğimiz, geleceğimizin en önemli mihenk taşı olan Yozgat Bozok Üniversitesi’nin, Kayseri Erciyes Üniversitesi’ne bağlı bir yüksek okul, fakülte olmaktan kurtulmasını sağlayan iradenin temellerini atan isimlerle o günün şartlarında yapılan çalışmaları, kampanyaları, mücadeleyi konuştu. O günün canlı tanıkları ile yaşananları dinlerken 2006 yılında iradeyi resmi olarak taçlandıranları da unutmadık.

ÜNİVERSİTEMİZİ İSTİYORUZ
Zafer Özışık, Okan Eryaşar, Yaşar Güder, Metin Eroğlu, Cafer Karatepe, Suat Derinçay… O günün şartlarında Yozgat’ın ekonomik, sosyal, eğitim, sağlık ve daha pek çok alanda gelişiminin müstakil bir üniversite ile sağlanacağına inanan isimler. O gün ‘Üniversitemizi İstiyoruz’ talebini dağa, taşa, alışveriş poşetlerine, otomobil üstlerine ve gönüllere yazan bu isimlerle 15 yaşındaki Yozgat Bozok Üniversitesi’ne uzanan yolculuğu konuştuk. Merhum Metin Eroğlu ve Cafer Karatepe’yi rahmetle yad ederken, o gün üniversitede derslere katılan, maddi desteklerle temellerin atılmasını sağlayan Erdoğan Akdağ’ı, dönemin Emniyet Müdürü Oktay Uygur’u unutmadık. İsimlerini zikredemediklerimiz de saygı ile yad ettik.
ZAFER ÖZIŞIK: “NE YAPABİLİRİZ DİYE DÜŞÜNDÜK VE…”
Hayırsever iş insanı Zafer Özışık. Az gelişmiş bir olan Yozgat’a ne yapabiliriz noktasında bir irade ortaya koymak, şehre kazanım sağlamak adına müstakil üniversite söylemi etrafında bir araya geldiklerini söyledi.
Özışık o günleri şöyle anlattı: “Yozgat’ın gelişmemiş bir il olduğunu herkes biliyordu. Biz de şehrimize ne yapabiliriz diye düşündük. Nihayetinde bu şehirde ticaret yapıyoruz. Yozgat’tan da gitmeyi hiçbir zaman düşünmediğim için Yozgat’a ne yapalım diye düşünürken üniversiteyi harekete geçirdik. Geçmişte Kars ve Erzincan’da kurulacak üniversitenin biri Yozgat için planlanmıştı ama kurulmadı. Oralara bizim gücümüz yetmedi. Yozgat’ta ‘müstakil üniversitemizi istiyoruz’ diye bir kampanya başlattık. Burada bir mütevelli heyeti vardı. Rahmetli Metin Eroğlu, ben, Yaşar Güder, Cafer Karatepe, Okan Eryaşar birde Antalya’ya giden Suat Derinçay arkadaşımız ile 6 kişiydik. Biz arkadaşlarımızla birlikte Yozgat’ta Erdoğan Akdağ sevgi seli konvoyu yaptık. Ama ne hikmettir elimizde o zaman belge, fotoğraf yoktu. O dönem bir video çektirip Erdoğan Bey’e gönderdik.
Beni üzen O Kadar Maddi Manevi Mücadele Verdik Bir Yetkili Çıkıp ta Kuru Bir Teşekkür Bile Etmedi. Biz alışveriş poşetlerimizin üzerine üniversitemizi istiyoruz yazdırdık. Kamyonlarımıza müstakil üniversitemizi istiyoruz diye yazdırdık. Hiç unutmam Elmadağı’nda trafik polisleri çevirdi. Arabayı ben kullanıyorum. ‘Bunu yazıyı neden yazdırdınız’ dedi polis. Bunun izni olacak dedi. Bende bizim patron yazdırdı dedim. Patronuna selam söyle bu suç dedi. Öyle bir hatıramız vardı.
Bir mücadele verdik. Yozgat halkı da bizi bu konuda destekledi. Konvoylar yaptık. Alanda kamyonetin üzerinde megafonla birlikte miting yaptık. Burada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bilhassa Erdoğan Bey’e. Kuruluş aşamasında Erdoğan Bey orada binalar yaptı, üniversiteye ismi verilseydi daha mı iyi olurdu. Tabi oralar tartışılır. Şimdi 14 bin öğrenci varsa 30 bin olurdu. Burada Yozgat için kim ne yaptıysa emeği geçen herkese, siyasilere, Yozgat halkı adına teşekkür ediyoruz. Yozgat için kim ne yapıyorsa Allah razı olsun. Bizim için siyasi görüşü, dini, dili, ırkı hiç önemli değil. Her Yozgatlı’nın Yozgat için yapacağı mutlaka bir şey vardır. Biz herkese teşekkür ediyoruz. İnşallah bu pandemi süreci de biter yolumuza devam ederiz.
Yozgat’a girişte müstakil üniversitemizi istiyoruz ‘good By’ diye. Bu aşağıdaki Altınsoy otomotiv sahibinin oğlu geldi. Bunun O su tek mi çift mi yanlış dedi. Bizde onu değiştirdik. Onu tekrar düzelttirdik. Yozgat girişinde sağ tarafta müstakil üniversitemizi istiyoruz Yozgat halkı diye yazıyordu.
Cemil Beye adalet bakanı olduğunda hayırlı olsun ziyaretine gitmiştik. Gittiğimizde dedi ki üniversiteyi istiyorsunuz ama Ankara Üniversitesi mezununu Hukuk Fakültesini bitirenin mübaşir kadar bilgisi yok dedi. Bende biz üniversiteyi isteriz, bu işe şehrimize maddi kazancı yönünden bakarız dedim. Sende haklısın. Üniversiteler o dönem Kırıkkale’yi, Erzincan’ı uçurdu. Daha çok değer katıyordu. Fakat bizim buraya sonra kuruldu. Ak Parti döneminde kuruldu. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun. İnşallah daha iyi yerlere gider. Yozgat halkı olarak üniversitedeki öğretim görevlilerine, öğrencilere iyi davranalım. Onlar şehrimizin birer elçileri. Öğrenci olmayınca Yozgat terk edilmiş bir şehir gibi. Öğrenci olmayınca cadde ve sokakları görüyorsunuz. Aynı terk edilmiş şehir gibi. Onları para makinası değil de şehrimizin birer elçileri. Burada kaldıkları sürece 4-5 sene şehrimizi iyi tanıtsınlar. Dışarıdaki imajı daha iyi yerlere gitsin. Üniversitesiz Yozgat’ı düşünemiyoruz.”

AMA BİZ MÜSTAKİL ÜNİVERSİTE İSTİYORDUK
İş insanı Yaşar Güder…
“Yozgat’ta bir üniversitemiz vardı. Kayseri’ye bağlı Erciyes Üniversitesi. Ama biz müstakil üniversitemizi istedik. Fakültelerin olmasını istedik. Yozgat’a bir ufuk açılmasını istedik. Bizler okuyamadık ama çocuklarımız okusun. Yozgat halkının çocukları okusun. Yozgat’a öğrenciler gelsin. Yozgat’ın girişine müstakil üniversitemizi istiyoruz diye 7 kişilik bir ekiple tabela taktık. Tabela takmamızla birlikte bu işe devam etmek zorunda kaldık. O zaman rahmetli Metin Eroğlu, Zafer Özışık, Suat Derinçay, Okan Eryaşar, rahmetli Cafer Karatepe ve ben elimize birer megafon alarak yollara çıktık. Arkamızda Yozgat halkının olduğunu gördük. Cumhuriyet meydanında arkası açık bir tane kamyon ile üzerine çıkıp konuştuk. Bayağı destek buldu. O sırada Sayın Erdoğan Akdağ Bey Yozgat’a gelecekti. Yozgat’a gelirken bir konvoy hazırladık. Hiç unutmuyorum bunu. Benim elimde megafon vardı. Erdoğan Akdağ’ı karşılarken Sivas’a giden bir bakan resmi bir araçla zannetmiş ki kendilerini karşılıyoruz. Biz bakan karşılamıyoruz. Biz Yozgat’a bir şeyler yapan hayırsever iş adamı Erdoğan Akdağ’ı karşılıyoruz dedim. Erdoğan Akdağ Bey ile konuştuk. Gerçekten Yozgat’ta büyük şeyler yaptı. Bilal amcam derseniz hakeza. Yeri geldi Yozgat’a Yimpaş’ın olduğu yere hastane açıldı. Oralara da destek verdik. Böylelikle başladı. Peşinden de sağ olsun bakanlarımız, devlet adamlarımız müstakil üniversitemizi kurdular. Onlara da şükranlarımızı sunuyoruz.
Biz başladığımızda arkamızda kimse yoktu. Bizi eleştiren hiç olmadı. Bazen Yozgat’ın delisi velisi diyebilirler. Ama bizler başladık. Allah’ın izni ile de müstakil üniversitemiz oldu. İnşallah daha büyür ve ilerler. Öğrencilerimiz gelir. Yalnız Yozgat’ı hep bir kıskaca bağlamak doğru değil. Yozgat’ın ufkunu açmak lazım. Biz Sorgun ile birleşmek istiyoruz. Ama bir şehir hiçbir zaman doğuya gitmedi. Hep batıya doğru ilerlemiştir. Benim talebim bundan sonra yapılacak hizmetlerin batı tarafına doğru giderse Yozgat büyür diye düşünüyorum. İnşallah iyi olur.
O zaman bizi birkaç kişi şikayet etmişlerdi. Megafon ellerinde diye. Oktay müdürümle de baba oğul gibiydik. Üniversitemizi istiyoruz deyince sizin yanınızdayım dedi. Sağ olsun o da yanımızda bulundu. Uzaktan takip etti. Bizi önce siyasi olarak gördü. Sonra baktı ki hiçbir siyasi niyet yok. Ailecek destek verdi. O zaman emniyet camiasından, Yozgat halkından herkesten destek aldık.
Eski birliktelik daha iyiydi. Şimdiki birliktelik yok. Beraberlik yok. İnsanlar birbirinden uzaklaşıyor. Son hastalıktan sonra arkadaş arkadaşlıktan uzaklaşıyor. Anne baba oğlundan uzaklaşıyor. Bir kopukluk var. İnşallah düzelir diyoruz.

ÜNİVERSİTEMİZİ İSTİYORUZ KOMİTESİ KURDUK
Yozgat esnaflarından Okan Eryaşar:
“O dönemde esnafların şehirde hareketlenmesi manasında arkadaş arası sohbetlerde sürekli bir şehrin canlanması manasında kriterler yapıyorduk. O zamanlarda Erciyes Üniversitesine bağlı yüksekokullarımız vardı. Bizim niye bağımsız bir üniversitemiz olmasın diye 7 kişilik bir komite kurduk. Üniversitemizi istiyoruz komitesiydi.
İlk etapta Albay lakaplı Zafer Özışık ağabeyimiz Gimat araçlarının üzerine üniversitemizi istiyoruz amblemleri ile başladık. Sonra bu işi biraz daha ilerletelim diye o zamanki cemiyet başkanımız İlhami bakıcı öncülüğünde şoförler odasını hareketlendirdik. Halk ile beraber bir araba konvoyu düzenledik. Hiç unutamam 7 kişilik komite ile Cumhuriyet Meydanında eski bir kamyon üzerinde megafonla büyük bir kalabalığa hitap ettik. Konvoyumuz ucu bucağı gözükmeyen büyük bir konvoydu. Bu yaptığımız faaliyetin üzerine hatta o dönemin bakanlarından Lütfullah Kayalar biraz sitem ile beraber bizleri topladı. Kendisinin de bu iş ile çok alakalı olduğunu ve zaten üniversitenin de her an olma şekline geldiğini izah etti bize. O da bize oradan can suyu oldu. Bununla beraber hayır olan üniversite fikrini atmış olduk o dönemlerde.
96 yıllardan itibaren şimdiki adıyla Bozok Üniversitesi Yozgat’ın gururu haline geldi. Rektörümüzden de biraz daha böyle sosyal alanlarının gelen öğretim görevlilerinin daha ihtiyaçlarının görüleceği şekle gelmesi için biraz daha gayretlerinin olmasını, yeşillendirilmesinin, sosyal alanlarının, ulaşımda biraz daha takviyelenmesini arzu ediyoruz. Çünkü şunu anladık ki, şehrin olmazsa olmazı üniversite olduğunu. Pandemi döneminde de bu öğrencinin ne kadar esnafa katkı sağladığını gördük. Bizim için bu çok önemli bir olay. Bozok Üniversitesini kutluyorum. Daha iyi yerlere geleceğini de düşünüyorum ve inanıyorum. Daha yan bölümlerin de açılmasını diş fakültesi gibi, aklımıza gelmeyen iz bırakacak bölümlerinde açılmasını istiyoruz. İnşallah bu hızlı tren ile beraber de öğretim görevlilerine caziplik sağlayacağını, ulaşımında hızlı trenle beraber büyük fayda sağlayacağına ve üniversitenin önünün tutulamayacağı şekle geleceğine inanıyorum. Hedefimizde 50-100 bin olmasıdır.
O gün emeği geçenlere teşekkür ediyorum, bu gün bu iradeye sahip çıkan Bilal Şahin’den de Allah razı olsun.”

NEDEN KENDİ ÜNİVERSİTEMİZ OLMASIN
İş İnsanı Suat Derinçay:
“7 kişi bizim kendimizdeki camiadaki arkadaşlarımızdı. Hep işadamlarıydı. Ben iş adamıydım. Şuanda yaşlandık ama 7 kişi bir araya gelip dedik ki, üniversitemizde bir tane rektörümüz vardı. Bana geldi dedi ki, Suat Bey sizi bana yönlendirdiler. Bizim kimya laboratuvarımız var. Buraya mermer tezgahlar, kütüphanemize kitaplık yapılacak. Bunları kime yaptırırız dedi. Bütçemiz, paramız yok dedi. Bunu ben üslenip ben yaptırayım dedim. Kimya laboratuvarının komple mermer tezgahlarını yaptırdım. Okulun kütüphanelerini hediye, bağış olarak yaptırdım.
Ondan sonra arkadaşlara dedim ki, ‘Biz Yozgat çocuğuyuz, niye bizim kendi üniversitemiz olmasın. Kayseri’ye niye bağlı kalalım’ dedim. ‘Gelin Erciyes Üniversitesi değil de Bozok Üniversitesi yapalım, kendi üniversitemizi yapalım’ dedim. Ben o zaman çimento bayisiydim. O zaman Erdoğan Akdağ Bey ile de görüştüm. O da olur verdi. Ondan sonra biz kampanya yaptık. Belki bin 500 araçlık bir kampanya yaptık. Kanal D’de benim dayımın oğlu vardı kameraman. O geldi. O zamanki Kanal D’ye bile yansıdı. Böyle bir oluşum içerisine girdik ve yaptık. Çok mutlu oluyorum Bozok Üniversitesini görünce.
Ben 20 yıldır Antalya’da yaşıyorum. Ama Yozgat deyince burnumda tütüyor. O da ayrı bir olay. Yozgat’ı çok seviyorum. Yozgat için yapmamız gereken ne varsa her şeyi yapmaya hazırım.
Birde şu var. Benim en çok kızdığım olay Yozgat’ta 20 senedir bakanımız, milletvekilimiz var. Her hükümet döneminde bir tane bakanımız olmuştur. İstediği hiç bir şeyi alamadı. Ona üzülüyorum. Bizim Yozgat’ımız layık değil miydi 53 fabrikaya, 3-5 tane çok lüks oteli olmaya, binlerce iş istihdamı yaratmaya. Onları çok özledik. Çok yardımlar yaptık. Çok mücadeleler verdik. Yozgat7ımızı çok seviyoruz.”

EMNİYET MÜDÜRÜ OKTAY UYGUR
O dönemin Emniyet Müdürü Oktay Uygur:
“Hatırladığım kadarıyla gerçekten Yozgat üniversitesini çok istiyordu. Özellikle STK’larımız ve Yaşar kardeşimiz ve onların bazı ekipleri gerçekten seslerini duyurabilmek için Yozgat Bozok Üniversitesini istiyoruz dediler. Bizde elimizden geldiği kadarıyla yanlarında durmaya çalıştık. Destek vermeye çalıştık emniyet camiası olarak. Heyecanlı günlerdi. Neticede buna ulaşıldı. Mutlu olduk. Yozgat’ımıza hayırlı uğurlu olsun. Ama isteklerini canı gönülden isteyerek yukarıya duyurdular arkadaşlarımız.
Emekli olduktan sonra Muğla Fethiye ilçesindeyim. Daha önce 2 emniyet müdürlüğü görevi yaptım. Burada yaşamıma devam etmekteyim. Yozgat’ın örf, adet ve gelenekleri bende Anadolu çocuğuyum aynı görmüştüm. İnanın yazılı olan kanunlardan önce yazılı olmayan örf, adet ve geleneklerini önde tutan bir toplumla iç içe 3 sene geçirdim. Mutluydum. Çalıştık ve çalışmaya gayret ettim. Yozgatlıları hep yanımda gördüm. Hiç engelleyenlere rastlamadım. Mesleğimde 40 sene geçmiş. Bir 40 senesi de en üstlerde yer alan bir Yozgat vardır. Fethiye de çalışıyorum. Arkadaşlarımızın yolları düşerse her zaman mutlu olurum ve beklerim. Tüm Yozgatlılarımıza saygılarımı ve selamlarımı iletiyorum.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.